Göçer aklı (III) – Ara sıra

‘’Yuvarlanan taş yosun tutmaz’’ derler, yaşadığı yere uyum sağlayamazsa insan oturduğu şehrin kalabalığına karışamamışsa, kentleri köye dönüştürme çabaları sürer gider. Kenti sahiplenemez insan ne gece lambalarını ne asfaltlı yolları ne tramvayları ne de ışıklı vitrinleri kendisine ait hissetmez. Sahipleneceği bahçesi, pınarı, patika yolu, tarlası suarkı yoktur artık.

Kentli olmak beş on yılda olacak bir durum değil, uzmanlara göre bir kaç kuşak sonra olunabiliniyormuş.

Kent kültürünün korkusudur büyük şehirler de geriye dönük yaşamak . Sahip oldukları gelenek görenek ve alışkanlıkların kaybetmeme çabasıyla, Yöre ve köy dernekleri oluşturmak. Kuruluş amaçlarına tüzüklerine bakıldığında, çevrecilikten tutun da insani yardımlaşmalar afetlere el uzatmalara dek çok boyutlu birer kuruluştur. Hepsinin tüzükleri bir birine çok yakın maddelerle dolu ama ne hikmetse hiç birisi uygulamaya konulmaz.

Tencerede kaynayan yemekle fastfood arasına sıkışmış çocukların bir biriyle kaynaşması ve kültürlerini unutmamalarını sağlamak amaçtır. Çocuklar çoktan reddine girmiştir bile, Kadınlarsa gözden uzak.

Çünkü erkek egemenliği elde bırakılmak istenmez, Köye yol yapmak, su getirmek, mezarlıkların etrafını korumaya almak, köyü ağaçlandırmak v.s hepsi erkek içidir de ondan.

Farkından olmayarakta olsa ‘’micro milliyetcilik’’ yapılan şey, anladık birlikte bir iş yapmanın güzelliğini ama insan birlikte getirdiği alışkanlıkların güzellerini alıp kent yaşamına uymayanlarından yavaş yavaş arınmalı ki yaşadığı şehre yakışsın insan.

Londra da faal durum da bir çok köy ve yöre derneği var. Yeni yeni ilanlar görülür yerel gazetelerde, bu derneklerin yönetimin de yer alanların bir çoğunu. Bir zamanların mevcut kitle örgütlerinde yer alan unsurlar şimdi telaşla köycülük peşindeler. Amaçları İngilterede yaşanan olumsuzluklara karşı olumlu bir duruş olsa ya da gerçekten bırakıp geldikleri köylerini güzelleştireceklerse eyvallah. Fakat şimdiye kadar hiç bir eylemlikte göremezsiniz bu yöre ve köy kurumlarını.

Düğünlerin karlı geçmesi için ya da sünnet ve kına törenlerin şatafatlı olması için örgütlenilmez. Örgütler ihtiyaçtan doğar ve bir kavganın bir amacın bir mücadelelnin hizmetinde olursa gerçek örgüt olurlar.

Bedeni sıfır meridyende olup kafası otuzaltıncı paralelde olanlar birazcık yaşadığı şehrin, kasabanın yada mahallenin farkından olup , hergün çoğalan sorunlara sahip çıkmalı, cepler de kırmızı pasaport taşımakla vatandaş olunmuyor, şehirde yaşamakla şehirli olunmadığı gibi. Köylülükten vazgeçmesek bile hiç olmazsa şehirde yaşamasını bilelim, azami biçimiyle de olsa.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.