İkizköylülerin çığlığı duyuldu!

Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de, yapılması planlanan kömür madeni için, Akbelen Ormanı’nın asırlık kızılçam ağaçlarının kesilmesine karşı köylüler iki yıldır direniyor.

Limak Holding’e ait Yeniköy-Kemerköy Termik Santralleri ‘ne kömür temin etmek için, yörede yaratılan pervasız doğa tahribatına ek olarak, Akbelen Ormanı’nda 740 dönümlük alanda maden yapılması isteniyor. Asırlık ağaçlar, endemik bitkiler ve canlıların bulunduğu Akbelen Ormanı için son savunma hattı ise İkizköy’ün köylüleri…

Ne var ki, Milas Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait ekiplerin geçen cumartesi sabahın erken saatlerindeki baskınından sonra, köy halkı 150-200 yıllık kızılçam ağaçların kesimini büyük güçlükle durdurabilmişlerdi. Bu son gelişmeyi bütün Türkiye’ye duyurmaya çalışan İkizköylü, evli ve iki çocuk annesi, Necla Işık şöyle diyor: “Sabah 6’da duyum aldık ama çoğunluğumuzun hayvanlarıyla uğraştığı saate denk getirdiler. Telefonlar yanımızda olmadığı için ulaşamadık kimselere ve onları engelleyinceye kadar, 20 dakikada kıydılar ağaçlarımıza. O kadar konuşuyoruz, durun kesmeyin diye. Karşımızda bir insan yok, taş parçası var karşımızda. Lütfen desteğe gelin, yardıma ihtiyacımız var. Burası giderse biz biteriz. Herkesler biter. Sadece İkizköy’ün sorunu değil bu artık. Herkes elini vicdanına koysun.”
Necla Işık’ın bu çığlığı duyuldu. Ertesi gün Muğla’nın siyasi ve çevre örgüt temsilcileri İkizköylülerin direnişine destek olmak üzere İkizköydeydiler, aralarında Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, Muçep, Çağdaş Avukatlar Birliği, Muğla İl başkanı vardı. Gelenlerden HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, gelecek düşünülmeden rant için büyük bir doğa tahribatı yapıldığını belirterek: “Doğanın içerisinde yaşayan hayvanlar, ağaçların bir canlı olduğu düşünülmüyor. Yatağan’da, Ören’de termik santralle başladı her şey. Şimdi de sırayı İkizköy’e getirdiler” dedi. Bu yörede büyüdüğünü ve Meclis’te bu konuyla ilgili önerge verdiğini belirten Kerestecioğlu, “Kendi elim ayağım kesilmiş gibi hissediyorum. Şu anda devam eden bir dava süreci de var. Ufacık bir hak saygıları varsa bu davanın bitişine kadar beklemeleri gerekir. Bu direniş buradaki kadın ve köylülerin direnişi ve bu partiler üstü bir şey. Biz de bu direnişe destek vermek istedik. Direnen köylü bir kadın arkadaşımız ‘Hava soluyabilirsiniz ama para soluyamazsınız’ dedi. Bunu herkesin düşünmesi gerek.” diye konuştu.

Yeniköy Termik Santrali’ni beslemek için İkizköy’e dayanan kömür ocakları.

İkizköylülerin avukatı İsmail Hakkı Atal ormanların şirketlere satılmasının akıl tutulması olduğunu belirterek, orman kesim izninin iptali için dava açtıklarını söyledi, ülkede halen elektrik üretim fazlası olduğunu söyleyen Atal, tüm termik santrallerin kapatılması halinde bile bir enerji eksikliği doğmayacağını ifade etti
Akbelen ormanının kurtarılma mücadelesinin temel dayanağı İkizköy’ün köylüleri. Köylülerden Aytaç Yakar’ın sözlerine kulak verelim: “Biz yerimizi vermek istemiyoruz, bizim sesimizi duysun tüm Türkiye, biz mücadelemize devam ediyoruz, doğamızı kaybetmek istemiyoruz, asla ve asla vermek istemiyoruz. Dün saat altıda orman katliamı için çamlarımızı kesmeye geldiler, 30 tane çamımıza kıydılar, yetişemedik, ben duydum sesleri ama gelinceye kadar canavarlar kıydı. Bu doğada her şeyimiz var, ormanımızda tavşanımız var, yılanımız var, akrebimiz var, koca bağımız var, kuşumuz var kurdumuz var, şu doğada her şeyimiz var bu doğa neden yok oluyor bu katliam niye… Direneceğiz asla ve asla vermiyoruz yerimizi.”

Bu hafta içinde sadece Muğla’dan değil ülkenin pek çok köşesinden desek yağmağa başladı. Kesimin şimdilik durdurulduğu Akbelen Ormanı’nı korumak için günün 24 saati nöbet tutuluyor, çadırlar kuruldu, iş bölümü yapıldı, insanların moralleri yüksek. %60’ı kömür ve taş ocaklarına ruhsatlanmış olan Muğla’da bu savunma hattının terkedilemeyeceği konusunda herkes hemfikir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

five × two =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.