İlkelerin suistimalı olmamalı…

İsrail devleti protesto konusunda sanırım bir kafa karışıklığı var. Filistin mücadelesi henüz sol olduğu dönemlerde antiemperyalist bakış açısına uygun olarak Filistin halkı ile dayanışma yapılıyordu. Dayanışmanın ikinci boyutu ise ileride ülke içinde yapılacak mücadele için pratik kazanma ve oradan elde edilen tecrübeleri ülkeye taşıma olarak belirlenmişti… 70’li yıllar bakış açısın 80 ‘li yıllarda değişti, çünkü ılımlı İslam Büyük Ortadoğu Projesi parçası olunca Filistin mücadelesi de İslam rengine büründü… Filistin halkının inanç bakımından Hıristiyan ve diğer dinlerden olan inananları bu mücadelenin dışına iteklendi…

Arap dünyası için Filistin kavramı Hamas ile özdeşleşen bir renge bürünürken, İran ve Suudi eksenli bir çatışma alanına döndü… Bu çatışma içinde 80’li yıllarda Ankara’da Filistin halkı ile dayanışma fotoğraf sergisinde Hamas’ın bir gövde gösterisine dönüştüğünü gördük…

İsrail protestosu Yahudilerin taktığı kipa, (İslam dininde biraz uzatılıp kafandaki yeri değişince takke oluyor… ) protestonun sembolü oluverdi… Din merkezli eleştiri yapan İslam tandanslı örgütler, cihatçı gruplar kipa üzerinden bir sembol üzerinden saldırırken, anti emperyalist mücadele etmedikleri ortada, çünkü sonuçta cihat’ta fetih üzerine kurulu ve saldırgandır…

Cihatçı yapıların savaştığı alanlar emperyalist devletlerin yeni pazar alanı. Cihatçı grupların geniş coğrafyada saldırılarında kullandığı araçlar, silahlar hepsi silah sanayicinin kasasına dolar olarak girerken, aynı cihatçı gruplar batı devletlerinin ihtiyaç duyduğu organ, uyuşturucu, köleleştirmiş konuma gelmiş mülteci iş gücü savaşın yan ürünü olarak batıya doğru yönelmiştir…

Ortadoğu yeniden düzenlenirken sadece İsrail devleti emperyalist olarak görüp, sadece onun konsolosluğunun önünde protesto etmek nasıl bir akıl anlamıyorum… Birleşik Arap Emiri, Katar Emiri gelip gidiyor ama soldan onlara karşı bir protesto olmuyor… Onlar ellerini kollarını sallayarak gelip ülkenin her parçasından toprak alıyor, ölü yatırım diyeceğim işler yapıyor ama ölü olandan bile yağ çıkarıp kasalar dolu parayı ülkelerine taşıyor ve biz fakirleşirken bu sonradan görme zenginleri protesto dahi edemiyoruz… Bu ülkede kendi vatandaşını konsoloslukta doğrayan, kıyma yapıp etini kendi ülkesine gönderen bir ülkenin bayrağı bu ülkede özgürce dalgalandırırken, onun parası ile ülkemizde medya yönlendirilirken ses çıkarmayanlar İsrail devleti işin içine girince birden konsolosluk önlerinde, köprüler üzerine afiş asar oluyorlar…

Bu protestolar İsrail devletini eleştiriyor gözükmesine rağmen ülke içinde Yahudi düşmanlığını da körüklediği ve bu düşmanlık üzerine benzin döktüklerinin de pek farkında değiller…

Ortadoğu değişmiş ama bizimkilerin kafası 70’li yıllarda kalmış semboller üzerinde kalmış durumda… Mahir Çayan bir İsrail çalışanı öldürdü, bu cinayet ne kadar anti emperyalisttir? Cinayet işlemek Filistin mücadelesine ne kadar katkı sundu? Filistin halkının mücadelesi içinde bu cinayet hiç anlatılır mı?

İsrail devleti düşmanlığı üzerinden yapılan Yahudi düşmanlığını besleyen eylemler bir arada yaşamaya ne kadar katkısı var? Cihatçı örgütler ile yan yana, omuz omuza gösterilen bu eylem biçimleri sola katısı gerçekten var mıdır?

Geçmişte yapılan ve sola hiçbir katkısı olmayan protesto eylemleri ve sembollerini bugüne taşımak ne kadar anlamlıdır? Bir halk ile dayanışmanın katmanları vardır, o halk içinde sizin ile ittifak içinde olan ve sizin dayanışmanıza ihtiyacı olan bir kesimin olması gerek… Dışarıdan gazel okuyarak bir halk ile dayanışmanın sembolik eylemlerinin hiçbir amacı yok, sadece kendi yandaşlarını ve kendi yandaşlarının içinde olan Yahudi düşmanlığını beslemek dışında…

Her devlet protesto edilmelidir, bazı devletleri protesto edip, bazılarına ses çıkarmamak iki yüzlü ve çirkin bir politik stratejidir…

İsrail devleti kadar her devletin eli temizdir…

İsrail devleti işgalci gören bir anlayış var ki, evet, adamlar saklamıyor ki işgalci olduklarını, hatta işgal bölgelerinde oluşturdukları yerleşim alanları ile zaten devlet içinde protesto yapan sol bir damar var, iki halkı, iki dilli bir devletin oluşumu için mücadele eden örgütler var… Onların bakışını bilmeden, onlar ile dayanışma içinde olmadan yapılan her şey sadece kendi yandaşına seslenen ve kendi duruşunu belirleyen bir tercihtir…

İsrail’e bakıp kendisini eleştirmeyen, görmezden gelmekte iki yüzlülüktür…

Ülkemizin askerleri nerede kimler ile birlikte ittifak halinde? Nerede ölüyor ve öldürüyor? Bu konuda açık şekilde tavır alınmış mı? Kısaca sözde anti emperyalist mücadele diyerek kendi ülkenin emperyalist eğilimlerini, politikaları karşısında görmezden gelmekte ne kadar stratejiktir?

Mücadele yönetiminde birden fazla tercih yapılabilinir… El yordamı ile yol almak dönemi çoktan geçti, sol büyük bir birikime sahiptir, o birikim ile olaylara ve olgulara nereden baktığını kesin ve net olarak belirlemelidir…

Eğer bir örgütsel yapı ve onu izleyenler nerede durduğunu ve kime karşı savaştığını net olarak ortaya koyamazsa ortada birden cihatçı guruplar ile omuz omuza yürüyen bir görüntü ortaya çıkarır…

Protestolarda birini görüp diğerini görmemezlik yapmak, ona karşı hoşgörü gösterip, diğerini hedefine koymak burada siyasetin içinde ilkelerin yerini keyfiyet aldığını gösterir… Keyfiyet ise nerede ne yapacağı belli olmayan bir başıboşluk ortaya çıkarır, atalarımızın deyimi ile “at izi it izine karıştı” ve hangisi senin olduğunu bilemez konumda olursun…

İsmail Cem Özkan

___________________

http://galatagazete.blogspot.com.tr/

2592370cookie-checkİlkelerin suistimalı olmamalı…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

18 − 10 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.