İkizdere’de taş ocağı uğruna 2 bin dekarlık orman yok olacak!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Yılda 312 gün dinamitli patlatma yapılması planlanan Rize-İkizdere’deki taş ocağı projesinde çıkarılan malzeme İyidere’de Cengiz İnşaat’ın yaptığı liman projesi için kullanılacak…

Rize’nin İkizdere ilçesinde taş ocaklarına karşı direniş sürüyor. Ormanlık alanda taş ocağı açılmasına tepki gösteren yerel halk iş makinelerinin çalışmasını engelliyor. Bir yanda jandarmalar, diğer yanda ise pandemi kısıtlamalarının ortasında yaşam alanlarını, ormanları, suyu ve toprağı savunmak için direnen halk var. İkizdere Dernekler Federasyonu (İDEF) Başkanı Ziya Yıldırım, “Bizim büyüklerimiz bu ormanların kıyısında inek yetiştirdi ve o ineklerin sütünü satarak çocuklarını okuttu” sözleriyle bölgedeki ormanların yerel halk için önemini özetliyor ve “bu ormanı kaybetmek istemiyoruz” diyerek iş makinelerinin vadiden çekilmesini, taş ocağı projesinin iptal edilmesini talep ediyor.

Rize’nin İkizdere ilçesinde günlerdir taş ocağına karşı direnen köylülerin isyanı sürüyor. Yarın akşam saatlerinden itibaren tam kapanma başlayacak ve muhtemelen Cengiz İnşaat’ın vadideki taş ocağına karşı direnen köylüler için sokağa çıkma kısıtlamasını ihlalden dolayı cezai işlem uygulanması bir tür caydırma aracı olarak kullanılacak. Ancak yerel halk vadiye giren iş makinelerini geri göndermek için direnmeye kararlı görünüyor.

PROJE BAKANLIKTAN, İŞLETME MÜTEAHHİT FİRMALARDAN

Günlerdir Türkiye’nin gündeminde olan İkizdere’de, vadinin iki yakasında bulunan Şimşirli ve Cevizli köyleri sınırlarında iki ayrı taş ocağı açılmak isteniyor. Aslında bu taş ocaklarının proje sahibi devlet. Yani resmi olarak ilgili kurumlara başvuruyu Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Trabzon 11. Bölge Müdürlüğü yapıyor. Taş ocağını işletecek olan yüklenici firma ise Mehmet Cengiz’in sahibi olduğu Cengiz İnşaat.

YAKLAŞIK 2 BİN DEKARLIK ORMAN ARAZİSİNDE TAŞ OCAĞI RUHSATI

İkizdere’deki iki ayrı orman arazisinde izin verilen taş ocaklarının her birinden yılda 15.724.800 ton malzeme çıkarılması planlanıyor. Cevizli yakasındaki taş ocağı 97.88, Şimşirli kısmındaki ise 98.11hektarlık ruhsat alanından oluşuyor. Bu, tamamı gürgen, kayın ve akçaağaç gibi türlerin ağırlıklı olduğu ormanlardan oluşan yaklaşık 2 bin dekarlık alandan yılda toplam 31.449.600 ton taş çıkarılacağı anlamına geliyor.

DEVLET ELİYLE SEL VE HEYELANA ZEMİN HAZIRLANIYOR

Zemindeki bazalt kayaçları patlayıcı ile çıkarabilmek için de yüzeydeki yaklaşık 20 santimlik bitkisel toprağın da tamamen kazınması gerekiyor. Vadinin doğusundaki Cevizli köyündeki taş ocağı ruhsat sahasında hem düzenli akan hem de mevsimsel akışlı dereler bulunuyor. Her iki taş ocağı sahası da bir tür yüzeye düşen yağışın su toplama alanı niteliğinde. Orman örtüsünün yok edilip, yüzey toprağının da sıyrılmasıyla birlikte zaten son yıllarda sellerle boğuşan bölgede yeni sel ve heyelan alanlarının yaratılmasına devlet eliyle zemin hazırlanıyor.

ÇIKAN MALZEME LİMAN VE YOL PROJELERİ İÇİN KULLANILACAK

İkizdere’de bunca büyük tahribat uğruna yapılmasında ısrar edilen, yerel halkın direnişine karşın kolluk kuvvetleri eşliğinde iş makinelerinin vadiye, ormanlara sokulması istenen taş ocağının gerekçesi, Trabzon-Rize sınırında, İyidere ilçesinde projelendirilen ve Eylül 2020’de ihalesi Cengiz İnşaat’a verilen İyidere Lojistik Limanının inşaatı.

İHALEYİ CENGİZ İNŞAAT VE ORTAĞI YAPI&YAPI FİRMASI ALMIŞTI

Cengiz İnşaat’ın Yapı & Yapı İnşaat ortaklığı ile bu ihaleyi 1 milyar 370 milyon TL’ye aldığı belirtiliyor. İhale sözleşmesine göre liman inşaatının 2023 sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor. Bu nedenle inşaat sahasına yakın bir alandan seçilen İkizdere’deki taş ocağında ısrar ediliyor. Lojistik limanı projesine göre terminal sahası için denizde dolgu yapılacak. Bunun için de İkizdere vadisinin ormanlarının altında yatan bazalt kayalıklar parçalanıp kamyonlara taşınarak denize boşaltılacak. Çıkarılacak kayaçların bir kısmının da bölgedeki yol projelerinde kullanılması planlanıyor.

YEREL HALK TAŞ OCAĞI PROJESİNE DAVA AÇTI

Yöre halkı işte bu büyük yıkıma karşı direniyor. Yüklenici firmalar adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Trabzon 11. Bölge Müdürlüğü taş ocakları için iki ayrı başvuru yapmıştı. Cevizli ve Şimşirli köylerinin sınırlarında, birbirine bakan iki yamaç orman arazisinde projelendirilen taş ocaklarına verilen ÇED Gerekli Değildir Kararının iptali için yöre halkı geçtiğimiz ay dava açtı. Ancak yargı süreci devam ederken, bütün ülke genelinde olduğu gibi burada da iş makineleri alana girdi ve yerel halk ayağa kalktı.

YILDA 312 GÜN 24 SAAT ÇALIŞACAK TAŞ OCAĞI

Taş ocakları için hazırlanan proje tanıtım dosyalarında yer verilen bilgilere göre Rize-İspir karayolunun kıyısında bulunan ocaklarda yılın 12 ayında 312 gün ve 24 saat çalışma süreceği belirtiliyor. Ayrıca açılacak taş ocaklarının faaliyeti İyidere’deki lojistik limanının inşaatının bitmesiyle de sona ermeyecek. Şimşirli’de 8 yıl, Cevizli’de ise 4 yıl boyunca faaliyetin sürdürüleceği belirtiliyor.

HER GÜN PATLATMA YAPILACAK

Taş ocaklarının çevre üzerindeki etkisinin tartışılmaz boyutta olacağı ortada. Ancak çalışmalar sırasında tonlarca patlayıcı kullanılacak olması ayrı bir sorun. Süreli bir liman projesinin zamanında yetiştirilmesi telaşıyla yapılacak olan çalımalar sırasında her bir ocakta yılda 312 patlatma yapılacağı belirtiliyor. Bu da her güne bir patlatma anlamına geliyor.

PROJE YERİ ‘YAKIN’ DİYE SEÇİLMİŞ

Taş ocağı için hazırlanan proje tanıtım dosyasında neden bu bölgenin seçildiğinin gerekçesi ise şöyle özetleniyor: “Bölgenin jeolojik ve topoğrafik yapısı nedeniyle bazalt ocağı işletmeye müsait olması; Tüketim yerlerine yakınlığı, ulaşım özellikleri ve ekonomik hammadde temini göz önünde bulundurulmuş ve söz konusu proje alanı uygun görülmüştür.”

BİR YANDAN KIRSAL KALKINMA DESTEĞİ BİR YANDA YIKIMA DESTEK

Devlet bir yandan kırsal turizm, ekolojik tarım, arıcılık, kırsal kalkınma gibi söylemlerle kırsalda yaşayan halkın yerinde yurdunda kalması için projeler üretip destekler verirken, diğer yanda da aynı bölgelerde yıkım projelerini hayata geçirmesi Türkiye’nin yaman çelişkisini gösteriyor. Özetle bir yandan don biçilirken, diğer yandan da kefen biçiliyor.

FINDIKLI BELEDİYESİ KADIN KOROSUNDAN DİRENİŞE DESTEK

İkizdere’de ağaçlar için, su ve toprak için, yaşam için direniş sürüyor. Fındıklı Belediyesi Kadın Korosu da yerel halkın direnişine söylediği şarkılarla destek verdi. Direnişçi köylüler de kadın korosunun söylediği şarkılara alkışlarla eşlik etti.

TAŞ OCAĞI İÇİN ÖZEL FİRMA ÇEKİLDİ, BAKANLIK DEVREYE GİRDİ

Konuyla ilgili görüşüne başvurduğumuz İkizdere Dernekler Federasyonu (İDEF) Başkanı Ziya Yıldırım, daha önce 2019’da SR Tarım adlı özel bir firma tarafından bazalt ocağı projesi için izin verildiğini ancak açtıkları dava sonucu bu girişimin iptal edildiğini belirtiyor. Ancak bu kez de Ulaştırma Bakanlığı ÇED başvurusu yapıyor ve yüklenici firmaların bu alanda çalışmasının önü açılıyor.

İDEF BAŞKANI YILDIRIM: ‘BU ORMANI KAYBETMEK İSTEMİYORUZ’

Bizim büyüklerimiz bu ormanların kıyısında inek yetiştirdi ve o ineklerin sütünü satarak çocuklarını okuttu” diyen Ziya Yıldırım, bölgenin ormanlık dokusunun kaybedilmesine karşı çıktıklarını ve taş ocağı projesinin durdurulmasını istediklerini dile getiriyor: “Avrupa’da böylesi ormanları görmek için para veriyorsunuz. Biz burada bedava gösteriyoruz. Bölgemiz eko-turizme uygun. Doğaya zarar vermeden, betonlaşma olmadan yapılacak projeleri destekliyoruz. Bu ormanı kaybetmek istemiyoruz.”

Önceki haberCHP, HDP, EMEP, Sol Parti’den 1 Mayıs yasağına tepki: Önlem alınarak kutlanabilir
Sonraki haberKıbrıs konferansında sona gelindi
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three + twenty =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.