Emperyalizmin ileri karakolu: Füze Kalkanı Projesi

Dünyayı kontrol altında tutmaya çalışan küresel elitler, bütün ülkeler ve bölgeleri kontrol etmek ve gerektiğinde kendi çıkarları için müdahalelerde bulunmak amacıyla kısa, orta ve uzun dönemli projelerini bir bir yaşama geçirirken; Türkiye de bu projelerden fazlasıyla payını alıyor. Türkiye üzerine oynanan oyunlar bir yana, Ortadoğu ve bölge açısından oynanan kirli oyunlar da Türkiye’yi yakından ilgilendirmeye devam ediyor.

Dünyayı komünizm tehlikesinden kurtarmak için küresel güçlerin yönetiminde kurulan ve işletilen NATO ve arkasındaki güç olan ABD, yeni bir proje ile Türkiye topraklarına kalıcı olarak yerleşmek planı içinde. Bu plan, Türkiye’yi küresel güçlerin ileri karakolu yapmak anlamına gelen Füze Kalkanı projesidir.

ABD merkezli küresel güçler; Ortadoğu, Hazar petrol coğrafyası ile öncelikle İran’ı kontrol etmek ve özellikle bu bölgeye ilişkin projelerini yaşama geçirme sürecinde olası tehlikeleri ortadan kaldırmak amacıyla Türkiye’yi ileri bir karakol merkezi yapma planını yürülüğe koyma planı içindedir. Türkiye’yi komşuları ve bölge ülkeleri açısından ciddi bir tehdite dönüştürecek olan Füze Kalkanı projesi, özellikle ABD’nin İran’a yönelik askeri bir seçeneği ve müdahaleyi yakın zamanda yürülüğe koyacağı endişelerini de beraberinde getiriyor.

Türkiye’nin savunma amaçlı projelerinin milli çıkarları doğrultusunda planlanması gerekirken, küresel güçlerin planlarının koruyucusu rolünü üstlenmesi anlamına gelecek olan füze savunma sistemi projesi, İsrail’in korunmasından çok, bölgeye yönelik bir askeri harekatın ipuçlarını vermeye başladı.

Türkiye’nin küresel güçlerin savunma projesinin merkezi olarak Türk halkının bir karakolda yaşaması sonucunu doğuracak bu projenin, ülkeyi bütün bölge ülkelerinin temel hedefi noktasına getirmesi kaçınılmazdır. Komşularıyla “sıfır sorun” politikası gütmeye çalışan ve özellikle Büyük Önder’in “Yurtta ve Dünyada Barış” ilkesi çerçevesine oturtulan Türk dış politikasının sonu olacak bu proje, ülkemizi her an saldırılara açık bir coğrafya haline kaçınılmaz olarak getirecektir.

Türkiye’nin kendi topraklarını ulusal çıkarları için korumaya dönük milli bir füze savunma sisteminin maliyetinin yaklaşık 1 milyar dolar dolayında olacağı düşünüldüğünde, Türkiye’nin uluslararası güçlerin karakolu yapılmasının bedelinin 1 milyar dolar olacağı anlaşılıyor. Küresel güçleri savunmak amacıyla yaşama geçirilecek bir projeden Türkiye’nin de yararlanacağını savunanlar, Türkiye’yi 1 milyar dolarlık bir maliyetle uzun dönemli kiralamak istiyorlar. Bir ülkeyi uzun dönemli olarak karakola dönüştürmenin maliyetinin 1 milyar dolar olması karşısında Türkiye’yi yönetenlerin uzun uzun düşünmesi gerektiği açıktır.

Küresel çıkarlar için Türkiye topraklarını kullanmaya çalışan küresel güçlerin, Türkiye’nin en büyük sorunu olan terör konusunda hiçbir destek ve yardımını göremedeiğimiz gibi, terörün güçlenmesi ve kollanmasında ciddi ölçüde payları olduğu ad açıktır. Bu durumda, Türkiye’nin ulusal çıkarlarını önemsemeyen güçlere ülke topraklarını açmanın ileride yaratacağı tehlikelerin çok iyi hesaplanması gerekir.

İran’ın ve ötesindeki Rusya’nın küresel güçler lehine kontrol edilmesi anlamına gelecek olan füze kalkanı projesiyle Türkiye’nin komşularına düşmanlaştırılması, ülkenin küresel güçlerin ileri ve zun dönemli çıkarlarını korumak amacıyla kalıcı karakola dönüştürülmesi anlamına gelecek. Bu projenin sonucu, Türkiye’nin küresel savunma anlamında sömürgeleştirilmesidir.

Türkiye’nin ulusal güvenlik açısından korunması amacıyla silahlanmanın ve ülkeye savunma sistemleri konuşlandırılmasının iki temel ilkesi olması gerektiği açıktır. Bunlardan ilki, “silahlanma ve savunma sistemlerinin konuşlanmasının Türkiye’nin kontrolunda olması” ve ikincisi de “Türkiye’nin ulusal çıkarları için kullanılması” gereğidir. Füze kalkanı projesinde bu iki ilkenin de yaşama geçirilmesi mümkün değildir. Ülke topraklarının başka ülke ve güçleri korumak için kullanılmasına izin vermek, ileride Türkiye’nin dış politikasının da bu güçlerin ve ülkelerin denetimine girmesi anlamına gelecektir. Bu nedenle, Füze Kalkanı projesinin Türkiye’ye konuşlandırılmasının, Türkiye’nin milli çıkarları ve savunma ilkeleri açısından savunulması mümkün değildir.

Bütün bu düşüncelerle, Türkiye’yi küresel güçlerin emperyalist yayılma projesinin ileri karakoluna dönüştürecek olan ve komşuları için tehdit merkezi yapacak olan Füze Kalkanı projesi konusunda çok uyanık olmak ve ülkenin dış politikasının geri dönülmeyecek ölçüde eksenini kaydırcak bir projeye geçit verilmemesi gerekir.

_______________________

* Birol Ertan, Doç. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.