Hükümetin farkı

Nisan 2009 yılında yapılan seçimler sonucunda % 44 oy alarak 26 milletvekili kazanan Ulusal Birlik Partisi, ülkenin 22. Hükümetini Derviş Eroğlu Başbakanlığı’nda kurmuştu. Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra Mayıs 2010’da İrsen Küçük Başbakanlığı’nda UBP hükümeti yolunn devam etti. Bugün gelinen noktada UBP Hükümeti görevine devam ediyor. Ulusal Birlik Partisi’ni tek başına iktidara getiren büyük seçmen kitlesi, CTP koalisyon hükümetlerine bazı önemli kounlardaki tepkisi nedeniyle oylarını UBP’den yana kullanmıştı. UBP hükümetinin Mayıs 2009 öncesini unuttuğu izlenimi verilen bazı hükümet kararlarının yeniden düşünülmesi ve geçmişten ders alınarak geleceğe doğru yolda yürünmesi amacıyla bazı uyarıların yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Ülke ekonomisinde yaratılan yıkım, partizanlık, kayırmacılık, Türkiyeli-Kıbrıslı ayrımcılığı ve Türkiye’ye kafa tutmaya kalkan hırçın yaklaşımlar sonucunda CTP hükümetlerinden bıkan geniş seçmen kitlesi, UBP’yi tek başına iktidar yapmıştı. Peki, UBP hükümeti, kendilerini bu koltuklara getiren seçmenin beklentilerine ve hassasiyetlerine dikkat ediyor mu?

CTP koalisyon hükümetlerine en büyük tepki, seçmenden kopmuş, “ben yaptım oldu” mantığıyla karar alan, ülkeyi Anavatandan koparan politikalar nedeniyle olmuştu. CTP’nin erken seçim kararı almasının arkasında yatan neden de Anavatanla birlikte bir ekonomik programı uygulamaktan korkması idi. Peki, bugün ekonomik programı yürütmek konusunda kararlı davranan UBP Hükümeti, CTP’nin düştüğü diğer yanlışlar konusunda bilinçli davranıyor mu? Ülkede sahte bir nüfus tartışması yaratan, Türkiye ve Türkiyeli düşmanlığı üzerinden siyaset yapmaya çalışan kesimlerin hemen hemen tamamı, UBP’ye geçmişlerinin hiçbir döneminde oy vermemişler ve destek olmamışlardır. Bugün UBP hükümetinin politikalarını bu sahte gündemlerle yönlendirmeyi başarmaları, hükümetin ağaçlar arasında kaybolup ormanı görememesi anlamına geliyor.

Kıbrıs Türklerinin adada sonsuza kadar var olma ve bağımsız kalma iradelerini yaşama geçirmenin tek yolu, Anavatanlarıyla birlikte uyum içinde çalışmalarıdır. Ülkedeki Türkiye vatandaşlarına yönelik olarak gerek nüfus tartışmaları ve gerekse de vatandaşlık durdurma kararlarıyla mesaj verilmeye çalışılması, Türkiye’nin ülke ekonomisinin ayakta durması için ekonomik programa yönelik ısrarlı duruşundan duyulan rahatszılıktan kaynaklandığı izlenimi veriyor. Bu yanlış tavır, iki ülke ilişkilerinde onarılmaz yaralar açabilecek ve ileride Kıbrıs Türklerini yalnızlaştırabilecek çok tehlikeli bir oyundur. Bu oyunu oynamak kolay, ancak sonuçlarına katlanmak çok zor olacaktır.

Kamu görevlisi doktorların bir sendikasının kamu otoritesi ve devlete kafa tutar biçimde vatandaşlık konusunda sağlık raporu vermemeye dönük tavırlarına teslim olarak vatandaşlıkları durdurduğunu açıklayan hükümet (eğer Başbakan ve İçişleri Bakanı’nın bir neden dolayısıyla bu konuda anlaşmazlık içine girip vatandaşlıkların durdurulduğu söylentisi gerçek değilse), ülkeyi yönetme hakkından vazgeçiyor demektir. Bu sorun, özel hastanelerin de sağlık raporu verebilmelerinin yolu açılarak hemen çözülebilirdi. Bunun dışında, görevini yapmayan doktorlar hakkında disiplin işlemi başlatılacağı ve işlerini yapmadıkları takdirde görevlerine son verileceği açıklaması yapılması bile bu konuda sonuç alıcı olabilecekti. Ne var ki hükümet, CTP hükümetlerinin bile cesaret edemediği bir şekilde vatandaşlıkları durdurduğunu açıkladı. Bu kararın iki ülke ilişkilerine etkisinin olumsuz olacağı açıktır.

Bir ülkeyi 200 bin nüfuslu bir köye dönüştürerek gelecekte Rumların azınlığı olmaya mahkum etmek istemiyorsak, ilkeli bir şekilde, ülke ekonomisine ve toplumsal yaşamına katkısı olabilecek biçimde ülke nüfusunu arttırmaya çalışmalıyız. AB bütünleşmesi, ABD’nin çekilişle vatandaşlık vermesi, Kanada gibi ülkelerin göçmen nüfustan ve vatandaşlık vermekten çekinmemesi, Rum kesiminin bile 400 binin üstünde kişiye vatandaşlık vermesi karşısında ülkemizi köye çevirme mentalitesinde yaşamaya devam mı edeceğiz?

Bu konularda yazmaya devam edeceğim. UBP hükümetinin CTP hükümetlerinden farkını görmek istiyoruz. Bu farkı göremediğimiz noktada da uyarılarımız devam edecek. Bu konuda sürpriz duyumlar ve haberler içerecek yazılarımızı bekleyiniz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.