Hollanda’da 29 Ekim’de yapılan erken seçimlerin sonuçları henüz netlik kazanmadı. Ancak ilk dağılım İslam ve göç karşıtı aşırı sağcı Wilders’in kaybettiğine yine de aşırı sağın gücünü koruduğuna işaret ediyor.
Hollanda’da Çarşamba günü yapılan parlamento seçimlerinin ardından yarışı kimin kazandığı hâlâ netlik kazanmış değil. Zira oyların tamamı henüz sayılamadı.
Bunun sebeplerinden biri, ülkenin doğusundaki Venray kentindeki belediye binasında çıkan yangın. Olay üzerine kentte oy sayımı durdurulurken, ayrıca posta yoluyla kullanılan oyların sayımının da en erken önümüzdeki hafta başında tamamlanacağı bildirildi.
Yapılan bu son erken seçim, ülke tarihinin en başabaş yarışlarından birine dönüşürken kesin olmayan resmi sonuçların ne zaman ilan edileceği henüz belirsizliğini koruyor.
Hollanda’nın yeni başbakanı kim olacak?
Henüz oy sayımı devam ederken, liberal sol çizgideki Demokratlar 66 (D66) partisi, İslam ve göç karşıtı sağ popülist Geert Wilders’ın Özgürlük Partisi’nin (PVV) önünde gözüküyor. Oyların yaklaşık yüzde 99’unun sayılmasının ardından 150 sandalyeli mecliste hem D66’nın hem de PVV’nin 26’şar koltuk kazanacağı öngörülüyor.
Ancak devam eden kıl payı yarışı kimin önde bitireceği kurulacak yeni koalisyon hükümeti için çok da belirleyici olmayacak. Nitekim seçim sürecinde bütün partiler, aşırı sağcı Wilders’ınpartisiyle işbirliği yapmayacaklarını ilan etti ve ona karşı pozisyon aldı. Dolayısıyla, bir önceki koalisyon hükümetinden ayrılarak erken seçimi tetikleyen Wilders sandıktan birinci çıksa bile bir sonraki koalisyon hükümetinde yer alması imkânsız görünüyor.
Mevcut durumda hükümeti kurması ve Hollanda’nın yeni başbakanı olması en muhtemel isim, sol liberal D66’nın 38 yaşındaki liste başı adayı Rob Jetten olarak görülüyor.
Jetten’in partisi bir önceki seçimlere göre en büyük kazanan oldu ve sandalye sayısını 9’dan 26’ya çıkarmayı başardı. Avrupa yanlısı bir parti olan D66, iddialı bir iklim politikasını savunuyor. Ancak partinin tüm pozisyonları klasik sol çizgide değil. Örneğin, artan savunma masraflarını dengelemek için sosyal politikalar ve sağlık alanında tasarrufa gitmeyi hedefliyorlar.
Genç ve dinamik bir isim olarak görülen Jetten, seçmene karanlık bir tablo çizen Wilders’a göre kampanya döneminde pozitif bir yaklaşım izleyerek ilgi uyandırdı. Eğer yeni hükümeti kurmakta başarılı olursa ülke tarihinin en genç lideri olacak.
Wilders’ten daha radikal parti oylarını katladı
İslam ve göç karşıtı aşırı sağcı Geert Wilders’ın partisi iki yıl önceki seçimlere kıyasla belirgin şekilde oy kaybetti. O dönem 37 koltuk kazanan PVV’nin şimdi 26 vekilde kalması bekleniyor.
Ancak bu, Hollandalı seçmenlerin genel olarak radikal sağ partilerden uzaklaştığı anlamına gelmiyor. Wilders’ten daha radikal olarak değerlendirilen Demokrasi Forumu partisi, koltuk sayısını yediye çıkararak başarısını geçen seçimlere göre iki kattan fazla artırdı. Sağ popülist JA21 partisi de vekil sayısını birden dokuza yükseltti.
Son tahminlere göre, Ankara doğumlu Dilan Yeşilgöz’ün sağ liberal çizgideki partisi VVD 22 sandalyenin sahibi olacak. GroenLinks-PvdA ittifakı ise 20 vekille temsil edilecek. Sosyal demokrat ve çevreci bir ittifak olan GroenLinks-PvdA’nın lideri Frans Timmermans, oy oranlarının beklentilerin altında kalmasının ardından seçim gecesi istifa ettiğini açıklamıştı. Parlamentoya girmesi beklenen 15 partiden biri olan Hristiyan Demokratlar (CDA) ise 18 sandalye elde ediyor.
Hollanda’daki erken seçimler, ülke tarihinin en sağcı koalisyon hükümetinin Haziran ayında çökmesi üzerine yapıldı. Bir önceki seçimlerin ardından, dört partili koalisyonun kurulabilmesi için Wilders, en çok oyu kendi partisi aldığı halde başbakanlık iddiasından vazgeçmişti. DW
Bu habere emoji ile tepki ver


