Filler ve çimenler

Bugün itibariyle, maalesef, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde, demokratik bir ortamda siyaset yapıldığı ya da bu anlamda bir zemin oluşturulduğu söylenemez.


Cumhuriyetin kurulduğu tarihten bu güne toplam 154 Siyasi Parti kapatılmış ya da bir başka sebepten kapanmıştir. Bu sebeple Türk Siyasi tarihi, “partiler mezarlığıi” haline dönüşmüştür.


Yine benzer sebeplerden, Adalet ve Kalkinma Partisinin, Anayasa Mahkemesi tarafindan  kapatilmak istemesi, ülke içinde olduğu gibi, ülke dışında da yankı bulmuştur.Bu yolla, zaten cılız ve güçsüz duran Türk Siyaseti “sözde demokratik ülkeler” tarafindan malesef tekrar masaya yatırılmıştır.


Türk demokrasisinin hızla kan kaybettiğini görmek için hadiseye Avrupadan bakmaya da gerek yoktur.


Siyasi Partilerin kapatilması, Türk Siyasetini ve siyasetçilerini ve de doğal olarak uluslararası ilişkilerimizi doğrudan etkilediği görülmüş ve bizleri Avrupa Mahkemelerinde zor duruma düşürmüştür..


…Bir siyasi Partiyi kapatmak ne derece etkilidir?


Hepimizin hatırlayacaği gibi geçmiste kapatılan partiler, başka isim ve sahıslarla yeniden yapılanmış ve yoluna kimi zaman kayıplarla, çoğu zaman da daha etkili bir biçimde devam etmistir. Neticede bir siyasi partinin kapatilmasinin, koklu bir cozum getirmedigi acikca görülmektedir.
 
Söz konusu AKP’nin kapatılması, Anayasa temelinde, “Laiklige aykiri eylemlere” dayandırılmış ve bu suçlamaların Avrupa Insan Hakları Sözleşmesi korumasi kapsamina girmeyecegi vurgulanmiştir.


Konuyla iliskilendirilmis, yönetici listesinin 71 kişi oldugu göz önünde bulunduruldugunda, önümüzdeki günlerde Turkiye Cumhuriyeti Siyasetinde “Tozun Dumana Karışacağı” söylenebilir.


Son iki haftada gözlemlediğimiz üç olay bizlere büyük bir “barut fıçısının” fitilinin ateşlendiğini  göstermektedir.


Birincisi, AKP’ye açılan kapatma davası başvurusu, ikincisi ise hemen ardindan Ergenekon Baskinlari ile rövans ve sonuncu olarak (bugun) Anayasa Mahkemesinin, kapatma davasini kabul etmesidir. AKP’nin, şu anki 2-1 lik duruma nasıl ve nezaman cevap verecegi belli degil ancak, çok fazla soğumadan karşılık verecegi kesindir.


Ülkemiz bu yolla, çapi belli olmayan bir Kaos ortamina doğru hızla gitmektedir veya götürülmektedir.”Fillerin tepiştiği bu ortamda”, aci fatura yine yeşermekte olan “çimenlere” yani Turk Gençliğine ve gelecegine kesilmek istenmektedir.


Ekonomik olarak hiç de iç açıcı bir durumda olmadığımız şu günlerde, örneğin, sadece iki aylık dış ticaret açığının 10 Milyar US Dolari geçtiği gözümüze sokulmuşken, olasi bir siyasi boşluğun, ülke ekonomisine balyoz gibi inmek uzere olduğu aşikardir.


Önümüzdeki aylarda “içinden çıkılmaz” bir durumda olduğunuzu hissederseniz hic saşırmayın.


“SÖYLEMİŞTİK” diyecegiz.


ademsaykin@hotmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.