Ekvator’daki darbe girişiminin içyüzü

Eva Golinger Venezueladaki günlük Correo deOrinoco gazetesi İngilizce editörü, özellikle ABD destekli dış yardımlar ( USAID , NED ve NDI ) ve bunların yarattığı karışıklıkları ortaya çıkarmasıyla tanınıyor. Bu alanda 3 tane kitabı yayınlandı ve ikisi İngilizceye de çevrilerek basıldı. Mesut Akın Eva Golinger ile Ekvador’daki 30 Eylül darbesinden 5 gün sonra Caracas’ta görüştü. Darbeyle ilgili iki yazı kaleme alan Golinger Akın’ın sorularını şöyle yanıtladı:

– İsterseniz en son gelişmelerle başlayalım sohbete . Ekvadorda neler oluyor açıklar mısınız ?
– 30 Eylül de bir grup polis cumhurbaşkanının maaş düzenlemeleriyle ilgili kararını protesto gerekçesiyle gösteriye başladı . Cumhurbaşkanı Rafael Correa Durumu yatıştırmak amacıyla başkent Quito’daki 1. nolu polis karakoluna gitti. Aslında Correa zamanında maaşları iki kat artan polisler terfilerin 4 yıldan 7 yıla çıkması ve her terfide kendilerine verilen ikramiyelerin kesilmesini gerekçe göstererek işi Cumhurbaşkanına saldırmaya kadar vardırdılar. Tekme, yumrukla birlikte ve göz yaşartıcı bomba saldırısına maruz kalan Başkanın güvenlik görevlileri onu yakınlarda bulunan askeri hastaneye kaldırdılar. Correa zaten o anda daha önce bacağından küçük bir ameliyat geçirdiği için bastonla yürüyebiliyordu. Hızını alamayan polisler Correa’nın sığındığı hastaneyi kuşattılar. Onun uzun bir süre hastaneden çıkmasını engellediler . Bu arada polislerin gösterisinin kendiliğinden başlamadığı daha önceden hazırlık yapıldığı anlaşılıyordu. Polislerin Correaya saldırdığı sırada Hava kuvvetlerinden bir grup askerin başkent Quitodaki havalanına giriş çıkışları da denetim altına alması, aynı anda muhalefetten 20-30 kişilik bir grubun Devlet resmi Tv binasını basıp zorlaya içeriye girmeleri, başkan Correa’ya karşı daha önceden planlanmış bir girişim olduğu izlenimi veriyordu. Correa bu arada ulaşabildiği herkese beni öldürebilirler ama teslim alamazlar mesajını veriyordu cep telefonundan. Aynı sözleri polislerle konuşurken de tekrarlamıştı . Bu arada telefonda konuştuğu kişilerden biri de Venezuela başkanı Hugo Chavez’di. Correa’nın Ekvadorda meşru hükümeti savunmak için halkı gösteriye davet etmesi ve Dışişleri Bakanın Cumhurbaşkanlığı sarayından yaptığı halka açık konuşmada da bu çağrının tekrarlanması darbenin seyrini değiştiren önemli bir etmen oldu. O zamana kadar hala hangi gücün nerede ve ne yaptığı belirsizdi. Bir grup Latin Amerika ülkesi acil UNASUR toplantısı için hemen Arjantinin başkenti Buenos Aires de bir araya geldi. Burada yapılan ortak destek çağrısı, Venezuela başkanı Chavez’in destek mesajı ve İspanyanın da Correa’dan yana çıkması gidişatın rengini değiştiren bir başka etmen oldu. ABD’nin ilk açıklaması, ‘olayları yakından takip ediyoruz’ ifadesi meşru devlet başkanına destek olmak değil örtülü bir darbe desteği olarak görüldü. Aslında buna örtülü demek de doğru değil. Seçilmiş halkın üçte ikisinin desteğini alan bir başkanın bir avuç polis ve askerce görevinden uazaklaştırma va hatta onu öldürme girşimini ‘yakından izliyoruz demek doğrudan darbecilere arkanızdayız anlamında bir mesaj diye okunmalı. ABD bu tutumunu Correa özel kuvvetler tarafından kurtulup ordunun büyük çoğunluğunun Correa’ya arka çıkmasının netleşmesindne sonra değiştirdi. Dışişleri Bakanı Clinton Correa’ya destekten söz etmeye başladığında darbe tehlikesi kalmamıştı.

– Peki halkın tepkisi nasıl oldu ?
– Halk cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanının çağrısına uyarak sokağa döküldü. Ne var ki Pachakutik gibi solcu örgütler darbe olurken Correa’yı istifaya davet ederek darbecilere destek verdiler. Aynı sırada halkın tepkisiyle yönetimden uzaklaştırılan eski başkan Amerikancı Lucio Gutierrez de aynı CNN Brezilya’dan Correa’yı istifaya çağırarak darbecilerin arkasında olduğunu ortaya koydu. Ekvadordak en büyük yerli hareketinin bağlı bulunduğu CONAİ adlı konfederasyon da Pachakutikciler kadar olmasa da hayırhah bir çizgi benimsediler. Correanın halka karşı demokratik davranmadığını suların ve madenlerin satışında yerlilere söz hakkı vermediğini ifade ederek bir yandna Correa’yı kınıyor bir yandan da darbecilere katılmadıklarını belirtiyorlardı. Ülke nüfusunun büyük çoğunluğunu yerlilerin oluşturduğu bir ülke için bu başından Correa’ya destek olabilecek bir ciddi tabanın darbecilere karşı çıkmak yerine beklemeyi seçmesi ve Correa’nın taban desteğinin zayıf olması anlamına geliyordu. Ancak tüm bu olumsuzlıklara rağmen kara kuvvetlerine bağlı özel birliklerin ve bir grup özel polis gücünün müdahelesi Correa’ya yönelik darbenin seyrinde önemli bir rol oynadı. 11 saat süren süreçte 10 kişi yaşamını yitirirken 200’ü aşkın kişi de yaralandı .

– Neden darbe şu anda gerçekleştirilmeye çalışıldı sizce?

– Aslında Correa’ya karşı böyle bir çalışmanın epey önce başladığı anlaşılıyor. Başkanın polisin ayağına kadar gitmesi darbeyi tezgahlayanlar için bir fırsat anlamına geldi ve o anda düğmeye basıldı . Ama evdeki hesap çarşıya uymadı. Ertesi gün 3 Amerikan Okulunda ( Escuela de Los Americas- ABD ‘nin Latin Amerikadaki karşıdevrimci asker kadrosunun yetiştirildiği okul) yetiştirilmiş subayın tutuklanması bu işin boyutları ve izinin bulunmasını kolaylaştırıyor. Ayrıca Correa kısa bir süre önce Amerikanın Latin Amerikadaki en büyük askeri üsüs La manta’yı yeniden kullanmasını sağlayacak anlaşmayı reddetmesi de önemli bir tutumdu . Burada 500 Amerikalı asker görev başındaydı . Moldovyada kadife devrim yapılırken ABD elçisi olan kişiyle darbe olurken Quito’da büyükelçinin de aynı kişi olması da şaşırtıcı olmamalı. Darbeye katılan polislerin başını çekenler narkotik ve diğer operasyonlarda Amerika istihbaratıyla yakın dirsek temasında bulunanlardan oluşması da darbenin tahlili açısından ele alınması gereken bir başka olgu. Rafael Correa 11 saatte darbeyi önledi ama bundan sonra Ekvadorda neler olabileceği ayrı bir değerlendirme konusu .

– Peki Venezuela’daki seçimler hakkında ne düşünüyorsunuz ?
– Sonuç itibariyle Çavez seçimi bir kez daha kazandı ama seçim öncesi sıkıntılarda Çavez’in daha başarılı olmasını engelledi. Çok büyük bir kurak dönemin yaşanması bunun sonucu seçimden önceki 6 aylık dönemde elektrikte büyük kesintilerin olması, onbinlerce ton miktarında gıda maddesinin depolarda çürütülmüş halde bulunması, hükümet içi bürokratik uygulamalar,tek tek önemli konumlarda bulunan görevlilerin hataları da eklenince Çavez alması gereken oyların bir kısmını açık desteğe dönüştüremedi .

– Peki eski Bolivarcı hareketin ortaklarından Bu vatan herkes için PPT partisinin ayrı bir liste halinde girmesinin Çaveze ne gibi zararı oldu?

– Bunun zararı açık olarak görülmedi. Hatta Çavez onların pek umutlu oldu Lara ilinde oylarını artırdı. PPT herhangi bir varlık gösteremedi . Bence PPT’nin bu tutumu yanlıştı .Çavez ile birlikte olması lazımdı.

– Komünist Partisinin sizce nasıl bir rolü oldu ?
– PCV 67 yıllık parti. Seçime katılan partilerin en eskisi. Oturmuş bir liderlikleri var . Ayrıca Çavez ile birliktelikleri onların gücünü de artırıyor .

________________

Eva Golinger’a göre USAID, NED ve NDI adlı Amerikan kurumlarından yardım alan Ekvador örgütleri şunlar :
-Pachakutik,
– Yerli Halklar Konfederasyonu ( CONAIE) En güçlü yerli grubu ve Correaya karşı özellikle yerli haklarını yeterince savunmadığı içim ciddi eleştirilerde bulunuyorlar .,
– Vatandaş katılımı ve Adalet yanlıları ( Participacion Ciudadana ve Pro-justicia,
-CODENPE, Ekvator Yerli Yatırımcılar Birliği ve Qelkaj Birliği üyeleri ve içlerindeki bazı gruplar.

Kaynak. Eva Golinger’a ait blog ve çeşitli yazıları .
Not : Eva Golinger’ın CONAIE ve Pachakutik örgütlerinin ABD’den mali destek aldığı iddiası kaynak gösterilmeksizin bu tür iddialarda bulunmanın sol içinde olumsuzluklara yol açabileceği üzerine eleştiriler yapıldığını da belirtelim. Rafael Correa giderek artan bir halkçılık çizgisi ortaya koymakla birlikte pratik uygulamalarında neoliberalizmin etkileri görülen bir çizgi izliyor. Son seçimlerde %55 oyla kazanmasına rağmen halkla bağları yeni yeni güçleniyor ve uluslararası tekellere karşı da daha radikal bir çizgi izlemesi bekleniyor. Aslında buradaki tereddüt ABD’nin ALBA ülkeleri içinde Honduras’tan sonra niye Ekvador da böyle bir girişime girdiğinin de yansıması olarak değerlendirilebilir.Aynı taktik devam ediyor. Yardım kururluşlarıyla palazlanmış’ demokrasi hareketleri’, narkotrafik suçlamaları, diktatöryal uygulamalar eleştirisi ve düşükyoğunluklu darbeler’. İşte ABD’nin Latin Amerikadaki çizdiği tablo.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.