İNGİLTERE… İletişim

“Birisi ile karşılıklı sohbet için, konuşma ve dinleme arasındaki dengeyi sağlamak gerekir. Bu beceriyi giderek kaybetmeye başladık”.

Yukarıdaki sözlerin sahibi Amerikalı gazeteci, radyo sunucusu, müzisyen Celeste Headlee.  

Geçenlerde onun TED Medya kuruluşunun düzenlediği “Yayılmaya Değer Fikirler” diye isimlendirilen video seminerler dizisindeki bir konuşmasını ilgi ile dinledim. 

Headlee’nin konuşmasının başlığı şöyle idi: “Daha iyi sohbet için 10 yöntem”. Çok anlamlı şeylere değiniyor Headlee konuşmasında. 

Headlee Amerikalı eğitimci, yazar Stephen Covey’nin şu sözlerine yer veriyor: “Birçoklarımız anlamak için değil, cevap vermek için dinleriz”. Covey çok sayıda satılan “Çok Etkili Kişilerin 7 Alışkanlığı” kitabının yazarıdır. (The Seven Habits of Highly Effective People).

Eminim dikkatinizden kaçmamıştır. Birisi ile sohbet ediyorsunuz. Karşınızdakinin size dinlemekten çok söylediğiniz sözlere karşı ne cevap vereceğini düşündüğünü görürsünüz. Yani tüm gayret size kendi görüşlerini aktarmak.

Celeste Headlee konuşmasında bahsettiği yöntemlerin en önemlisi olarak dinlemeyi öne çıkarıyor. 

Dinlemek gerçekten alışılması çok önemli bir beceridir. Araştırmaya göre dakikada 250 kelime konuşabiliriz, ama 500 kelime dinleyebiliriz. 

Headlee konuşmasında etkili sohbet için gereken diğer 9 unsuru şu şekilde sıralıyor:

  • Sohbet ederken başka şeylerle uğraşarak dikkat dağıtma.
  • İleride ne olacağına dair hüküm verme.
  • Kapalı değil, açıklamayı teşvik eden açık sorular sor. Örneğin, nasıl, neden, gibi.
  • Sohbeti akışına bırak yönetmeye kalkışma.
  • Bir konuda bilgin yoksa bunu kabul et, bilmiyorum de.
  • Kendi deneyimini başkalarının deneyimi ile eşitlemeye çalışma. Her deneyim kişiseldir. 
  • Kendini tekrarlama. Sıkıcı olur.
  • Fazla detaya girme. Örneğin kesin tarih, isimler kişilerin ilgisini pek çekmez.
  • Sözlerini fazla uzatma. Kısa kes.

Yukarıdaki gayet yararlı tavsiyelere baktığınızda tanıdığınız kaç kişinin bu etkili sohbet kurallarına uygun konuştuğunu kendinize sorun. Ama en önemlisi kendinizin bu kurallara uygun sohbet edip etmediğinizi sorgulayınız.

Bu kurallara uymayan en yaygın meslek grubu sanırım siyasetçilerdir. Zaman zaman İngiliz Avam Kamarası, TBMM ve KKTC Meclis tartışmalarını izlerim. Milletvekillerinin birbirini dinlemeyi hiç bilmediklerine, bu konuda çaba göstermekten çok kendi görüşlerini belirtme gayretinde olduklarına her zaman şahit oluruz.

İletişimin en önemli araçlarından olan yazılı ve görsel basın sahiplerinden birinin KKTC’de görüşlerini paylaşmadıkları için meslektaşlarına yönelttiği çirkin, seviyesiz saldırıya bakıldığında orada da daha yapılacak çok işlerin olduğunu görebiliriz. 

İşyerlerinde, eğitimde, sağlıkta, siyasette bu kurallara uyulduğu takdirde yaşam çok daha çekilir, çok daha güzel olacak değil mi sevgili okurlar?

Siyaset dedim de, gayrı resmi Kıbrıs müzakereleri Nisan sonunda başlıyor. Acaba o müzakereler esnasında mucizevi bir şekilde taraflar birbirleriyle bu kurallar çerçevesinde konuşsalar ilerleme sağlama olasılığı yükselmez mi sizce? 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 − seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.