Evi yanan vatandaşa TOKİ’den borç senedi!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Orman yangınlarından zarar gören ve evlerini kaybeden vatandaşlara TOKİ tarafından ‘Afet Borçlandırma Senedi’ imzalatılmak istendiğini açıklayan ÇHD, uygulamanın anayasaya aykırı olduğunu savundu…

Antalya Manavgat başta olmak üzere orman yangınlarına maruz kalan çeşitli kentlerde evi yanan vatandaşlara TOKİ tarafından afet borçlandırma senedi imzalatılmak istendiğine işaret eden Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), “Yangın bölgesinde evini, bağını, hayvanını kaybeden köylülere TOKİ aracılığı ile ‘Afet Borçlandırma Senedi’ imzalatılmak istenmektedir. Devlet, yangından zarar gören insanlara yapacağı yeni evler için,  kredilendirme yoluyla yangınzedeleri bir de borçlu duruma sokmanın peşindedir. Her şeyden önce bu tavır, Anayasa’da geçen sosyal devlet ilkesine aykırıdır. Genel afetle baş başa kalmış afetzedelere kredilendirme, yani ‘borçlandırma’ yoluyla ve TOKİ aracılığı ile ev yapmak,  devletin temel sorumluluk alanlarından çekilmesi anlamını taşımaktadır” açıklaması yaptı.

Antalya’nın Manavgat ilçesi başta olmak orman yangınlarına maruz kalan yerleşimlerde evleri yanan vatandaşlara TOKİ tarafından borçlandırma senedi imzalatılmak istendiğini öne süren Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), konuyla ilgili bir açıklama yaparak uygulamanın anayasanın sosyal devlet ilkesine aykırı olduğunu savundu.

ORMANLAR, EVLER VE TARIM ARAZİLERİ KÜLE DÖNDÜ

Temmuz sonunda başlayan ve Akdeniz ve Ege bölgelerinde etkili olan orman yangınlarında yaklaşık 132 bin hektar ormanlık alanın, 25 bin hektar da tarımsal alanın yandığının tahmin edildiği bilgisine yer verilen ÇHD’nin açıklamasında, bunun yanı sıra birçok köylünün evi, ahırı, hayvanları, bahçesi ve arı kovanlarının da yandığı kaydedildi.

EVİ YANAN VATANDAŞLARA TOKİ BORÇ SENEDİ İMZALATMAK İSTİYOR

Yangınlar daha sönmeden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ekiplerinin bazı ağır hasarlı binaları yıktırdığı belirtilen açıklamada, “Devletin yangına maruz kalan insanlara yardım etmesi, hem vicdanı bir görev olduğu gibi hem de devletin Anayasal yükümlülüklerindendir. Buna karşın yangın bölgesinde evini, bağını, hayvanını kaybeden köylülere TOKİ aracılığı ile ‘Afet Borçlandırma Senedi’ imzalatılmak istenmektedir. Devlet, yangından zarar gören insanlara yapacağı yeni evler için,  kredilendirme yoluyla yangınzedeleri bir de borçlu duruma sokmanın peşindedir. Bu borçlandırma senetlerinde borç miktarı ve ne kadar faiz ödeneceği bilinmemekte, yangınzedelere boş olarak imzalatılmak istenmektedir” denildi.

‘DEVLET TEMEL SORUMLULUK ALANINDAN ÇEKİLİYOR’

Söz konusu tavrın Anayasa’da geçen sosyal devlet ilkesine aykırı olduğuna işaret edilen ÇHD’nin açıklamasında, şu görüşlere yer verildi: “Her ne kadar yanan bölge ‘afet bölgesi’ ilan edilmişse de 1959 yılında çıkarılan 7269 sayılı ‘Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’, günümüz şartlarına uygun değildir. Genel afetle baş başa kalmış afetzedelere kredilendirme (yani borçlandırma) yoluyla ve TOKİ aracılığı ile ev yapmak, devletin temel sorumluluk alanlarından çekilmesi anlamını taşımaktadır. Tüm malını mülkünü kaybetmiş afetzedelere, üstelik Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yangın söndürmede kusuru açıkken, bankalara borçlandırma yöntemiyle konut yapmak, gerçek bir yardım olmamaktadır. Üstelik imzalatılmak istenen borç senetlerinde borç miktarı ve faizi de belli değildir. Bu sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşan bir durum değildir. Zaten 7269 sayılı Yasanın 40. maddesinde bu kredilere faiz işletilmeyeceği de hüküm altına alınmıştır.

 ‘KAYIPLAR AFET FONUNDAN KARŞILANMALI’

Yangınzedeler; tarım alanlarını, meyve bahçelerini ve bunlardan elde edecekleri ürünlerini de kaybetmişlerdir. Tarım ve Orman Bakanlığı ise sadece köylülere bir yıllık ürün desteği vereceğini ilan etmiştir. Oysa ileriye dönük tazminat bedeli olarak en az 10 yıllık ürün bedeli Bakanlık tarafından tazmin edilmelidir. Yapılması gereken afetzedelere bir an önce, yörenin sosyal dokusuna uygun evleri ve kaybetmiş olduğu tarımsal üretim araçlarını nakdi ve ayni olarak Afet Fonlarından karşılanması sağlanmalıdır.”

Önceki haberBU GÖL İZNİK GÖLÜDÜR: VE İZNİK’TEN BİR ŞEYH BEDRETTİN GEÇTİ
Sonraki haberMSB, Türk askerlerinin Afganistan’dan tahliyesine başlandığını duyurdu; karar nasıl alındı?
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twenty − 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.