DUBAİ’DEN… İklimlendirilmiş hayatlar…

Geçenlerde Dubai’nin bize göre semt olarak nitelendirilebilecek Deira isimli bölgesinde City Centre Alış Veriş Merkezinde sevgili pazarlama araştırmacısı arkadaşlarım Hande ve Kaan ile birlikte Costa Cafe’nin çeşitli tatlarda kahvelerini denemek ve Türkiye ile ilgili özlemlerimizi paylaşmak, sohbet etmek için bir araya geldik. 

Deira şu dünyaca ünlü Palm Evlerini’nin –hani David Beckham Ailesininde orada ev sahibi olduğu, denizin ortasında yapılan palmiye şeklindeki ada – en büyüğünün yer aldığı Dubai’nin nispeten elit yerlerinden birisidir. Burası hali vakti yerinde göçmenlerin yaşadığı, Dubai’nin tam orta noktasında yer almaktadır. Yani hangi öne giderseniz gidin yolunuz bir şekilde, içinden kenarından Deira’dan geçecektir.

Neyse, coğrafya derslerini bir yana bırakarak konumuza devam edelim.

Türk Vatandaşları için Bilgi Dubai Grup bünyesinde düzenlediğimiz Mantı gününün üzerinden birkaç gün geçmişti. Bolu Mengen’den transfer Türk Aşçılar Birliği üyesi Mehmet ve Yusuf Ustaların o muhteşem yemeklerinin kritiğini, biraz gecenin dedikodusunu yapmak ve daha çok akşam sıkıntılarımızı biraz olsun hafifletmek için güzel bir fırsat yarattık. Bu sırada özlemlerimizi, anılarımızı projelerimizi paylaştık…

Virgin Music Shop içerisinde yer alan mekânda otururken ve çevremden geçen ulusal kıyafetlerini giymiş Hindistan asıllı göçmenler, İngiliz, Amerikan ve Avrupa’nın diğer ülkelerinden gelmiş insanlar ve ayıca artık bir statü sembolü haline gelen o beyaz elbiselerini giymiş Arap Erkekleri ile siyahlara bürünmüş Arap Kızları… Hepsi aynı kapalı alan içerisinde vakitlerini geçirmek, alış veriş yapmak, arkadaşları ile buluşmak vb nedenler ile bir araya gelmişler. Kahvelerimizi yudumlarken bu görüntü birden dikkatimi çekti ve Türkiye’de nispeten açık hava mekânlarına sahip olduğumuz için çok şanslı olduğumuzu ama oralardan uzakta olduğumuz için bir o kadar üzüldüğümüzü hissettim…

Dubai herhalde dünyada nüfusa oranla en fazla alışveriş merkezinin yer aldığı bölgelerden birisidir. Bu küçük emirlik içerisinde Ibn Battuta, Mall of Emirates, City Centre, Lamcy Plaza, Wafi Centre, Times Square, Festival City ve daha ismini bile hatırlayamadığım bir sürü alış veriş ve eğlence merkezleri yer almaktadır. Bunun en büyük nedeni son derece sıcak ve nemli olan havanın dışarıda yaşamayı kışın belirli bir dönem haricinde imkânsız hale getirmesidir. İnsanların vakitlerini geçirebilmek, sosyalleşme gereksinimlerini giderebilmek için bu nedenle akın akın alışveriş merkezlerine yönelmektedir. Dünyaca ünlü markaların neredeyse hepsi Dubai alış veriş merkezlerinde yerlerini almış durumdalar ve tüketim çılgınlığının birer üyesi olarak vazifelerini yerine getiriyorlar… Dönem dönem gerçekleştirilen alışveriş festivallerinde yapılan indirimler ile bu tüketim çılgınlığı doruk noktalarına ulaşıyor.

Dikkat çekmek istediğim noktalardan birisi ise bu mekânlarda yer alan sinemaların, cafelerin, eğlence merkezlerinin neredeyse haftanın her günü, günün her saati birilerini konuk ediyor olması. Dubai’nin sloganları arasında yer alan Dünya’nın en yaşanılacak şehirlerinden birisi olma vizyonunu yerine getirme araçlarından birisi olarak alış veriş merkezlerini kullanıyorlar.  İnsanoğlunun toplu olarak yaşamaya başladığı ilk dönemlerden beri yaşamın değişmez unsurlarından birisi olan sosyalleşmenin büyük Dubai projesinde ne kadar önemli bir yer aldığını ve bunu bu sıcak ve nemli havada başarabilmenin en iyi yolunun hayatları iklimlendirmek olduğunu bilen ülke yönetimi alış veriş ve eğlence merkezleri konusunda kesenin ağzını sonunca kadar açıyor…
 
08–16 Haziran tarihlerinde Türkiye’de olacağım. Şimdiden çok ama çok heyecanlı bir durum benim için İstiklal’de yürümek, Boğazda Rakı Balık ve Antalya’da denize girmek kısacası açık havanın tadını çıkarmak.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.