Ana SayfaİNGİLTEREReform UK’in politikaları İşçi Partisi tarafından uygulanıyor

Reform UK’in politikaları İşçi Partisi tarafından uygulanıyor

ORHAN DİL / LONDRA GERÇEK – Göçmenlik karşıtlığında Muhafazakâr Partiyi de “sağlayarak” Reform UK ile yarışan İşçi Partisi, vatandaşlık ve aile birleşimi hakkını elinden aldığı ilticacıların şimdi de serbestlik hakkına ve varsa ellerindeki ziynet eşyalarına da el koymaya hazırlanıyor. 

İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un 17 Kasım’da ‘‘reform’’ adı altında en başta Reform UK ve ırkçıları memnun edecek kısıtlama ve hak gaspları, sadece ‘‘kaçak yollarla’’ gelen göçmenleri değil, yasal yollarla gelen göçmenleri de hedef alıyor. Kendisi de bir göçmen aileden gelen Mahmood’un, Reform UK’i aratamayacak tasarısını tescilli faşist Tommy Robinson memnuniyetle karşıladı. Reform UK’in lideri Nigel Farage ise Mahmood’u partisine katılmaya davet etti. 30 sayfalık Restoring Order and Control (Düzeni ve Kontrolü Yeniden Sağlamak) başlıklı politika belgesi aralarında İşçi Partililerin de olduğu birçok milletvekili, insan hakları savunucuları ve hukukçular tarafından ‘aşırı ve insanlık dışı’ olarak tanımlandı. Mahmood ise hazırladığı tasarıyı “modern zamanların en kapsamlı iltica reformları” olarak nitelendirdi.

İlticacıların oturum süresi 30 aya indiriliyor, serbestlik başvuru süresi 20 yıla çıkartılıyor 

Değişikliklere göre, mülteciler, ülkelerinin “güvenli” olduğu kabul edildiğinde sınır dışı edilecek. İltica talebinde bulunanlar, her iki buçuk yılda bir yeniden başvuru yapmak zorunda kalacak. İşçi Partisi’nin hedefi sığınmacı statüsünü beş yıldan 30 aya indirmek. Refugee Council’ın hesaplamalarına göre her iki buçuk yılda bire indirilen oturum yenileme zorunluluğunun getireceği ek bürokrasinin maliyeti 10 yıl içinde 872 milyon sterlin. 

Yapılması planlanan değişikler içerisinde sığınmacıların hayatını en çok zorlaştıracak olan öneri kalıcı oturma izni başvurusu için bekleme süresinin 20 yıla çıkarılması.  Bu, mevcut bekleme süresinin dört katı. Değişikliğin onaylanması halinde yüzbinlerce aile çocukları ile birlikte on yıllarca güvensizlik içinde yaşamaya devam edecek. Bu ailelerin çocukları bir ömür boyu sınır dışı edilme korkusu yaşayacaklar. Bu tür bir istikrarsızlık, sığınmacıların entegre olmalarını ve iş bulmalarını zorlaştıracak ve aileleri yıllarca belirsizlik içinde bırakacak. Mahmood’un teklifinin kabul edilmesi halinde sadece yeni gelecek olan sığınmacılar değil, hali hazırda sığınmacı statüsüne sahip olan bir milyon 400 bin kişinin tamamı da etkilenecek.

Oturum hakkı alınmasını olabildiğince zorlaştırmak ama sınır dışı edilmeleri de bir o kadar kolaylaştırmak isteyen Mahmmod’un hedefinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de var. Mahmood, sığınmacıların sınır dışı edilmesini zorlaştıran aile hayatı haklarını kullanmaları kısıtlamak istiyor. Belgede, “Şu anda ailelerin geri dönüşüne öncelik vermiyoruz” ibaresi aslında, çocukların sınır dışı edilmesinin planlarını yapıyoruz anlamına geliyor. Sığınmacıların ellerinden alınması planlanan bir başka hak ise sığınma başvuruları reddedilenlerin birden fazla itiraz hakkı. Belgenin mevcut haliyle onaylanması halinde birden fazla kez itirazda bulunmak artık mümkün olmayacak.

Politika belgesindeki tehditlerin ve baskıların sınırı Birleşik Krallık sınırlarını aşıyor. İşçi Partisi vatandaşları iltica başvurusunda bulunan ülkelere sınır dışı işlemlerinde iş birliği yapmaları için baskı uygulayacak. Başta Angola, Namibya ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ni iş birliğini ret etmeleri halinde vatandaşlarına vize yasağı getirmekle tehdit ediyor. 

Reform UK muhalefette ama politikaları iktidarda

İşçi Partisi, Muhafazakâr Parti’nin 14 yıl boyunca uyguladığı kemer sıkma, özelleştirme ve kesinti politikaları ile işlemez hala gelen kamu hizmetleri, sağlık, eğitim, konut, ulaşım ve hayat pahalılığına çözüm üretmek yerine bu politikaları sermayenin lehine olduğu gibi devam ettiriyor. Hiçbir sorunu çözülemeyen ve giderek yoksullaşan halkın tepkisini ise tıpkı kendinden evvelki hükümet gibi göçmenlere yönlendiriyor. İktidara geldiğinden beri göçmenlik karşıtlığında sürekli olarak el yükselten İşçi Partisi, son iki yıldan beri giderek yükselen aşırı sağ ve göçmen karşıtı parti ve oluşumlara kan taşıyor. İşçi Partisi’nin göçmenlik karşıtı politika ve söylemlerinden güç alan ırkçı ve faşistler ilticacıların kaldığı otelleri hedef alan saldırılar düzenliyor. Her hafta bu otellerin önlerinde boy gösteriyor ve ‘protestolar’ düzenliyorlar. 

Mahmood, politika belgesine yazdığı ön sözde “2024 yılında Birleşik Krallık’ta sığınma başvuruları yüzde 18 artarak rekor seviyeye ulaştı. Bu arada, Avrupa genelinde başvurular yüzde 13 azaldı” diyor. Ancak Almanya’nın (218.550) Avrupa’da beşinci sırada yer alan Birleşik Krallık’tan (109.343) iki kat daha fazla başvuru aldığını, ayrıca İspanya (164.830), Fransa (159.260) ve İtalya’nın (151.525) da gerisinde olduğunu ise saklıyor. 

Sadece günümüzde değil, bir asrı da aşan zaman dilimi içerisinde dünyanın dört bir tarafını sömürgeleştiren, İngiliz burjuvazisinin çıkarları için yüzbinlerce insanın kanını döken, Irak, Suriye, Ukrayna ve Afganistan’da olduğu gibi savaş ve çatışmaları körükleyerek bu coğrafyaları yaşanılmaz hale getirenlerin başında gelen İşçi Partisi, şiddet ve çatışmalardan kaçarak topraklarına sığınanlara suçlu muamelesi yapıyor. Savaş, şiddet ve baskılardan kaçarken başta ailesi olmak üzere doğduğu toprakları geride bırakan insanları eşyalarına el koymakla tehdit ediyor.  İyiden iyiye zorlaştırılan sığınma hakkını uzun ve meşakkatli bir süreç sonunda alanlar ise sürekli bir sınır dışı edilme korkusu ile yaşamak zorunda bırakılacak. Sürekli sınır dışı edilme korkusu ile yaşamak göçmenlerin entegre olmasını zorlaştırırken, ırkçılara ve göçmen karşıtlarına sürekli olarak istismar edecekleri bir ortam sağlayacak.  

Utanç verici belgenin önsözünü Başbakan Keir Starmer ve İçişleri Bakanı Shabana Mahmood yazdı

Önsözünü Başbakan Keir Starmer ve İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un yazdığı bu politika belgesi İşçi Partisi için utanç verici bir belge. Bu belgedeki öneriler acımasız, gereksiz, Manş Denizi’ni plastik botlarla geçecek kadar çaresiz insanlar üzerinde hiçbir etki yapması da mümkün değil. Kendi ailesine uygulansa değil içişleri bakanı vatandaş bile olamayacak olan Shabana Mahmood’un bu önerilerinin utancını en başta yaşayanlar, kendisi gibi göçmen aileden gelen İşçi Partili, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye encümen üyeleri ve üyeleridir herhalde. Bu nedenle bu önerilere en başta karşı çıkması gerekenler de İşçi Partisi içindeki göçmenler olmak zorunda. Göçmenlerin ağırlıklı olarak yaşadığı Kuzey Londra’da Türk ve Kürt toplumları da dâhil olmak üzere göçmenlerin oylarına talip olan milletvekilleri, belediye başkanları ve belediye encümen üyeleri, göçmenlerden bir daha oy talep edebilmek için bu belgeye açıktan karşı çıkmak zorunda. Koltuklarını korumak için temsil ettikleri kesimlerin haklarının gasp edilmesine, göçmenlerin ırkçı ve faşistlerin önüne atılmasına, kurtulunması gereken varlıklar olarak görülmesine sesiz kalanlar, partisinin politikalarına kefil olamayanlar göçmenlerin oylarına da talip olmasın.  Göçmen kurumların kapısını çalmasın, göçmen kurumlarının karşılarına çıkardıkları bağımsız adaylar ile göçmen haklarını en ilerden sahiplenen oluşum ve seçim ittifakları içerisinde yer almasından da rahatsızlık duymasın.  

 

Bu habere emoji ile tepki ver

😡
0
Kızgın
🤣
0
Hahaha
👍
0
Beğendim.
❤️
0
Muhteşem
😢
0
Üzgün
😮
0
İnanılmaz

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

spot_img
spot_img
spot_img

En Son Haberler