‘Öfkeliysem punk rock, sakinsem klasik’

Geçen yıl Dimension grubuyla katıldığı Guitareast Festival’inde farklı bir tarzın kapılarını aralayarak dikkat çeken Avcıl, bu yıl birlikte çalışmaya başladığı gitarist Ümit Armağan ve davulcu Colin Roberts’la, ‘rock soundtrack’ diye adlandırdıkları bir anlayış içerisinde yapacakları müzikte yeni bir tarzın izlerini sürecekler…


Guitareast Festival’i kapsamında sahne alacak olan grup, 4 Haziran Pazartesi günü, saat 19.15’te müzikseverlerle buluşuyor.


– Geçen yıl ki festivale, Dimension grubuyla katılmıştınız.  Farklı bir soundla, deneysel yaklaşımın kapılarını aralıyor gibiydiniz. Bu yıl ise  ekipte bazı değişikliklerle yola devam ediyorsunuz. Geçen yıldan bu yana neler değişti?
– Dimension olarak bir kaç konser verdik. Fakat bu konserler, benim deneysel olarak beklediğim, aradığım düzeyi tutturmaktan çok uzak olduğumuzun işaretlerini verdi.
Tarzımızı tam olarak oturtamadık. Yaptığımız müzikte, hala başka tarzların izleri ve çağrışımları yoğun olarak hissediliyordu. Grup arkadaşlarıma, geçen sene festivale çıkmadan çok önce bir takım rahatsızlıklarımı dile getirmiştim.Yani o konsere hazırlanışımız ve  performansımız benim Dimension’la birlikte devam edip etmeyeceğimi belirtecek idi. Maalesef, konser performansımız benim istediğim düzeye varamadı ve ben grubu bırakmaya karar verdim.


– Bize yeni grubunuzdan  bahsebilir misiniz?
– Bu yıl, Dimension’dan davulcumuz Colin ile farklı bir projeye başlıyoruz. Geçen sene festivalde tanıştığımız gitarcı Ümit’inde katılımıyla üçlü olarak yola devam ediyoruz. Festivale bu kadro ile çıkacağız. Henüz grup tamamlanmış değil. Kadroya ileride başka elemanlar da katılabilir. Grup olarak henüz birbirimizi tanıma aşamasındayız. Colin’le daha önce çalıştığım için onu tanıyorum, konserlerdeki performansı yüksek olan bir davulcu. Ümit ile bu yıl çalışmaya başladık. Henüz birbirimizi tanıma aşamasındayız. Ama iyi bir solo gitarcı olduğunu söyleyebilirim. Ben yine bas gitardayım. Ama sahnede sadece bas gitarla sınırlı kalmak istemiyorum. Sanıyorum sahnededeki performansa klavyeyi de ekleyebilirim.. Bu kadromuzda vokal olmayacak ve müziğin duygusal ağırlığını enstrümanlarla vermeye çalışacağız.


– Festivalde neler çalacaksınız?
– Çalacağımız parçalardan biri, benim geçen yıl bestelediğim bir çalışmam ve rock ağırlıklı.Ümit’e ait olan diğer beste ise, enstrümantal olarak performansı zor olan  ve solo gitar üzerine kurulu bir parça. Diğerlerini ise şimdilik söylemeyelim süpriz olarak kalsın.Tabii bizim aradığımız ayrı ayrı beste yapmak yerine, bir grup olarak ortak bir ruh yakalayıp kendimize ait diyebileceğimiz bir tarzı oluşturmak Vokalin olmayışı, dikkatleri bütün enstrümanlara yönlendireceği ve müziğin genelde bütününe yoğunlaştıracağı için bizim açımızdan iniş ve çıkışlar şeklindeki dinamiklerin kullanımı daha önemli bir hale geliyor. Gerçekleştireceğimiz performans daha çok bir rock soundtrack anlayışına yakın olacak


– Rocktan punka birçok tarzla etkileşim halindesiniz. Bestelerinizi şekillendirirken hangi müziksel formların etkisi daha ağır basıyor?
– O an ki  ruhsal ve zihinsel durumlara bağlı olarak değişebiliyor. Eğer bir besteye önceden belirlediğim bir konu ile başlamışsam; o  konuya bağlı olarak tarz ve duygularda zaten kendiliğinden geliyor, ayrıca bir tarzın sınırlarına sokmam gerekmiyor. Tabiiki benim çıkış noktam, genelde rock müzik ve gitar eksenli. Daha öfkeli ruh hallerimi punk rockla ifade ediyorum. Bunun yanısıra daha sakin anlarıma ise, klasik müzik denk düşüyor. En güzel bestelerin, bütün bu farklı tarzların uyum içinde kullanılabildiği besteler olduğunu düşünüyorum. Rock müzik kalıbında klasik müziği ve klasik müzik sınırlarında rock müzik gibi demek istediğim.


– Beatles, Deep Purple, Led Zeppelin ve Pink Floyd gibi efsanevi toplulukların ülkesinde doğup, büyümek ve başka bir kültürden gelen bir ailede yaşayarak buradaki müziksel havayı solumak, size nasıl bir müziksel çerçeve sundu?
– Ailemle Türkiye’ye  dönüş yaptıktan sonra, gerçek müzik kişiliğimi bulduğumu söyleyebilirim.Londra’da, henüz on yaşındayken babam bana ilk klasik gitarımı almıştı. Ama bana gitar çalma merakı on altı yaşıma kadar vurmadı. Küçüklüğümden beri daha çok kendimi ritme  yakın hissetmişimdir. Özellikle de doğu ritmlerine karşı bir yakınlık duydum. Her zaman masanın üzerinde elleriyle davul çalan bir çocuk olduğumu hatırlıyorum. Daha sonraları okuldayken ağzımla ritm yapmayı öğrendim (beatbox).
Antalya’da geçen dönemlerimde, Metal gruplarını dinlerken arkadaşlarımla hep dinlediğimiz parçanın davuluna konsantre olarak dinlerdik. Bu bir tür kendimizi eğitme
şekliydi. Sonrada stüdyoya girip sevdiğimiz parçaları çalardık ve böylece ilk gruplar ortaya çıkmaya başladı. Batı müziğini severim, ama doğu ritmleriyle
birleştirerek bir beste yaptığımda daha  tatmin oluyorum nedense. Yani aksak (mesela 7/8) ve swing gibi ritmik yapıları daha etkileyici buluyorum. Doğu ritmlerini müziğime katabilmiş olduğumda kendimi daha iyi ifade etmiş olarak görüyorum.


– Geçen yıl, 1.Guitareast Festival’inin web sitesi ile ilgili genel bir sorumluluğu da üstlenmiştiniz. Guitareast Festival’in web sitesindeki son gelişmelerden bahsedebilir misiniz?
– En son yaptığım şey bir forum eklemek idi sitemize. Bu forumun amacı, bazı konuların konuşulabildiği, tartışılabildiği bir  ortam hazırlayabilmek. Ayrıca tüm katılan müzisyenlerimiz için ayrı bir bölüm hazırlamayı düşünüyoruz. Yani her müzisyen, istediği taktirde  müziğini ya da videosunu bu siteye koyabilecek. Bu henüz hazır değil, ama en kısa zamanda gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Asıl yapmak istediğimiz ise; Guitareast Festival’i başlığı altında, festivale katılan bütün müzisyenleri ve grupları kapsayan (elbette ki isterlerse) herbirine ayrı bir web sayfası  ekleyerek, onların tanıtımına katkıda bulunmak. Bunun için bütün bilgilerin ya da görüntülerin  Guitareastfestival@gmail.com. adresine yollanması gerekiyor. Bu vesile ile duyurumuzu da yapmış olalım.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.