Hazar Gölü’nde batık kent

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi’nce desteklenen ‘Elazığ Hazar Gölü Batık Yerleşimi Arkeolojik, Jeofizik ve Jeolojik Araştırması’nın 2 yıllık bulguları açıklandı.


İTÜ Ayazağa Yerleşkesi Süleyman Demirel Kültür Merkezinde düzenlenen basın toplantısında konuşan, proje yürütücüsü ve su altı arkeoloğu Dr. Çiğdem Özkan Aygün, Elazığ ili sınırları içinde yer alan Hazar Gölü’ndeki batık yerleşimin, Kilise Adası etrafında yer aldığını anlattı.


Kültür Bakanlığı’nın izniyle 2005 yılında başlatılan projenin halen İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Okan Tüysüz ve Uygulamalı Jeofizik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emin Demirbağ’ın başkanlığındaki ekiplerle işbirliği ile gerçekleştirildiğini anlatan Aygün, yapılan dalış ve sismik araştırmalarla batık yerleşiminin tarihsel geçmişine ve nasıl sular altında kaldığına ışık tutulmaya çalışıldığını söyledi.


Suların azalmasının ardından gölün yüzeyine iki kulenin çıktığını kaydeden Aygün, şunları söyledi:


“Gezginlerin hatıralarında bu bölgede, 11-12. yüzyıllarda dini merkez haline gelen bir kiliseyi de barındıran 50-60 haneli Dzovk adlı bir yerleşim yerinden bahsediliyor. Yerleşim yeri, 1784’teki büyük depremden sonra yavaş yavaş sular altında kalmaya başlamış. Yerleşim yerinin 1830’larda tamamen terk edildiğini tahmin ediyoruz. Araştırmalarımızda su altındaki yapıların tarihlerinin yaklaşık 4.-6. yüzyıla kadar gittiği belirlendi. Kilise Adası üzerinde ise 12-13. yüzyıllara ait seramik parçaları bulundu. Su altında, depremle yıkılan yerler hariç, yapıların çok iyi durumda olduğu belirlendi. Su altındaki yerleşim, iki savunma duvarı ve bunlarla bağlantılı gelişen diğer yapılardan oluşuyor. Savunma duvarlarına bağlı inşa edilmiş ve halen ayakta duran 14 adet yapı da çalışma sonucu harita üzerinde işaretlendi.”


Deprem ölçümünde kullanılan araçların ilk kez bir arkeolojik kalıntı için kullanıldığını da kaydeden Aygün, “Bu kadar sağlam kalmış bir yerleşim yerini daha önce görmemiştim. Tek dezavantajı görüş mesafesinin az olması. Bu bölge kontrollü olarak dalış turizmine açılabilir. Dalış yapamayanlar için şeffaf asansör gibi projeler geliştiriyoruz. Çalışmaya, uygun şartların sağlanabilmesi durumunda gelecek yıl da devam edeceğiz” diye konuştu.
Prof. Dr. Okan Tüysüz de gölün, Doğu Anadolu fayı üzerindeki aktiviteler sonucu oluştuğunu belirterek, “Gölün içinde aktif fay var. Buna rağmen halen etrafında plansız yerleşim yerleri mevcut” dedi.

1035160cookie-checkHazar Gölü’nde batık kent

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

seventeen − six =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.