Emine Erdoğan: “Doğa artık bu stresi kaldıramıyor”

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Çevreyle ilgili kişisel deneyimlerini de içeren ‘Dünya Ortak Evimiz’ kitabının tanıtım toplantısında konuşan Emine Erdoğan, “Doğa artık bu stresi kaldıramıyor. Büyük bir dönüşüme ihtiyacımız var” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde hazırlanan ‘Dünya Ortak Evimiz’ kitabının tanıtım toplantısı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleşti. Aralarında çevre aktivisti, gazeteci, sporcu ve sanatçıların yer aldığı 28 yazarın deneyim ve görüşlerinin aktarıldığı kitapta Emine Erdoğan’ın da kişisel çevre hikâyesine yer veriliyor. Kitabın tanıtım toplantısında bir konuşma yapan Emine Erdoğan, iklim değişikliğinin yüzyılın en önemli sorunu olduğuna işaret ederek, “Doğa artık bu stresi kaldıramıyor. Büyük bir dönüşüme ihtiyacımız var ve bunu başarmak, insanların her zamankinden çok dayanışma içinde olmasına bağlı. Raporların bilimsel dilini gündelik yaşama ne yazık ki tercüme edemiyoruz. Çünkü tabiatla olan ilişkimiz pamuk ipliğine bağlı kalacak kadar zayıflamış durumda. Hâlbuki etrafımızda olup bitenleri yani tabiatı okuyabilsek, bizimle doğrudan konuştuğunu anlayacağız” dedi.  

Geçtiğimiz yıl ünlü şeflerin tarifleriyle Türk mutfağına ilişkin bir kitabın yayınlanmasına öncülük eden Emine Erdoğan’ın yeni kitap projesinin tanıtım toplantısı Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde yapıldı. Aralarında çevre aktivisti, gazeteci, sporcu ve sanatçıların yer aldığı 28 yazarın deneyim ve görüşlerinin aktarıldığı kitap, ‘Dünya Ortak Evimiz’ adını taşıyor.

Emine Erdoğan’ın çevre konularıyla ilgili kişisel deneyimlerine de yer verilen tanıtım toplantısına, kitapta yazılarına yer verilen isimlerin yanı sıra Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da katıldı.

EMİNE ERDOĞAN’IN KENDİ ÇEVRE HİKÂYESİ DE KİTAPTA YER ALDI

Kitapta kendi çevre hikâyesini kaleme alan Emine Erdoğan, tanıtımda yaptığı konuşmada, böyle anlamlı bir kitabın meydana gelmesinin “tarifsiz bir mutluluk” olduğunu belirterek, “Emeği geçen herkese, en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Kitaptaki her bir satırın yepyeni pencereler açacağına inanıyorum. Umarım o pencerelerden, umut dolu bir dünyanın geleceğini seyrederiz. Naçizane ben de kendi hikâyemi ve Sıfır Atık Projesi’ni anlatmaya çalıştım. İstedim ki ülkemize uluslararası platformlarda büyük takdir kazandıran Sıfır Atık Projesi’nin ruhu daha çok insana ulaşsın” dedi.

‘DOĞA ARTIK BU STRESİ KALDIRAMIYOR’

İklim değişikliğinin yüzyılımızın en önemli sorunu olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, şunları dile getirdi: “Doğa artık bu stresi kaldıramıyor. Büyük bir dönüşüme ihtiyacımız var ve bunu başarmak, insanların her zamankinden çok dayanışma içinde olmasına bağlı. Raporların bilimsel dilini gündelik yaşama ne yazık ki tercüme edemiyoruz. Çünkü tabiatla olan ilişkimiz pamuk ipliğine bağlı kalacak kadar zayıflamış durumda. Hâlbuki etrafımızda olup bitenleri yani tabiatı okuyabilsek, bizimle doğrudan konuştuğunu anlayacağız.”

‘RÜZGÂRLAR ARTIK HOŞ KOKULAR DEĞİL, YIKIM TAŞIYOR’

Emine Erdoğan, kitabın kapağında endemik bir kuş türü olan ‘kauai’nin fotoğrafının olduğunu belirterek, bu kuş türünün ötüşünün 1987’de son kez kaydedildiğini, bunun kendisini derinden etkilediğini dile getirerek şu ifadeleri kullandı: “Her gün etrafımızda, haberimiz dahi olmadan nice şey yok olup gidiyor. Bazı türler, artık yalnızca bir anı olarak kitap sayfalarında yaşıyor. Ormanlara yerleşen sessizlik, bazı sakinlerinin göçüp gittiğini anlatıyor. Rüzgârlar artık başka diyarlardan hoş kokular değil yıkım taşıyor.”

‘GİDİŞATI TERSİNE ÇEVİREBİLECEK SON NESİLİZ’

İklim değişikliğinin ekonomiden teknolojiye, gıda ve su kaynaklarından insan haklarına kadar hayatın her alanını etkilediğine işaret eden Emine Erdoğan, “Doğal kaynaklarımız hızla azalıyor. Yaşanması güç bölgelerin artması, ‘iklim mültecisi’ insanların, nüfusunu çoğaltıyor. Şu bir gerçek ki bizler gidişatı tersine çevirebilecek son nesiliz. Omuzlarımızdaki bu sorumluluğun hakkını vermekle mükellefiz. ‘İnsan, inandığı gibi yaşamazsa, yaşadığı gibi inanır.’ Sanayileşme bizi doğanın yanına değil karşısına konumlandırdı. Buna inandığımız günden beri tabiatı ötekileştiriyoruz. Varlığımızın bağlı olduğu ekosistemleri tehlikeye atıyoruz. Oysa toprağın, sadık yâri olduğuna inanan insanlar için tabiat bir yağma alanı olamaz. Hayvanların, bitkilerin, suyun, toprağın hakkına riayet etmek, dünyanın, ortak evimiz olduğuna inanmakla mümkündür. Kısacası, tabiatla olan ilişkimiz, medeniyetin aynasıdır. Bizim medeniyetimiz bu anlamda dünyanın son gününe kadar insanlık tarihine verilmiş eşsiz bir armağandır. Dünyanın ilk ve en mükemmel çevre nizamnamesi, ilk hayvan hastanesi, doğaya ve mahlûkata adanmış sayısız vakıf, medeniyetimizin eserleridir. Tüm bunlar, tabiatı öteki gibi değil Yaradan’ın şükredilmesi gereken bir nimeti olarak görmenin ürünüdür” diye konuştu.

‘SIFIR ATIK PROJESİ DÜNYANIN TAKDİRİNİ KAZANDI’

Konuşmasında, 2017’de ilk adımı atılan Sıfır Atık Projesi’nin dünyanın da takdirini kazandığını vurgulayan Emine Erdoğan, “Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, 2019’daki raporunda, Türkiye’den övgüyle bahsetti. ‘Umut vadeden proje’ olarak örnek gösterdi. Birleşmiş Milletlerin, iki önemli kuruluşunun, özel çevre ödüllerine layık görüldü. Yakın bir zamanda, Akdeniz Parlamentosu’nda, 21 Akdeniz ülkesinin, çok sayıda projeyle katıldığı yarışmada en iyi proje seçildi. 2023’te sıfır atığı tüm ülkede, eksiksiz olarak yaygınlaştırmayı hedefliyoruz” dedi.

‘ÇOCUKKEN BİR DEFTER YAPRAĞINI YIRTMAM ÜZERİNE BABAMIN VERDİĞİ ÖĞÜDÜNÜ HİÇ UNUTMAM’

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da 2053 Net Sıfır Emisyon hedefini tüm dünyaya ilan ettiğini ve bu vizyon ışığında, tüm programların yeşil kalkınma devriminin gerektirdiği yapısal dönüşümün rehberliğinde hazırlandığını söyleyen Emine Erdoğan, çevre projelerine büyük önem verdiğini ve her zaman desteklediğine dikkat çekerek, şöyle konuştu: “Bu çabanın temelinde, rahmetli anne babamın muazzam örnekliği vardır. Zira bir çocuğun hayata dair tüm değerleri öğrendiği ilk eğitim yuvası, ailesidir. Annem, hayvanların ve bitkilerin yanında bağırmamayı tembihler, çiçekleri sadece suyla değil, tebessümle de beslerdi. Çocukken bir defter yaprağını tam kullanmadan yırtmam üzerine babamın, ağaçların hakkına dair uzun öğüdünü hiç unutamam. Bu sayede insanın en önemli görevlerinden birinin tüm yaratılmışların hakkını teslim etme gayreti içinde olması gerektiğini öğrenmiştim. Görerek büyüdüğüm bu davranış modelleri, kalbimde büyüyen doğa sevgisinin tohumlarıdır. O yüzden buradan anne babalara seslenmek istiyorum, toprağı, suyu, yeşili öyle sevin ki çocuklarınızın en kıymetli yadigârı bu sevgi olsun.”

Etkinlikte Sanatçı Deniz Sağdıç’ın kot kumaşı atıklarından yaptığı Emine Erdoğan portresi Bakan Murat Kurum tarafından takdim edildi.

SPORCULARDAN AKADEMİSYENLERE KİTAPTA YAZISI OLAN İSİMLER

Anadolu Ajansı’nın aktardığına göre Emine Erdoğan’ın çevre çalışmalarına ilham veren bireysel hikâyesini ilk kez kaleme aldığı kitapta yazıları bulunan isimler ise şöyle sıralanıyor: BM HABİTAT Başkanı Maimunah Mohd Sharif, BM Kalkınma Programı (UNDP) Temsilcisi Claudio Tomasi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve İklim Başmüzakerecisi Mehmet Emin Birpinar, Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli, TEMA Vakfı Başkanı Deniz Ataç, TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, Akdeniz Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kızılkaya, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı ve Çevre Ahlakı kitabı yazarı Huriye Martı, milli sporcu serbest dalgıç Şahika Ercümen, doğa fotoğrafçısı Alper Tüydeş, tohum girişimcisi Ayten Çöl, doğa koruma bilimcisi Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu, görsel sanatçı Deniz Sağdıç, gazeteci ve televizyon programcısı Güven İslamoğlu, çiftçi Halil Halaç, yazar İbrahim Abdul-Matin, Yuvam Dünya Derneği Kurucu Başkanı Kıvılcım Kocabıyık, Çöpüne Sahip Çık Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Murat Vargı, Green Faith Başkanı Nana Firman, girişimci Nardane Kuşçu, tıbbi ve aromatik bitkiler uzmanı Nazım Tanrıkulu, sanatçı Nil Karaibrahimgil, çevrebilimci Prof. Dr. Nilgün Cılız, gıda atık yönetimi şirketi kurucusu Olcay Silahlı, eğitim tasarımcısı Sümeyye Ceylan, şef Şemsa Denizsel ve sürdürülebilir tasarımcı Gönül Paksoy.

2611800cookie-checkEmine Erdoğan: “Doğa artık bu stresi kaldıramıyor”
Önceki haberAli İsmail, Eskişehir’de anıldı
Sonraki haberDiyanet: Kömür madeni için cami yıkılmasında ‘dinen sakınca yok
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 − sixteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.