EMEP Genel Başkanı Akdeniz: Libya’da ve Akdeniz’de savaş maceralarına son verin

Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Libya’daki Türkiye askerinin görev süresinin uzatılmak istenmesine dair “Savaşı kışkırtan devletler akan kan ve gözyaşının da sorumlularıdır” dedi.

Libya’daki Türkiye askerinin görev süresinin 18 ay uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi, TBMM Başkanlığına sunuldu. EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz “Savaşı kışkırtan bütün burjuva devletler akan kan ve gözyaşının da sorumlularıdır” dedi.

Libya tezkeresi 2 Ocak 2020’de TBMM Genel Kurulu’nda CHP, İYİ Parti, HDP, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin muhalefetiyle, AKP ve MHP’nin ise oy çokluğuyla kabul edilmişti. Bugün de görev süresinin uzatılmasına dair tezkere Meclise sunuldu.

Konuyla ilgili Evrensel’e konuşan Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, “Akdeniz ve Libya’da emperyalist dalaşmaların tarafı olmanın ne Libya halklarına ne de Türkiye halkına bir yararı vardır” dedi.

“AKAN KAN VE GÖZYAŞINDAN SORUMLULAR”

“Kuzey Afrika ve Akdeniz’de hakimiyet ve pazar alanlarını genişletmek üzere Libya iç savaşını kışkırtan bütün burjuva devletler, iç çatışma kadar akan kan ve gözyaşının da sorumlularıdır” diyen Ercüment Akdeniz, “Bu nedenle partimiz başından beri dış müdahalelerin karşısında olmuş, ‘Libya’nın kaderini Libya halkları tayin etmelidir’ ilkesine sarılarak asker gönderme tezkerelerine karşı çıkmıştır” ifadelerini kullandı.

EMEP Başkanı Ercüment Akdeniz

AKP’nin dış politikasının geçen sürede Libya’ya istikrar getirmediğini ifade eden Akdeniz “Libya’da yıkım ve yangın daha da büyümüş, emperyalist dalaşmalar Akdeniz’e uzanmış, en son Türkiye’ye ait bir gemi Alman savaş gemileri tarafından aranarak yeni bir krizin kapısı aralanmıştır. AKP’nin Suriye, Kafkasya, Akdeniz ve Kuzey Afrika’da uygulamaya koyduğu Neo-Osmanlıcı dış politika, Türkiye’yi bir savaş çemberinin ortasında maceradan maceraya sürüklemektedir” dedi.

“GÖÇÜN YASA DIŞI SAYILMASI KABUL EDİLEMEZ”

Türkiye hükümetinin Libya’ya yönelen kitlesel göçleri “yasa dışı” sayması, kriminalize etmesi ve asker gönderme gerekçelerinden biri olarak öne sürmesinin ise akla ziyan bir tutum olduğunu söyleyen Ercüment Akdeniz, “Bu insani ve vicdani olarak da kabul edilemez. Kaldı ki, Uluslararası Af Örgütünün raporlarına da yansıdığı üzere; Libya Ulusal Ordusu kadar Türkiye’nin desteklediği UMH güçleri de göçmen kaçakçılığı ve fidyecilik suçlarına karışmış bulunmaktadır” ifadelerini kullandı.

“SAVAŞA ONAY VERMEK HALKIN EKMEĞİNİN KÜÇÜLMESİ DEMEK”

“Ekonomik kriz ve pandemi kıskacında koronadan ölmekle açlıktan ölmek arasında tercihe zorlanan işçi ve emekçilerin savaş politikalarından bir çıkarı olması söz konusu değildir” diyen Akdeniz şu ifadeleri kullandı: Savaşa ve tezkerelere verilen her onay 2021 bütçesinde olduğu gibi silah harcamaları olarak geri dönecektir. Bu da halkın ekmeğinin küçülmesi, faturasının emekçilere yıkılması demektir. Sonuç olarak, emperyalistler ve bölge devletleri tarafından kızıştırılan savaş politikalarına karşı partimiz, Akdeniz ve Afrika’da bölge barışını savunmakta, emperyalizme karşı hakları barış ve kardeşliği savunmaya çağırmaktadır. (İstanbul/EVRENSEL – Fotoğraf: Eylem Nazlıer/EVRENSEL)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 − fourteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.