Gönlümdeki Osman Hamdi Bey

Osman Bey Osmanlı tarihi içinde batılaşma dönemi içinde öne çıkmaktadır. Bugün dahi onun eseri olan ve halen en büyük Arkeoloji Müzesi onun eseridir. Güzel sanatlarda tabuları yıkan ve çok yönlü olan Osman Hamdi bey bu sefer bir tiyatro eserinde karşımıza çıktı.
İki bölümden oluşan oyun, Gülsün Siren Kınal tarafından kurgulanmış ve oyunlaştırılmış, Engin Gürmen tarafından can verilmiş.
İlk bölüm Osman Hamdi beyin İstanbul yılları ve yurtdışına çıkmadan yaşamından yansımaları görmekteyiz. Kuzeni ile arasından su sızmamakta ve evde yaşayan kuzeni evin bir çocuğu gibidir. Esma Osman Hamdi Beyin sırdaşıdır, oyun arkadaşıdır, kardeşi gibidir. Esma bir çok olaydan ve aile kararından da Osman Hamdi Beyden önce haberi olmakta bir çok haberi ona ulaştırmaktadır. O, Osman beyin bir anlamda evdeki gölgesidir. Babası devlette önemli görevdedir ve Osmanlı devletinin batının zorlamaları sonucu dönüşüm yaşadığı yıllardır. Her dönüşüm sancılıdır, o sancı aile içinde de hissedilmekte, aile çocuklarının devlet içinde önemli mevkide olmasını istemektedir. O mevkilere gelmek için yabancı dil ve batı bilgisi gerekmektedir, çünkü batı artık Osmanlı’dan ileridedir ve teknoloji ve yaşam kalitesinin ülkemize gelmesi için batıya öğrenci gönderildiği yıllardır.
Siyasi değişimin sancılarının olduğu yıllarda ülkede de köklü değişliliklere gebedir ve o değişiklikler sancıları ile birlikte hayata geçmektedir. Osmanlı hükümdarlığı zamanında resim, heykel gibi güzel sanatlar dalı pek gözükemezken, roman kahramanları henüz sayfalarda yerlerini almamıştı.
Osman Hamdi Bey Fransa’ya gider ve orada Hukuk eğitimine başlar ama gönlündeki resim eğitimine devam eder. Resim ve arkeoloji ile Fransa’da tanışır. O dönemde Fransa’da Osmanlı idaresine karşı örgütlenen Jön Türk hareketinden haberi olmasına rağmen uzak durur, o büyükelçilikte tercümanlık yaparak hayatına çeki düzen verirken Fransız bir kadına aşık olur ve onun ile evlenir. Evliliği İstanbul’da yaşayan Esma için büyük sürpriz olur, fakat o bu duruma içini kanatarak sessiz kalarak yanıt verir. Osman Hamdi artık Esma için beydir. Ve o günden sonra Bey eki ile hitap eder. Osman Hamdi Bey Fransa’da okulunu bitirmiş, Fransa’nın da içinde olduğu bir savaş ortamından uzaklaşarak Türkiye’ye döner.
Mithat Paşa’nın yanında Bağdat’a yabancılardan sorumlu adı altında bir mevki ile atanır. Bağdat o dönemde çok uzaktır ve bir çok yönden İstanbul’a göre geridir. Araplar yönetimden rahatsız ve zaman zaman olaylar çıkarmaktadır. O yüzden Osman Hamdi Bey eşini ve çocuğunu Bağdat’a götürmez. Orada da resim çalışmalarına devam eder, batı bakış açısı içinde doğuya özgü konuları büyük bir titizlik içinde tuvale işler. Bağdat günlerinde bir çocuğu daha olur. İstanbul’a döner. Yeni bir göreve atanır, Viyana büyükelçiliğine. Savaş Avrupa’dadır. Eşini götürmez Viyana’ya ama orada da eşinin adı ile aynı ismi taşıyan başka bir kadın ile evlenir. Marie bu durum karşısında Fransa’ya dönme kararı alır ve kızlarından birini alarak yoksulluklar içinde olan Paris’e döner. Paris savaş yorgundur, açlık ve yoksulluk şehri kuşatmıştır. Marie Osman Hamdi Bey ile ilişkisini tamamı ile kopartarak gitmiştir.
Viyanalı Marie isim değiştirmiştir, gençtir ve güzeldir. Onun da çocukları olur. Osman Hamdi Bey bu arada güzel sanatlar fakültesini kurulumuna öncülük etmiş, ders vermektedir. Arkeoloji müzesi kurulu için çalışmakta ve yeni bir binanın projesini çizmektedir. Bu arada arkeoloji eserlerinin yurt dışına habersiz çıkarılmasına karşılık bir kararını çıkartmıştır. O bir yanda resim yaparken, diğer yandan yer altından önemli eserlerin çıkarılmasına öncülük etmekte, bizzat kazı alanlarında kazıya katılmaktadır.
Zaman geçmiştir, yaşlanmıştır. Son yolculuğuna çıkmak üzeredir. Paris’ten gelen kara haber onu daha da yalnızlaştırmıştır. Geçmişi ile bir hesaplaşma içindedir sanki, kızının acısını içinde yaşatarak sona yaklaşır ve ölür. Marie ölümü üzerine İstanbul’a gelir ve Esma ile yüzleşir. İki seven kadın kaybettikleri sevgilinin arkasından göz yaşı dökerler ve ilk defa esma orada aşkını açıkça itiraf eder.
Oyunun içeriği kısaca bu şekildedir, oyun Osman Hamdi bey’in aşkları ve tutukları içinde Esma’nın tutkusu ve gölge gibi onu izlemesine şahitlik yaparız. Sahneye uyarlama, uygulama ve ışık ile bir bütün oluşturan oyun, tarihimizin derinliklerine başka bir açıdan bakışa sahnede canlandırılmasına seyirci olarak katkıda bulunduğumuza inanıyorum. Oyun kurgusu ve uygulaması açısından başarılıdır.

Yazan: GÜLSÜN SİREN KINAL
Yöneten: ENGİN GÜRMEN
Dramaturgi: ÖZGE ÖKTEN
Sahne Tasarımı: NİLGÜN GÜRKAN
Kostüm Tasarımı: Feyza Zeybek
Müzik: Selim Can Yalçın ve Barış Manisa
Işık Tasarımı: Kemal Yiğitcan
Efekt Tasarımı: Nesin Coşkuner
Yönetmen Yardımcısı M.DERYA KILIÇ-EMRE NARCI- ENES MAZAK
Süre2 PERDE / 2 SAAT
Oyuncular
Aslı Narcı, Ayşen Çetiner, Tolga Yeter, Engin Gürmen, Vildan Gürelman, Emre Narcı, Enes Mazak, Nurseli Tırışkan, Cem Uras, Ceysu Aygen, Murat Derya Kılıç, Yağız Pala

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.