Elektrik üretiminde HES’lerin payı azaldı, fosil yakıtlarınki arttı

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – 2021’de kuraklığın etkilediği HES’lerdeki elektrik üretiminin payı yüzde 25’ten yüzde 17’ye düştü, kömür ve doğalgaz gibi fosil yakıtlara dayalı üretimin payı ise yüzde 64’ü geçti.

Elektrik faturalarının kamuoyunun en önemli tartıma konularından biri haline geldiği Türkiye’de elektrik üretiminde iklim krizine neden olan fosil yakıtların payı 2021’de artarak yüzde 64’ü geçti. Geçen yıl yaşanan kuraklık, hidroelektrik kaynaklı elektrik üretimini ise10 puana yakın oranda geriletti, doğalgazın payı da aynı oranda arttı. Elektrik üretimindeki 2021 yılı verilerini değerlendiren Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Gürbüz, Türkiye’nin güneş ve rüzgardan ürettiği elektrik miktarının artmasının olumlu olduğunu ancak “net sıfır emisyon” gibi iddialı hedeflere ulaşmak için başta kömür olmak üzere fosil yakıtların elektrik üretiminden büyük ölçüde çıkarılması gerektiğini söyledi. Gürbüz, “İthal kömürdeki gerilemede artan kömür fiyatlarının etkisi olduğu tahmin ediliyor. Doğalgazdaki artış ise endişe verici. Türkiye’nin rüzgar ve güneş potansiyeli çok yüksek ancak yenilenebilir enerji kaynakları birbirlerini destekleyecek şekilde sisteme entegre edilmeli. Yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle ihtiyacın karşılanması için günlük politikalara değil uzun vadeli plan ve hedeflere ihtiyacımız var” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin brüt elektrik üretiminde 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 8 oranında artış yaşandı. TEİAŞ’ın verilerine göre geçen yıl üretilen 331 milyar kilovatsaati bulan elektriğin yüzde 32,71’lik kısmı doğalgaz çevrim santrallarından, yüzde 31,43’ü ise kömürlü termik santrallarından sağlandı. Böylece elektrik üretiminde fosil yakıtla (petrol, kömür ve doğalgaz) çalışan santralların payı yüzde 64’ün üzerine çıktı. 2020 yılında bu oranın yüzde 58 olduğu kaydedildi.

KURAKLIK BARAJLARI VURDU, ELEKTRİK ÜRETİMİNDEKİ PAYI DÜŞTÜ

Türkiye’nin neredeyse tüm bölgelerini etkisi altına alan kuraklığın en çok hidroelektrik santralları etkilediği ortaya çıktı. 2020’de Türkiye’nin ürettiği elektriğin yüzde 25’ini karşılayan hidroelektrik santrallar bu yıl üretimin yüzde 17’sine yakınını karşılayabildi.

İTHAL KÖMÜRÜN PAYI DÜŞTÜ

Kömüre dayanıklı elektrik üretimde ise ithal kömürle çalışan santralların payı düşerken, yerli linyit kömürüyle çalışan santralların üretimi arttı. Buna rağmen kömürlü termik santralların elektrik üretimindeki payı 3 puan gerileyerek yüzde 31,4’e geldi.

GÜNEŞ VE RÜZGÂRDAN ELEKTRİK ÜRETİMİNDE ARTIŞ YAŞANDI

Güneş, rüzgâr ve jeotermal enerji kaynaklı elektrik üretimi ise bir yıl öncesine göre yaklaşık 10 milyar kilovatsaat artarak toplam üretimde yüzde 16,6’lık paya ulaştı. Hidroelektrik dâhil yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı ise 2020’deki yüzde 40 seviyesinden yüzde 33’e geriledi.

GÜRBÜZ: ‘GÜNLÜK DEĞİL, UZUN VADELİ PLANLARA İHTİYACIMIZ VAR’

2021 yılı verilerini değerlendiren Ekosfer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Özgür Gürbüz, Türkiye’nin güneş ve rüzgardan ürettiği elektrik miktarının artmasının olumlu olduğunu ancak “net sıfır emisyon” gibi iddialı hedeflere ulaşmak için başta kömür olmak üzere fosil yakıtların elektrik üretiminden büyük ölçüde çıkarılması gerektiğini söyledi. Gürbüz, “İthal kömürdeki gerilemede artan kömür fiyatlarının etkisi olduğu tahmin ediliyor. Doğalgazdaki artış ise endişe verici. Türkiye’nin rüzgar ve güneş potansiyeli çok yüksek ancak yenilenebilir enerji kaynakları birbirlerini destekleyecek şekilde sisteme entegre edilmeli. Yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle ihtiyacın karşılanması için günlük politikalara değil uzun vadeli plan ve hedeflere ihtiyacımız var” dedi.

KÖMÜRE DAYALI ELEKTRİK ÜRETİMİ SIFIR EMİSYON HEDEFİYLE ÇELİŞİYOR

Ekosfer Derneği’nin bir projesi olan www.turkiyedekomur.org sayfasında yer verilen bilgilere göre, Kömüre dayalı elektrik üretimi Türkiye’nin enerji stratejisinin başlıca hedefleri arasında yer alıyor. 2015-2019 arasında, kömüre dayalı enerji üretimi kapasitesi yüzde 50 artış gösterdi. Kömür, karbon yoğunluğu en fazla olan fosil yakıt olarak biliniyor. Ortalama yüzey sıcaklığındaki artışı Paris Anlaşması’nda hedeflenen 1,5°C ile sınırlı tutabilmek için sera gazı emisyonlarının azaltılması, bunun için de kömür kullanımının kademeli azaltılarak durdurulması kritik önem taşıyor. Türkiye’nin karbon yoğun enerji planları, yenilenebilir enerji teknolojilerinin yaygınlaştırılmasını öngören iklim eylemleriyle de çelişiyor. Türkiye, Paris Anlaşması’nı geç de olsa onayladı ve 2053 için net sıfır emisyon hedefi telaffuz edildi ancak bu iki adımı destekleyen eylemler ve ekonominin karbonsuzlaşmasına dair net bir yol haritası henüz belirlenmiş değil.

 

2584800cookie-checkElektrik üretiminde HES’lerin payı azaldı, fosil yakıtlarınki arttı
Önceki haber“KAPİTALİST KIYAMET” Sermaye mi dünya mı?
Sonraki haberDAY-MER 21. Kongresinde mücadeleyi daha da yükseltme kararlılığı
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

13 − 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.