Hrant Dink (adı aşk)

1956 senesinde, su siiri yazmis Nazim Hikmet RAN… ”Çinari yikmak için baltayi köküne vururlar, evi yakmak için sokarlar kundagi temele. / Kartal uçamaz olur kanadi kirilinca, düsünebilir miyiz basimiza vurulunca ? / Onlar köküdür memleketin, dallara yürüyen su bu kökte saklidir. Onlar umudun temeli, onlar kanadi hürriyetin, halkin aklidir. / Kaç kere kaç yerde baltalandi kök, yürümez oldu su, dallar kurudu. Kirildi kanat, öldürdüler akli. Ve sonra yolladilar insanlari salhaneye. Çünkü böyledir asrimizin gerçeklerinden biri. ” Hrant DINK, masum bir Türkiyeli, bir Türkiye Cumhuriyeti yurttasi, bir Ermeni, bir barissever, kendi sözleriyle hatirlarsak ”bu topraklari alip gitmek için degil, bu topraklarin gelip dibine girmek için, topragin kendisi olmaya hasret”, yürege, sevgiye, vicdana, saygiya, diyaloga, empati kültürüne davet eden bir akarsu…1954 senesinde Malatya’da dogan 19 Ocak 2007 senesinde Istanbul’da, ilk sayisini 5 Nisan 1996 da yayimladigi AGOS Gazete binasinin önünde kursunlanarak…” Kaç kere kaç yerde baltalandi kök, yürümez oldu su, dallar kurudu…”

Oprah WINFREY diyor ki, ”Kendinizden nefret etmeden basklarindan nefret edemezsiniz”. Cinayet zanlilari bu sözü düsünmeliler bence. Herkesin hayati degerlidir, dogmak, yemek-içmek-giyinmek, büyümek, barinmak, yuva kurmak herkesin, her zaman, her yerde ve her durumda hakkidir. Unutmamak gerekir ki, Özdemir ASAF’in ögretisi gibi, ”BASKA’SIZ SAYGI OLMAZ”…
Görünenin ve gösterilenin ardinda, göremedigimiz bir gerçek olabilecegini de hiç unutmamamiz gerekir bence.
1991 senesinde Bakanlar Kurulu Kürtçe konusma ve sarki söylemeyi serbest birakmis, Ahmet KAYA, linç kültürüyle karsilastigi bir aksam, ne demisti ki, kimileri önyargiyla yanlis anladilar ve bence olmamasi gereken, olanlar yasanildi ve yasatildi, simdilerde Kürtçe Pop Star Yarismalari düzenleniyor, ne güzel, Ahmet KAYA adina bir vefa ödülü düsünülecek mi diye merak ediyorum dogrusu.
Sene 1993 senesinde de Gazeteci- Yazar Ugur MUMCU… ”Kirildi kanat, öldürdüler akli. Çünkü böyledir asrimizin gerçeklerinden biri…” diyor ya Nazim Hikmet RAN…
2011 in ilk ayini yasamaya devam ediyoruz, maziye bakinca, yüregimizi yakan insanlik suçlarini hatirliyoruz, bir daha yasanmasin diye, bildigimiz ve bilmedigimiz dillerde dualar ediyoruz.
2009 un yaz aylarinda gazetede bir haber okumustum, 75 yasinda ve Atina’da geçirdigi beyin kanamasi sonucu hayatini kaybeden Ermeni sanatçi Aram TIGRAN’ in Diyarbakir’da gömülme istegine, Ankara’dan olumsuz cevap gelmis ve ailesi, sanatçinin cenazesinin Brüksel’ de defnedilmesine karar vermis. Empati dedigimiz hadise çok önemli bence…
Konservatuarda ”Ses Egitimi’ hocam olan Ruhi SU’ dan duymustum, Hitler Almanyasini terkeden Carl EBERT, ATATÜRK’ün istegi üzerine 1936 da Ankara’ya gelmis, Türk Devlet Tiyatrosu ile Konservatuari’nin kurulusunda bulunmus.
Carl EBERT’ in oglu Peter EBERT de, Londra’da düzenlenen ”ATATÜRK, 21.Yüzyil Lideri” konulu konferansta konusarak, ”Atatürk’ün babami Ankara’ya daveti, tüm ailemize hayat vermistir”, demis.
Hayat herkese içsel yolculugunu da yaptiriyor, bu hayata birakilacak izleri de biraktiriyor.
Nice güzellikler yasanir ve yasatilirken, yeryüzünün çeliskisi gerçegi gibi nice çirkinliklere de tanik oluyor insanlar…Ülkelerin hudutlari, insanligin hudutlarini çizemiyor. Sevgi sonsuz, ask sonsuz, baris sonsuz, hürriyet sonsuz…
Ne çare, çogunluk, insanligin sonsuzlugunu hayal bile edemiyor…
Iki gönül birbirini çok yakin hissedince, birbirinden vazgeçmeyince, bu dünyada dokunalim birbirimize ve birbirimize ait hissettigimizi haykiralim sessizce demek için nikahlar kiyilir.
Bazen hastanede, bazen hapishanede bile kiyilir nikahlar. Tipki Ruhi SU Hocam ve Sidika SU Teyzemin,siyasi tutuklu olarak bulunduklari hapishanede, nikah kiydiklari gibi…Askin ne hastanesi ne de hapishanesi vardir, ask her yerde hürdür…
Sevgili Hrant DINK ile Rakel DINK de gerçek asiklardir. Sevgili Rakel, kocasini kaybettigi zaman, ”ülkenden ayrilmadin, benden ayrilmadin sevgilim” diye yürekten yanarak sesleniyordu, sevmeyi bilmeyen insanlara, en zor aninda, sevgiyi haykiriyordu. ”HISUS” sahidim diyordu…Gazeteler konusmasinin tamamini yayinliyordu, sadece HISUS sözünü yazmiyordu…
Sair Özdemir ASAF diyor ki, ”Sevgiden ad yapiliyor… Mutlu’dan ad yapiliyor… ASK adinda ne bir kadin gördüm ne de bir erkek… Bu korku neden? ” ve diyor ki, ”Tarihteki en önemli ölüm, insanin ölümüdür.”

Yüce Allah, herkesin yüregine sevgi eksin…Rakel DINK’in yasadigini, yeryüzünde hiç bir seven kadina yasatmasin.
Yeryüzünde hümanizm azinligi, gerçegimiz, ama çogalmak hayalimiz …
John LENNON da benzer kaderi paylasti Hrant DINK’le, Yoko ONO da Rakel DINK’ le…
Suçlari insan olmak, esas adlari ASK…
Bir gün, bir yerlerde dogan çocuklara, korkusuzca ASK adi verildigi zaman, sairler de, yazarlar da, sanatçilar da huzur duyacak, bosa gitmedi öldügümüz ve öldürüldügümüz diye gülümseyecekler cennetten…
Onlar, ruhlarindan baska hiç bir sey götürmeyeceklerini biliyorlardi, onlarin adi Nazim, Ahmet, Ugur, John, Hrant olsa da, esas adlari ASK’ti.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

two − 1 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.