HOLLANDA… Bir parça çikolata, bin parça mutluluk, bin parça anlam

Bir parça çikolatadan elde ettiğimiz mutluluk ne kadar gerçekçi? 

Ya da bu mutluluğun yerini başka ne doldurabilir? 

Araştırmalar gösteriyor ki çikolatanın kokusu bile beyinde mutluluk hormonu olan serotonini artırmaya yetiyor. Bu bilgi beni, ta Rotterdam’a ilk geldiğim zaman, ders çalışmak için gözde mekânlarımdan biri olan Chocolate Company’e kadar götürüyor.

İçine girildiği anda farklı bir dünyaya çekiyor sizi kendi yaptıkları çikolataların kokusuyla. Öyleki kendilerini misafirperverliğin ve zanaatkarlığın birleştiği nokta olarak tanıtıyorlar. Sadece çikolata dükkânı olmakla kalmayıp birbirinden farklı yiyecek ve içecek alternatifleri de sunuyor müşterilerine. Malûmunuz, salgın nedeniyle Hollanda’da kafeler paket servise başlayınca, bu kokunun yerini doldurabilecek başka bir çikolata markası aramaya koyuldum. 

Reyonları gezerken birbirinden farklı renk seçenekleriyle beni kendine çeken “Tony’s Chocolonely” markasının karamel parçacıklı deniz tuzlu çikolatasını aldım; gittim evime… Turuncu renkli bu kâğıt ambalajı açtığımda gördüğüm, çikolatanın üstüne sarılı alüminyum, beni bir anda aldı götürdü çocukluğuma. 2005 yılında vizyona giren, Tim Burton yönetmenliğinde olan Charlie’nin Çikolata Fabrikası adlı film sanıyorum ki, özellikle Z kuşağının çocukluğunun unutulmaz filmlerinden biridir. Roald Dahl’ın ünlü romanından yapılmış filmi hatırlarsınız, çikolata fabrikası sahibi Willy Wonka’nın çikolata ambalajlarının altına saklı 5 altın bileti bulan çocuğa yıllardır esrarengiz ve kapalı olan fabrikasına girme hakkı tanımasıyla şekillenen bir hikâye. Benim de en sevdiğim filmlerden biri olan, her izlediğimde tekrar çocukluğuma döndüren bu filmden, Tony’s Chocolonely’de bir parça bulmak beni daha da çekti kendine.

Çocukluğuma dönmenin heyecanıyla üstündeki alüminyumu da açtıktan sonra aslında elimde tuttuğum o çikolata barının çok daha derin bir anlamı olduğunu anladım. Alışık olduğumuz her tarafı eşit ve kare veya dikdörtgen şeklinde parçalara bölünmüş çikolata barlarından çok daha farklıydı bu. 

Hiçbir parçası birbirine eşit olmayan çikolata barlarına sahip olan bu Hollandalı çikolata markası, çikolata endüstrisinde bu kadar eşitsizlik varken, biz niye çikolata barlarımızı eşit tutalım diyerek çıkmış kendi yoluna… 

180 gramlık çikolata barlarında her biri birbirinden farklı parçaların oluşunu hem kendilerine hem de tüketicilerine endüstri içindeki hakların eşit paylaşılmadığını hatırlatmanın simgesine dönüşüyor. 

Çikolatanın geçmişi bundan tam dört bin yıl öncesine dayanmakta… Bize mutluluk kaynağı olarak sunulan çikolata o zamanlardan beri kölelerin ve çocuk işçilerin çalıştırılmasıyla elde ediliyor. 

Tony’s Chocolonely, yasadışı çocuk işçiliğine ve modern köleliğe karşı çıkmakta, bu emek sömürüsünü tamamen yok etmeyi âdeta bir misyon haline getirmektedir. Bu nedenle, paketlemeden kakao çiftçiliğine kadar her aşamada sürdürülebilirliği ön planda tutuyorlar. 

Anlayacağınız, Hollanda markası olan Tony’s Chocolonely ile yeni bir mutluluk arayışım beklemediğim bir farkındalık da yarattırdı bana. 

Ve öyleki bir parça çikolata, bin parça mutluluk belki de bin parça anlam yükledi bana. 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

18 − eleven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.