“Doğu boğazına kadar kaçakçılığa gömülü”

Yazara göre, “Türkiye’nin İran’la uzun sınırı boyunca sıralı köylerde yoksulluk, işsizlik ve gümrük uygulamalarının cezalandırıcı niteliği, kaçakçılığı hayatın bir parçası haline getirmiş durumda. Halılardan araba parçalarına, uyuşturudan insan kaçakçılığına, yasadışı ticaret iyiden iyiye gelişiyor.”

Yazarın konuştuğu bir halı satıcısı, “Kaçak sınır ticareti olmasaydı, tüm bu bölge kuruyup giderdi” diye yazdı. Satıcı Eylül ayında üç kez Tebriz’e gitmiş ve kaçakçılara geri getirmeleri için halı başına 10 dolar ödemiş.

Strauss, “Sınır ticaretinin, sadece yerel ekonomiyi değil, PKK militanlarıyla, onlarca yıldır süren çatışmaları da beslediğini yazıyor ve “Van ile çevresinde güvenlik güçlerine yönelik saldırılar nadiren görülüyor. Ancak yöre halkı, ABD ve AB’nin terör örgütü listesinde yer alan PKK’nın, mali kaynaklarını, kısmen, bu kaçakçıları haraca kesmekten sağladığını söylüyor” diye yazdı.

Yazara göre burası, Türk hükümetinin, İran’la 2008’de 10 milyar dolar hacmindeki yasal ticareti, beş yıl sonra üçe katlama hedefine ulaşmasından en fazla fayda sağlayacak olan bölge.

Ankara, İran’a yönelik Birleşmiş Milletler yaptırımlarına bağlı kalsa da, ilke olarak karşı ve Avrupa Birliği ile Amerika’nın tek taraflı ilan edeceği önlemleri benimsemeyecek.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.