İNGİLTERE… Toplum tarihimiz “Gökyüzüne Dokunurduk Babik’te”de

Toplumun ayaklı tarihi Ziya Akşahin’in “Gökyüzüne Dokunurduk Babik’te” başlıklı anı kitabı Doğanyol Eğitim Vakfı Kültür Yayınları’ndan piyasaya sunuldu. Kitap puturgedoganyolegitimvakfi.com üzerinden satın alınabilecek.

Malatya Pötürge Babik’te doğan Akşahin 80 yıllık yaşamının 51 yılını Londra’da geçirdi. Onun yaşam öyküsü toplum tarihiyle bire bir örtüşüyor. Akşahin’e anılarını yazması konusunda iyiki ısrar etmişim. Anı kitapları kurgu değil yaşamın kendisidir, bilimsel çalışmalarda olmayan duyguları da taşır, bir dönemi perde arkasıyla aktarır, sosyolojik değeri büyüktür. Pek çok olayın size mantıksız gelen “neden”ini en kolay anı kitaplarında bulabilirsiniz. Bu açıdan “görmüş geçirmiş” diye tanımlayabileceğimiz tanıdıklarımızın anılarını yazmasını teşvik etmeliyiz. Yazmak zorlu bir serüven ama bu konuda küçük bir profesyonel destek ile çok önemli bir değer yaratılabileceği unutulmamalı.

Henüz basılmadan önce “Gökyüzüne Dokunurduk Babik’te”den oldukça yararlandım. İngiltere’ye Türkiye’den 150, Kıbrıs’tan 100 yıllık göç tarihini ele aldığım “Londra’da Bizim’Kiler” serisinde Akşahin’in anılarına da yer vererek sözlü tarih çalışması yapmış oldum. “Gökyüzüne Dokunurduk Babik’te” de neler yok ki: 1970’lerde “permit”le gelen işçilerin bu ülkede tutunma çabaları, Akşahin’in bizzat örgütleyicisi olduğu ve bana göre toplum tarihinin en önemli eylemi 1974’teki Wimpy grevi… 80’lerde mantar gibi biten tekstil atölyeleri, işçilerin tekstilde kooperatif deneyimi, ilticacılar ve kaçak işçiler, toplumda kurumların oluşmaya başlaması… 90’larda Kürt göçü ve tekstilin emek ucuz ülkelere taşınması… 1990’ların sonunda İngiltere Türk Tekstil İşverenleri Derneği başkanı olan Akşahin’in tekstil sektörünü vatenseverlikle Türkiye’ye taşıma çabaları ve karşılaştığı Ali Cengiz oyunları… 2000’lerde tekstil sonrasında toplumun çehresinin değişmesi…

Sosyolojik değerdeki içeriğin yanı sıra kitabı değerli kılan özelliklerden biri “anıların samimi ve objektif olarak aktarılması” sayılır. Akşahin “eyvallahsız” ve “yalansız” yaşamayı kendisine ilke edinmmiş içimizden birisi. Londra’ya gelen Deniz Baykal’a “Sizi seviyoruz ama CHP’yi sizden daha çok seviyoruz. İstifa edin artık!” diyecek kadar da açık sözlü ve cesur… Diğer özellik de Akşahin’in bilgisayarı aratmayacak bir belleğe sahip olması. Kitapta anlatılan olaylardaki adres, mekan, tarih ve hava durumu şöyle dursun, ikinci ve üçüncü kişilerin künyelerini bile net hatırlaması imrenilecek üstün bir yetenek doğrusu…

Ziya Akşahin

Akşahin kitabını malatyahaber.com’a şöyle yorumlamış: “Maalesef hayatımız belirli bir yaştan sonra dünya telaşı ile hızlı bir şekilde akıp gidiyor. Çocukken yaşadığımız unutulmaz şeyler hep aklımızda kaldı ve dost sohbetlerinde yâd edilip geçti gitti ya da unuttuk. Bakın günümüzde aileler küçülmeye, fertler birbirinden daha da uzaklaşmaya başladı. Artık insanlar, daha fazla çalışmak zorunda ve zaman avuçlarımızda tutmaya çalıştığımız kum gibi parmaklarımızın arasından hızla akıp gidiyor. Bu hengâme içinde ben gelecek nesillere yaşadıklarımın ilham olmasını istedim. İstedim ki, bu coğrafyada ataları neler yaşadı, ne acılar, ne yokluklar çekti bilsinler. İşte bu duygular içinde arkadaşlarımla bir yılı aşkın sürede bu kitabı hazırladık ve Pütürge Doğanyol Eğitim Vakfı Başkanımız Sayın Hasan Hüseyin Şener’in de katkılarıyla ete kemiğe büründürdük. Umarım okuyan herkes kendisinden bir parça bulur. Ayrıca, kâlpleri doğduğu topraklar için, hayatının her anında o topraklara katkı sağlamak için atan herkese saygılarımı sunuyorum.” Ben de araştırmacılara kaynak olacak kitabın “okuru da bol olsun” diliyorum.

***

Sevgili dostum ve meslektaşım Ender Erturan’ı 26’ncı ölüm yıldönümünde hasretle anıyorum. Ender’i 1996’nın 26 Ağustos’unda yitirmiştik. Londra Hürriyet’in haber sorumlusu olarak kendi uçağı ile gittiği Manchester’dan dönerken uçağı düşmüştü. Ender henüz 27’sindeydi. Londra Hürriyet’te çalışan bir arkadaşımızın kardeşi 20 yaşındaki Yunus Osmanağaoğlu da sevgili Ender’e son yolculuğunda eşlik etmişti.

Gözleri, yüzünde eksilmeyen gülümsemesi, sırtında gazeteci yeleği, elinde motosikletinin kaskıyla hayali karşımda… Yarı utangaç ses tonuyla son yakaladığı haberi ballandıra ballandıra anlatıyor sanki… Kendisini her alanda iyi yetiştirmiş, Türkçe basına katkısı olacak bir değerdi. Türkiye’de Hava Harp Okulu’nda okumuş, Antalya Hürriyet’te de gazeteciliğe başlamıştı. İşin içinde haber var mı, üşenmezdi. Uzak yakın, gece gündüz demez koşardı…

Ender Erturan
Ender Erturan

Sevgili Ender’in yaşamı Tom Cruise’un Hollywood filmlerini andırıyordu. Motosikleti ve tek motorlu 4 kişilik bir rally uçağı vardı. Londra dışında habere gitmek için bazen ikisini de kullanırdı. Manchester’e de aynı yöntemle gitmişti… Fenerbahçe ile maçı olan Manchester United’li futbolcularla röportaj için uçmuştu. Enkazda bulunan kırık fotoğraf makinasından çıkan son fotoğraflarında sevgili dostum futbolcularla poz vererek ilk kez bir haberin içine girmişti… Can dostum şimdi doğduğu toprakta Uşak’ta yatıyor. Uşak Belediyesi büyük bir incelikle sevgili Ender’in yaşadığı sokağa adını verdi. Dostumu hasretle, sevgiyle ve dostlukla anıyorum.

2630180cookie-checkİNGİLTERE… Toplum tarihimiz “Gökyüzüne Dokunurduk Babik’te”de
Önceki haberSavaşların ve eşitsizliklerin gölgesinde bir ‘Dünya Barış Günü’
Sonraki haberBugünden itibaren elektrik ve doğalgaza yüzde 20 zam
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor. Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir. Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı. Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi. Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.