FRANSA’DAN… Elele’de el ele…

25 Nisan 2008, cuma, anlardan akşam üzeri. Hava güzel. Çıkıp dolaşmak arzusu var : Haydi çık ve güneşe vur kendini denmek zamanı. Ama bu akşam başka bir iş var : Gaye Petek’in yönettiği Elele Derneği’nde Abidin Dino başlıklı üç ciltlik çalışmasını tanıtmak için M. Şehmus Güzel ile yapılacak söyleşi ve tartışma programı. O halde önce Elele’ye ugramalı.

***

M. Şehmus Güzel’e göre,  « Gecenin en hoş anı Tülay German’ın gelmesi, konuşmaları ve tartışmayı dinlemesi, kitapları alması, imzalatması, iki satır sohbet etmesi ve yanaklarımdan öpüp bir serçe hafifliğinde uçup gitmesi oldu. Parfümünü, gözlerinin güzelliğini ve  derinliğini ve sesini bize emanet ettikten sonra… »

Geceye renk katan bir kişi de elbette Güzin Dino oldu. Kısa an(ı)larını aktararak Abidin’in sözünü Paris akşamlarına taşıdı. Güzin kimi sorulara da yanıt vererek abidinik geleneği sürdürdü : Yani ? Yani tartışmaya taşını taşımak, tartışmada yerini bulmak ve taşı gediğine koymak…Bilmem anlatabiliyor muyum ? Veya Güzin tarzında konuşmak istersek : « Tavavvur edebiliyor musunuz kardeşim ? » Evet edebiliyoruz diye yanıtlamak mümkün : Abidin’i ve Güzin’i tanıyanlar için.

Geceye katılanlar arasında  Abidin ve Güzin’i yaşamlarının değişik yıllarında yakından tanıma olanağı bulan arkadaşlarından Neriman ve Fahri Petek ile Tacettin Karan’ı da anmak gerekiyor. Şu son yıllarda Fransa’nın en ünlü türkologlarından ve Abdülhamid isimli eseri bir yıl önce Türkçeye çevrilen François Georgeon’u da.Ünlü ressamlarımızdan ve Abidin’in aramızdan ayrılmasından sonra Paris’teki son « Arnavutumuz » Ömer Kaleşi’yi de. Sevimli ve o minik mimnacık boyuna nanik en güzel ve en büyük tablolara meydan okuyan ve onları alıp seyircilerine sunan şirin ve şairlerin ilham kaynağı (bilenler bilir)  ressamımız Hilda Yosmayan’ı da. Artık Paris piyasasında kendilerine hakettikleri yeri almakta olan işverenlerimizden Jean-Philippe von Gastrow’u,  Anatole Cansaran’ı, Habib Erdem’i, Mehmet Başkurt’u da. En güzeli de adı geçenlerin geceye eşleriyle birlikte gelmeleri ve kitaplara fena halde meraklı olmaları : O halde Paris’i ziyaret için epey nazlanan ve nihayet dün akşam pat diye çıkagelen baharla birlikte okuma zamanları da mı teşrif ettiler diye felsefi bir soru soralım mı ? Hayır sormayalım : Çünkü bunu yanıtlayabilecek tek insan Abidin’di ve  o maalesef  aramızda yok bu gece. Fakat herkes Abidin’den söz etti yine de. Doğal kardeşim çünkü bu gece aynı zamanda Abidin’i anmak için ve Abidin yaşasaydı bugün tam 95 yaşında olacaktı. Geceye katılanlar arasında gazetecilerimizden İbrahim Öğretmen’i, Cihan Serdar Özcan’ı, Tuna Kargılı’yı, Ali Rıza Taşdelen’i, Tansu Sarıtaylı’yı da unutmamalı : Tansu her yerde hazır ve nazır : Sanki  fotograf makinasıyla doğmuş, boynundan hiç çıkarmadığı makina ile çekmediği an ve anı kalmadı. Şimdi anı da nasıl çekilirmiş diye sormayın lütfen… Belgesel film yönetmeni Kudret Güneşi ve arkadaşlarını ve daha gençecik bir fidan kızını da anmalı. Ve elbettte doktora hazırlıklarındaki genç öğrencilerimizden Meltem’i, Gauthier’yi, Murat’ı, Zeynep’i, Ayşegül’ü, Sezgin’i ve hayat arkadaşlarını da.

Gaye Petek’in kitapları ve yazarını tanıtmak için yaptığı kısa ve öz konuşmasından sonra, yazar kitapları nasıl ve neden  yazdığını anlattı. Abidin’le tanışmalarını ve dostluklarını da…Sonra  sıra sorulara geldi ve karşılıklı sohbet epeyce sürdü…Zamanının nasıl geçtiğini farkedemedik…Sonra kitaplar imzalandı… Hasret giderildi…Kırk yıllık dostlar birbirine kavuşmaktan mutlu biraz nostalji yapıldı. An(ı)ların ve kırmızı şarapın ve kimi için viskinin  (miyavvv) de etkisiyle ayaklar yerden kesildi ve Paris’in göbeğindeki Elele’den uzaya doğru bir şeyler havalandı…Herkese iyi yolculuklar…

ZAMANINDA yeryüzüne dönebilenler ve ağızlarının tadıni bilenler akşam yemeğini Derya nam lokantada yediler. Hem derya hem deniz: İşkembe çorba, şiş kebablar  ve yoğurt ağzınıza layık, ama ızgara köfte kırmız kartla oyun pardon mide dışı kaldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.