‘En güçlü aday Türkiye’

Barışkan Ünal ve Mehmet Toroğlu – Hazine Müsteşarı İbrahim Çanakcı, IMF’nin İcra Direktörleri Kurulu’nda yükselen piyasa ekonomilerine iki sandalye verilmesi konusunda müzakerelerin devam ettiğini ancak en güçlü adayın Türkiye olduğunu belirterek, ”IMF içinde bu konuda geniş mutabakat söz konusu. Hem ABD hem de AB’nin, Türkiye’nin fonda temsil edilmesi yönünde güçlü arzusu var” dedi.

İbrahim Çanakcı, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları kapsamında bulundukları Washington’da, Türkiye açısından olumlu değerlendirme ve beklentilerin olduğu bir toplantı serisi gerçekleştirdiklerini söyledi.

Temasları kapsamında 7 Ekimde G-20 Müsteşarlar ve Merkez Bankası Başkan Yardımcıları toplantılarının yapıldığını hatırlatan Çanakcı, bu toplantılarda ağırlıklı olarak sürdürülebilir, güçlü ve dengeli büyüme çerçevesine ilişkin konular ile IMF reformunun ele alındığını, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları’nda da benzer konuların görüşüldüğünü kaydetti.

Çanakçı, Petersburg ve İstanbul’da yapılan IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları’nda, IMF’de yüksek temsil edilen gelişmiş ekonomilerden, düşük temsil edilen ekonomilere doğru 5 puanlık kota transferi olması konusunun gündeme geldiğini hatırlatarak, şöyle konuştu:

”Türkiye de bu kota payından, transferden en fazla yararlanacak ülkelerden birisi. Bu nedenle bu tartışmalar bizim için çok önem taşıyor. G-20 ve Uluslararası Finans Komitesi’nin ortak toplantısında bunlar etraflı şekilde ele alındı. Biz de bu toplantılarda, ortaya çıkacak kararlarda Türkiye’nin pozisyonunun dikkate alınmasını sağlamaya çalıştık. Kota reformunda belli bir noktaya kadar gelinmiş durumda ve Seul Zirvesi’ne kadar bunun tamamlanması hedefleniyor. Bu zirveden önce G-20 Bakanlar Toplantısı olacak, orada biraz daha netleşmesini ve Seul Zirvesi’nde de nihai hale getirilmesini ümit ediyoruz.”

”TÜRKİYE’NİN POZİSYONU ÇOK GÜÇLÜ”

Kota konusunda Türkiye’nin pozisyonunu ”çok güçlü” olarak nitelendiren Çanakcı, ”Aslında tüm senaryolar altında Türkiye ciddi bir kota artışı elde ediyor. Bu konuda en rahat ülkelerden birisi Türkiye” dedi.

Çanakcı, kota dağılımında en ağırlıklı parametrelerden birinin GSYH olduğuna dikkati çekerek, son yıllardaki güçlü büyüme performansının Türkiye’nin daha fazla ön plana çıkmasını sağladığını söyledi.

Kota transferinden sonra, Türkiye’nin, 2008 reformundan sonra yüzde 0,6 civarında olan IMF’deki kotasının yüzde 1’e yaklaşmasını da beklediklerini belirten Çanakcı, ”Bu da tabii ki Türkiye’nin IMF içindeki ağırlığını önemli ölçüde artıracağı anlamına geliyor” diye konuştu.

Kota reformlarının yanı sıra IMF’nin İcra Direktörleri Kurulu’nun yeniden yapılandırılmasının da gündemlerinde yer aldığını ifade eden Çanakcı, 24 sandalyenin yer aldığı kurulda, yükselen piyasa ekonomilerine en az iki sandalye verilmesi yönünde görüşler olduğunu hatırlattı.

Kurulda 9 sandalyeye sahip AB’nin, kendisinden alınacak bu iki sandalyeyi verme konusunda ”biraz direndiğini” ifade eden Çanakcı, ”AB, bu değişim ve dönüşümün biraz daha rotasyon usulüyle yapılmasını arzu ediyor. Bu 24 sandalyeden ikisinin sürekli yükselen piyasa ekonomilerine verilmesi yerine gruplar içinde rotasyon yapılmasını tercih ediyor. Bu iki görüş arasında müzakereler devam ediyor, henüz bir noktaya varılmış değil. Bunların da önümüzdeki bakanlar toplantısı ve liderler zirvesi öncesinde biraz daha netlik kazanmasını bekliyoruz” dedi.

Hazine Müsteşarı Çanakcı, yükselen piyasa ekonomilerine iki sandalye transfer edilmesi durumunda en güçlü adayın Türkiye olduğunu vurgulayarak, ”IMF içinde de bu konuda geniş mutabakat var, Türkiye’nin İcra Direktörleri Kurulu’nda temsil edilmesi gerektiği yönünde güçlü mutabakat söz konusu” dedi.
Çanakcı, bir soru üzerine, ”Aslında hem ABD hem de AB’nin, Türkiye’nin fonda temsil edilmesi yönünde güçlü arzusu var. Ama AB şu anda kendinde olan bu sandalyeleri hemen vermeye hazır görünmüyor, rotasyon usulü olmasını arzu ediyorlar. Ama onlar da bir değişim, dönüşüm olacaksa, yükselen piyasa ekonomilerine kurulda ilave sandalye verilecekse buna en güçlü adayın Türkiye olduğu konusunda hemfikirler” diye konuştu.

Bu haftaki toplantıdan net sonuç çıkmadığını, G-20 Bakanlar ve Liderler Zirvesi’nde bu müzakerelerin devam edeceğini belirten Çanakcı, ”Bu uzun dönemli bir süreç, hemen sonuç almayı beklememek gerekiyor. Öncelikle 2010 kota reformunun mesafe alması ve tamamlanması gerekiyor. Bu arada İcra Direktörleri Kurulu’nun kompozisyonuyla ilgili gelişmeler de paralel yürüyecek” ifadesini kullandı.

Çanakcı, IMF İcra Direktörleri Kurulu’ndaki sandalye dağılımının değişmesinin, uzun vadede kaçınılmaz ve geri döndürülemez bir süreç olduğuna dikkati çekerek, Türkiye dahil olmak üzere yükselen piyasa ekonomilerin ağırlığının uzun dönemde artmaya devam edeceğini kaydetti.
Çanakcı, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları’nda Türkiye’nin pozisyonuna ilişkin bir soru üzerine, katıldıkları hemen her ikili ve çok taraflı toplantılarla sohbetlerde Türkiye’nin son yıllardaki başarısından ”övgü ve gıptayla” bahsedildiğini söyledi.

Türkiye’nin kriz sürecindeki durumuyla farklı bir konuma yerleşmesinin ”görüldüğünü, değerlendirildiğini ve takdir edildiğini” bildiren Çanakcı, Türkiye’nin son dönemlerdeki güçlü performansının tüm platformlarda hem görünürlülüğünün hem de ağırlığının artmasını sağladığını kaydetti.

Çanakcı, toplantılarda da bunun getirmiş olduğunu ”rahatlık, güven ve ağırlığı” rahatlıkla hissedebildiklerini belirterek, ”Türkiye ve Türkiye’yi temsil eden kişilerin söyledikleri çok daha dikkatli dinleniliyor, ne söyleyeceklerine çok daha önem atfediliyor. Bunu çok rahatlıkla toplantıların havasından, ikili görüşmelerdeki ilgiden görüyoruz. Ayrı bir ilgi görüyor Türkiye. Bazı insanlar kendileri merak edip gelip soruyor veya takdir ve övgülerini iletiyor. Bunlar da tabii kişisel olarak bakınca insanı mutlu eden hususlar” dedi.

”2011’DE BÜYÜME DEVAM EDECEK”

Çanakcı, IMF toplantılarında ele alınan, büyümenin sürdürülebilirliği konusundaki tartışmaların hatırlatılması üzerine, ”Türkiye’de büyümenin istihdamla birlikte geldiğini, bu nedenle Türkiye’nin durumunun diğer gelişmiş ekonomilerdeki büyümeden farklı olduğunu” söyledi.

İbrahim Çanakcı, ”Bu nedenle Türkiye’deki büyümenin sürdürülebilirliği konusundaki kaygıların gelişmiş ekonomilere göre daha az olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında da ekonomimizin uzun dönemli trendine yakın büyüme kaydetmesini bekliyorum” diye konuştu.

Çanakcı, IMF-Dünya Bankası Yıllık Toplantıları çerçevesinde birçok ikili görüşme yaptıklarını söyledi.

BNP Pariba, RBS, JP Morgon, Citigroup, HSBC, Goldman Sacks gibi uluslararası yatırımcılardan yoğun ilgi gördüklerini belirten Çanakcı, bu yatırımcıların Türkiye’ye bakışları ve Türkiye’nin orta vadeli görünümüne yaklaşımlarının ”oldukça olumlu” olduğunu kaydetti.

İbrahim Çanakcı, ”Konuştuğumuz tüm yatırımcılarda pozitif beklenti söz konusu. Hepsi Türkiye’yle ilişkilerini ve yatırımlarını daha da artırmak, genişletmek istediklerini ve bunları planladıklarını ifade etti” dedi.

Çanakcı, Türkiye’deki yabancı yatırımlarla ilgili soru üzerine, 2011 ve 2012’de doğrudan yatırımların 2009 ve 2010’a göre biraz daha artmasını beklediklerini ancak bunun küresel ekonomideki toparlanmayla da yakından ilgili olduğunu söyledi.

Kredi derecelendirme kuruluşlarıyla görüştüklerini belirten Çanakcı, yeni orta vadeli programın açıklanması ve öngörüldüğü şekilde uygulanmasıyla beraber, kredi derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’ye yönelik değerlendirmelerini tekrar gözden geçireceklerini ve olumlu gelişmeler olmasını beklediklerini sözlerine ekledi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.