Doğal sit alanı olan Karaalioğlu Parkı’nda izinsiz inşaat!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’nın simgelerinden Karaalioğlu Parkı’nda tepki çeken çirkin inşaatların izinsiz olduğu ortaya çıktı. Büyükşehir Belediyesi’nin çocuklara ve gençlere çevre eğitimi verdiği merkezin de yer aldığı doğal sit alanı parkın ortasındaki izinsiz inşaatlar kaldırılacak…

Antalya’nın simge mekânlarından biri olan Karaalioğlu Parkı’nda Büyükşehir Belediyesi bünyesinde sürdürülen çalışmalar kapsamında izinsiz inşaat yapıldığı ortaya çıktı. 1. Derece doğal sit alanı olan Karaalioğlu Parkı’ndaki çay bahçelerinin bulunduğu alanda yapılan izinsiz inşaatlar kent halkının tepkisini çekmişti. Antalya Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun 6 Ocak tarihinde aldığı kararda izinsiz uygulamaların kaldırılması ve yapılan işlemlerle ilgili Komisyona bilgi verilmesi istendi. Ancak komisyon kararının üzerinden 10 gün geçmesine rağmen izinsiz uygulamaların kaldırılmadığı görüldü. Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise alanda yürütülen çalışmaların Komisyon izni kapsamında olduğunu ancak belediye şirketlerinden ANSET’in park içerisinde kiraladığı bir alanda işletmeci tarafından izinsiz inşaat yapıldığını belirtti. Belediye yetkilileri, bugün itibari ile izinsiz inşaatların yıkılacağını da sözlerine ekledi.

Erken Cumhuriyet döneminde inşa edilen ve zamanla kentin simge alanlarından biri olan Antalya’daki Karaalioğlu Parkı’nda bir süre önce inşaat çalışmaları dikkat çekmeye başladı. Çay bahçelerinin bulunduğu bölgede briket ve betonla duvarlar örülürken, tarihi değerinin yanında 1. Derece doğal sit alanı olarak da koruma altına alınan parkın dokusunun bozulması vatandaşların tepkisini çekmeye başladı.

KORUMA BÖLGE KOMİSYONU 6 OCAK’TA YIKIM KARARI ALDI

Konuyla ilgili yapılan başvuru üzerine durumu değerlendiren Antalya Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu, 06. 01. 2023 tarihinde aldığı 802 sayılı kararda, 1. Derece doğal sit alanı olan Karaalioğlu Parkı’ndaki izinsiz uygulamaların kaldırılması istenerek şöyle denildi: “Gençlik Mahallesi 1/65 nolu parselin kuzeyindeki alanda yapılan izinsiz uygulamalarla ilgili olarak 2863 sayılı kanunun 9 maddesi ve 16. maddesi ile diğer ilgili hükümleri doğrultusunda ilgili belediyesince izinsiz uygulamaların kaldırılmasına ve yapılan işlemler ile ilgili Komisyonumuza bilgi verilmesine karar verilmiştir.”

BÜYÜKŞEHİR YETKİLİLERİ İZİNSİZ İNŞAATLARIN YIKILACAĞINI SÖYLEDİ

Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileri ise alanda yürütülen çalışmaların Komisyon izni kapsamında olduğunu ancak belediye şirketlerinden ANSET’in park içerisinde kiraladığı bir alanda işletmeci tarafından izinsiz inşaat yapıldığını belirtti. Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, bugün (17 Ocak 2023) itibari ile izinsiz inşaatların Zabıta ekiplerince yıkılacağını da sözlerine ekledi. Edinilen bilgiye göre yıkım işlemlerinin 2-3 gün sürebileceği belirtilirken izinsiz inşa edilen alandan yüz kamyondan fazla hafriyat çıkabileceği tahmin ediliyor.

DÜNYA SAVAŞIRKEN CUMHURİYET PARKLAR İNŞA ETTİ

Antalya kent belleğinin de önemli bir parçası olan Karaalioğlu Parkı, 2. Dünya Savaşının sürdüğü 1940’lı yıllarda inşa edilmişti. Antalya Falezlerinin üzerindeki seyir teraslarını da barındıran parkın bulunduğu 68 bin 991 metrekarelik alan, barındırdığı doğal miras nedeniyle 30 Nisan 1991 tarihinde 1. Derece doğal sit alanı ilan edildi. Parkın kapsadığı alan içerisinde Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin eski hizmet binası ile belediyeye ait çeşitli yapılar da yer alıyor.

Karaalioğlu parkı tarihi kent dokusunun uzantısı olarak cumhuriyet dönemini yansıtan bir peyzaj uygulaması

MİLLET BAHÇESİNE DİKİLEN AĞAÇLAR BİRER BİRER DEVRİLDİ

Yapılan uygulamaya ilişkin görüşlerini dile getiren bir kent sakini, Karalioğlu Parkı’nın son yıllarda yaşadığı süreci şöyle özetliyor: “Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından yeşil alana dönüştürülmek üzere yıkılan eski stadyum alanı, 2018 yılında Kent Müzesi ve Karaalioğlu Parkı ile birlikte ‘Millet Bahçesi’ haline getirileceği ilan edilmişti. Üzerinden beş yıl geçti. Eski stadyum alanına dikilen hiçbir ağaç tutmadı, doğal bir park oluşturulamadı. Bu yetmezmiş ki gibi Cumhuriyetin Kuruluş Yıllarından beri Antalyalıların gözbebeği olan Karaalioğlu Parkı’nda ağaçlar betonlar arasına sıkıştırılarak, doğal bitki örtüsü yerini nargilecilerin, kafelerin beton ve halıfleks kaplı zeminlerine dönüştü. Doğal bir kent ormanı olan Karaalioğlu Parkı’ndaki ağaçların değerini anlamak için bugün yenisi oluşturulmak istenirken eski stadyum alanında devrilen ağaçlara bakmak yeterli. Tutmayınca tutmuyor. Bundan ders çıkararak mevcut olanı korumak için neden güçlü toplumsal reflekslere ihtiyacımızın olduğunu anlamalıyız. Kent içi sellerin sıklıkla yaşandığı Antalya’da ağaçların toprak oluşumuna katkıda bulunduğunu, toprak verimliliğini ve geçirgenliğini arttırdığını, rüzgarları sakinleştirip toprakları stabilize ederek, erozyonu önlediğini iyi anlamak gerekir.

PARKIN İÇİNDE BELEDİYENİN ÇEVRE EĞİTİMİ VERDİĞİ MERKEZ DE VAR

Karaalioğlu Parkı, Antalyalıların bir araya gelmesi, yerel manevi ve kültürel değerlerin korunması ve toplum kültürünün oluşması açısından son derece önemli tarihi mekânları barındırmakta, Kaleiçi’ne bağlantısıyla da Antalya’nın en önemli doğal ve tarihi açık hava müzesi niteliğindedir. Karaalioğlu Parkı ayrıca çevre eğitimi programları için ideal bir ortamdır. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin geçen yıl açılan “Çevre Eğitimi ve İnovasyon Merkezi’de parkın ortasında yer almaktadır. Merkezin düzenlediği eğitim programlarına bakıldığında, ne yazık ki henüz bulunduğu parkın değerini anlamak ve anlatmaktan çok uzak ve hatta parkın mevcut durumunu bile korumaktan aciz oldukları anlaşılabilir.”

 

 

2661940cookie-checkDoğal sit alanı olan Karaalioğlu Parkı’nda izinsiz inşaat!
Önceki haberTürkiye-Suriye görüşmelerinde masada hangi seçenekler var?
Sonraki haberAkbelen Ormanı – İkizköy Savunması kritik günlerden geçiyor
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.