İkizköylüler aylardır neden orman nöbeti tutuyor

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Özelleştirilerek Limak-İC İçtaş ortaklığına verilen termik santral bölgedeki ormanları yuttu. İkizköylüler geriye kalan 740 dekarlık son ormanlık alanın da termik santral uğruna yok edilmesine karşı çıkıyor…

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de yerel halk aylardır bölgedeki ormanların termik santral için yok edilmesine karşı nöbet tutuyor. Türkiye’nin dört bir yanında orman yangınları sürerken İkizköy’de ormanları korumak için gece gündüz direnen köylüler önceki gece jandarma tarafından sürüklenerek alandan uzaklaştırılmaya çalışıldı. Geceyi jandarma bariyerinin önünde geçiren İkizköylüler, ellerinde kalan son doğal alan olan Akbelen ormanının kömürlü termik santral için yok edilmesine karşı direnişlerini sürdürüyor. Köylülerin aylardır Akbelen ormanında gece gündüz nöbet tutmasının nedeni ise Limak-İC İÇTAŞ firmalarının ortaklığında kurulan Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve ticaret A.Ş’nin hala ÇED’siz kapasite artırımı yapmak istemesi. Bölgedeki ormanları yutan kömürlü termik santralin, İkizköy’de 740 bin metrekarelik ormanlık alanı yok etmek istemesine yerel halk karşı çıkıyor.

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de yerel halk aylardır bölgedeki ormanların kesilmemesi için gece gündüz nöbet tutuyor. Köylülerin Akbelen Mevkii’ndeki ormanı korumak istemelerinin nedeni ise bölgede bulunan ve 2014’te yapılan özelleştirmenin ardından Limak-İC İÇTAŞ firmaları ortaklığına devredilen Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve ticaret A.Ş’nin yeni kömür sahası talebinde bulunması.

YANGININ TEHDİDİ ALTINDAKİ TERMİK SANTRAL İÇİN ORMAN KIYIMI

Milas’ta çıkan orman yangını, tartışmaların odağındaki termik santrallerden biri olan Kemerköy Termik Santralini de tehdit eder hale gelmişti. Ancak aynı bölgedeki Akbelen Ormanının yine termik santral için açılacak kömür madenine kurban edilmek istenmesi Türkiye’nin çevre ve orman politikalarındaki tutarsızlığın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

2014’TE ÖZELLEŞTİRİLEREK LİMAK VE İÇTAŞ’A DEVREDİLDİ

Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine yakıt sağlamak için bu bölgede 1979 yılından bu yana linyit madeni (kömür) çıkarılıyor. Bölgede yıllardır giderek genişleyen toplam 5 ruhsat sahası var ve 1979-2014 yılları arasında Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ) tarafından taşeron firmalar aracılığı ile işletilen kömür sahalarının işletme hakkı da termik santrallerin özelleştirilmesinin ardından Aralık 2014’te Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş’ye devredildi.

İkizköylülerin Nisan 2021’deki eyleminden bir kare

İKİZKÖY’DE 740 DEKARLIK ORMANDA KESİM YAPILMAK İSTENİYOR

Bunun ardından ise ruhsat birleştirme yoluna gidilerek, İkizköy’deki Akbelen sahasını da kapsayan bölgede 23 bin hektarlık yeni kömür madeni sahası açılmak isteniyor. ÇED’den muaf tutularak çalıştırılmak istenen yeni maden sahasında İkizköy Akbelen Mevkii’ndeki 740 bin metrekarelik ormanlık alan da yer alıyor.

ZEYTİNLİKLER VE TARIM ARAZİLERİ DE TEHDİT ALTINDA

Yerel halkın verdiği bilgilere göre Akbelen mevkiindeki 740 dönümlük doğal ormanlık alanda Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ’ye maden işletme izni verilirken, alanın tamamen ağaçsızlandırılmak istendiği belirtiliyor. Aynı şekilde ormanlık alanı çevreleyen ve İkizköy, Çamköy ve Karacahisar mahalleleri sınırları içinde kalan 3000 dönümlük zeytinlik ve tarım alanı da aynı şirket tarafından satın alınmak isteniyor.

15 KİLOMETRE BOYUNCA UZANAN DEV KÖMÜR OCAKLARI

Son günlerde orman yangınlarıyla boğuşan bölgede termik santral yıkımına karşı ormanlarını koruma mücadelesi vermeleriyle gündeme gelen İkizköy halkı aslında 2 yıldır konuyla ilgili mücadele yürütüyor. 1979’dan beri Muğla’daki termik santrallere yakıt sağlayan ve neredeyse kesintisiz 15 km boyunca uzanan açık ocak linyit madeninin, çevresel etki değerlendirme sürecinden (ÇED)’den muaf tutulmasına yerel halk tepki gösteriyor.

AKBELEN ORMANINDA NÖBET NASIL BAŞLADI

Kömür sahası olarak ayrılan Akbelen ormanındaki ağaçların kesilmesi amacıyla Kasım 2019’da harekete geçen Milas Orman İşletme Müdürlüğünün çalışması, İkizköylülerin müdahalesi ile durdurulmuştu. Ardından yüzlerce imzalı dilekçe ile yapılan başvuru sonucu Orman İşletme Müdürlüğü kesimi 2020 yılı programından çıkardı. Akbelen’de 2019’da başlatılan kesim çalışmalarını ‘endüstriyel plantasyon’ çalışması olarak açıklayan Milas Orman İşletme Müdürlüğü’nün bu açıklamasına karşın, İkizköylüler, işletmede olan maden sahasına sadece 500 metre mesafede bulunan orman alanının maden için kesileceğini savunmayı sürdürdü.

BAKANLIK AÇIK MADEN OCAĞI İÇİN İZİN VERDİ, HALK NÖBETE BAŞLADI

Daha sonra yaşananlar İkizköylülerin haklı olduğunu ortaya çıkardı ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 18 Kasım 2020 tarihli oluru ile İkizköy sınırları içinde YK Enerji adına maden açık işletme izni verildiği ortaya çıktı. İkizköylülerin komşu köy Karacahisarlılar ile ortak kurdukları Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK)’un yaptığı bilgi edinme başvurusuna verilen yanıtla ortaya çıkan açık maden işletmesi izninin iptali için harekete geçen yerel halk, bir yandan da Akbelen ormanının kesilmesini engellemek için eylem yapmaya, alanda nöbet tutmaya başladı.

KÖYLÜLER AĞAÇ KESİMİNİ ENGELLEDİ

YK Enerji görevlileri ile Milas Orman İşletme Müdürlüğü çalışanlarının birlikte 31 Mart 2021 tarihinde Akbelen orman alanına girdiğini gören İkizköylüler, kısa sürede toplanarak sahaya gittiler ve İdare’nin araçlarının önünü keserek çalışmayı engellediler. Orman işçilerinin haber vermesi üzerine sahaya gelen Milas Orman İşletme Müdürlüğü yöneticileri, ormanın Orman Genel Müdürlüğü’nün olur kararı ile linyit işletmesine tahsis edildiğini ve kesimin kanuni olduğunu savundu. Bunun üzerine İkizköylüler “ormanlarımızın kömür madeni için feda edilmesine asla rıza göstermiyoruz” diyerek kesim çalışmalarının durdurulmasını istediler.

BAKANLIK OLUR’UNUN İPTALİ İÇİN DAVA AÇILDI

KARDOK Derneği, Nisan 2021’de Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ormanlık alanda verdiği açık maden işletmesi izninin iptali için Muğla 1. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ancak yıllardır kömür madeni yıkımıyla karşı karşıya yaşayan yerel halkın yaşam alanlarını korumak için verdikleri mücadele yalnızca hukuki alanda değil.

ARAZİLERİNİ SATMAK İSTEMEYEN KÖYLÜLERE KAMULAŞTIRMA TEHDİDİ

Akbelen Ormanı, 2019 yılından beri linyit madeni sahasının genişletilmesi için YK Enerji tarafından satın alınmak istenen İkizköy, Karacahisar ve Çamköy mahallelerinde bulunan yerleşim alanları, zeytinlikler ve tarlaların da tam ortasında bulunuyor. Köylüler bir araya gelerek topraklarını maden için satmama kararı aldı. Bunun ardından ise YK Enerji firmasının söz konusu arazilerin kamulaştırılacağı tehdidinde bulunduğunu öne süren yerel halk bir yandan da geçim kaynakları olan zeytinlik ve tarım arazilerini de kaybetmemek için çaba harcıyor.

İKİZKÖYLÜLER ‘İNSANCA YAŞAMAK’ İÇİN DİRENİYOR

Köylülerin verdiği bilgiye göre, İkizköy’ün merkez yerleşim alanı olan Işıkdere Mevkii, 2017 yılında yapılan kamulaştırma ile köylünün elinde alınarak YK Enerji’ye maden işletmesi için tahsis edilmişti. Şirket şimdi yine İkizköy’e bağlı Karadam, Ova ve Akbelen mevkilerindeki arazilere göz dikmiş durumda. Ancak başta İkizköylüler olmak üzere, yöre halkı arazilerini şirkete satmamak ve kamulaştırılmasına da engel olmak ve kendi deyimleriyle “insanca yaşamak” için direnmeye kararlı.

 

Önceki haberSedat Peker’in işaret ettiği Aliye Uzun konuştu: Ben bir reis sevdalısıyım
Sonraki haberİstihbarat servisleri: Kabil yakında düşebilir
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen + three =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.