İngiltere’de “Boğaziçi İçin Eylem Günü” düzenlendi

Arif BEKTAŞ / Evrensel Londra – Türkiye Halklarıyla Dayanışma Kampanyası (SPOT), Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleriyle dayanışma amacıyla “Boğaziçi İçin Eylem Günü” düzenledi.

Türkiye Halklarıyla Dayanışma Kampanyası (SPOT), Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenleriyle dayanışma amacıyla “Boğaziçi İçin Eylem Günü” düzenledi. Birçok akademisyenden gelen video mesajların yanı sıra Boğaziçi direnişi döneminde üretilen kültürel ürünler de SPOT Facebook sayfasından sergilendi. SPOT yöneticisi Oktay Şahbaz’ın sunumuyla gerçekleşen gün boyu etkinliğinde, Boğaziçi öğrencileri ve akademisyenlerinin mücadelesini dünyanın her tarafına yaymaya ve taleplerin kabul edilmesi için dayanışma içinde olmaya devam edileceği belirtildi.

SPOT’a gönderilen video mesajlarda, Boğaziçi öğrencileri ve akademisyenleri ile dayanışma çalışmasının devam edeceği ve öğrencilerin taleplerinin kabul edilmesine kadar dayanışmanın daha da büyütüleceği mesajları verildi.

Eylem gününün son etkinliği olan canlı paneli yöneten Lordlar Kamarası üyesi ve SPOT Sözcüsü Christine Blower, panelin açılış konuşmasını yaptı ve dayanışma örgütlenmesinin önemine değindi.

CORBYN: SİZLERLE BERABERİZ, CESUR BİR MÜCADELE BAŞLATTINIZ
İngiltere saatiyle öğle saat 13:00’de başlayan etkinliğin son oturumu saat 17:00’de yapıldı. İşçi Partisi eski lideri Jeremy Corbyn, İngiltere 68 hareketi liderlerinden gazeteci yazar Tarık Ali, Lordlar Kamarası üyesi ve SPOT Sözcüsü Barones Christine Blower, Üniversite ve Kolej Çalışanları Sendikası (UCU) Başkanı Vicky Blake, Ulusal Eğitim Sendikası Yöneticisi Louise Regan, Boğaziçi Üniversitesi’nden akademisyen Umut Türem ve Boğaziçi Üniversitesi Öğrencisi Olgun Dursun konuşmacı olarak katıldı.

İşçi Partisi eski lideri Jeremy Corbyn konuşmasına, henüz yeni kurduğu Barış ve Adalet Kampanyası’na değinerek başladı ve dünyanın barışa ve adalete son derece ihtiyaç duyduğunu söyledi. Corbyn, Boğaziçi öğrenci ve hocalarının mücadelesini coşku ile karşıladığını belirterek “Sizlerle beraberiz, cesur bir mücadele başlattınız” dedi.

İngiltere’de SPOT’un Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenlerine destek için düzenlediği online etkinlikten ekran alıntısı.

Akademik özgürlüğün önemine de değinen Corbyn, “Demokratik bir toplumda üniversite eğitmenleri, öğretmenler, yazarlar, gazeteciler, avukatlar bağımsız davranabilmeli. Hükümet bütün eğitim alanlarını kontrol etmeye çalışırsa, buralar eğitim verme konusunda etkisiz kurumlar haline gelir” dedi.

“Akademik özgürlük son derece önemlidir. Ben adalet ve özgürlüklerin olduğu bir dünyada yaşamak istiyorum, bunu gerçekleştirebiliriz” diyen İşçi Partisi eski lideri, Boğaziçi Üniversitesi öğrenci ve akademisyenlerine destek olmaya devam edeceğini söyledi.

“ULUSLARARASI DAYANIŞMAYI BÜYÜTECEĞİZ”
Boğaziçi Üniversitesi Akademisyeni Umut Türem, Melih Bulu’nun atanma yöntemi ve sonrasındaki eylemlerde öğrenci ve akademisyenlere yapılan suçlamalardan bahsederek uluslararası dayanışmanın önemine değindi. Türem, AKP iktidarının akademi üzerindeki olumsuz etkilerini anlatarak tüm zorluklara rağmen demokratik haklar için verilen mücadelenin önemine de vurgu yaptı.

Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Olgun Dursun ise konuşmasında, 6 yıllık eğitim sürecinde son 50 günlük mücadele tecrübelerini anlattı. Bir çok eylemin yasaklandığını ve engellendiğini de ifade eden Dursun, eylemler boyunca yaptıkları etkinlikleri aktardı. “Hakkı olmamasına rağmen resmen polis üniversitemize girdi” diyen Dursun, sadece Melih Bulu değil tüm atanan rektörlerin istifasını istediklerini söyledi.

Birleşik Krallık Üniversite ve Kolej Çalışanları Sendikası Başkanı Vicky Blake de konuşmasında, yaşananları yakından takip ettiklerini ve dayanışmayı büyüterek sürdüreceklerini söyledi. Birleşik Krallık’taki akademisyenlerin Boğaziçi ve tüm dünyadaki akademik özgürlükler için mücadele ettiklerini ve demokratik haklar için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti. Soğuk havaya rağmen Türkiye’de bu eylemlerin devam etmesinin olağanüstü değerli olduğunu söyleyen Blake, sendika olarak destek vermeye devam edeceklerini belirtti.

TARIK ALİ: TÜM GÜCÜMLE YANINIZDAYIM
İngiltere ’68 hareketinin önderlerinden Gazeteci Yazar Tarık Ali de, “Sağlığım çok iyi olmamasına rağmen size destek olmak için birkaç şey söylemek istiyorum” diyerek konuşmasına başladı.

Recep Tayyip Erdoğan’ın politikalarını, Kürt halkına yönelik baskıcı uygulamalarını eleştiren Ali, “Şimdi Türkiye’de otoriteryan bir hükümet var. Darbe girişimin ardından tüm muhalifler baskı altında tutuluyor. Gelecek konusunda etkili olan ve bunu inşa etmeye çalışan akademik çevreler üzerinde baskı kuran bir iktidar var ve öğrenciler buna karşı mücadele veriyor. Daha önce Boğaziçi’nde bulundum. İngiltere’deki akademi ayarında bir eğitim var. Tüm yanları ile bakıyoruz ve destek olmaya çalışıyoruz. Ülkenin geleceği baskı altında tutuluyor. Diasporada yaşayan Türkiyelilerin güçlü desteği önemlidir. Tüm gücümle yanınızdayım” dedi.

İngiltere’de SPOT’un Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri ve akademisyenlerine destek için düzenlediği online etkinlikten ekran alıntısı.

Ulusal Eğitim Sendikası ve Avrupa Eğitim Sendikaları yöneticisi Louise Regan da konuşmasında, sendika olarak Türkiye’deki dayanışmayı örgütlemek için karar aldıklarını ve bunu büyütmeye devam edeceklerini söyledi. “Eğitim alanında yapılan saldırıları biliyoruz ve her zaman bunun karşısında dik duracağız” diyen Regan, “Kaygılarımızı Türkiye elçiliğine de bildirdik ve tutuklanan öğrencilerin derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

Sendikalarının genel merkezinin Boğaziçi öğrenci ve hocalarına daha etkili dayanışma yapma kararı aldıklarını duyuran Regan, ellerinden gelen tüm dayanışma çabalarını sarf edeceklerini belirtti.

“DAYANIŞMAMIZ BÜYÜYEREK SÜRECEK”
Birçok dilde “Aşağı bakmayacağız”, “Boğaziçi öğrencileri ve akademisyenleri yanlız değildir” mesajı da verilen etkinliğe, Ulusal Eğitimciler Sendikası yöneticileri Martin Powell Davies ve Louise Regan, King’s College London’dan Prof Alex Callinicos, Cambridge Üniversitesi’nden Alev Şen, Günlük Morning Star Gazetesi Editörü Ben Chacko, Sosyalist İşçi Gazetesi Editörü Charlie Kimber, Akademisyen Candan Badem, Polonya Jagieellonian Üniversitesi’nden Beata Kowalska, King’s College’den Lucia Pradella ve Çiğdem Gelegen, Virginya Commonnwealth Üniversitesi’nden Volkan Aytar, Birleşik Krallık İşyeri Temsilciler Ağı Başkanı Rob Williams, Akademisyen ve Birleşik Krallık Savaş Karşıtı Koalisyon Başkanı Lensey German, Grenwinch Üniversitesi’nden Prof Mehmet Uğur, Yunanistan’dan akademisyen Mirto Petropulu, Demiryolu İşçileri Sendikası Genel Sekreter Yardımcısı Steve Hedley, Amerika’da Brown Üniversitesi’nden Prof Nadia Ali, Sosyalist İşçi Partisi yöneticisi Sasha Simic, Brunel Üniversitesi’nden Özge Özdüzen, Brüksel Libre de Üniversitesi’nden Pierre Guillaume Meon, Queen Mary Üniversitesi’nden Ruth Ahnert, Prof Esra Arsan, Akademisyen ve Yazar Michael Szpakowski, Greenwich Üniversitesi’nden Prof Özlem Onaran, 6 milyon üyeli Sendikalar Konfederasyonu adına Sam Guerney, SOAS Üniversitesi’nden Thomas Marois, Savaş Karşıtı Koalisyon Başkan Yardımcısı Chris Nineham video mesajlarıyla katılarak dayanışmayı büyütmeyi sürdüreceklerini söylediler.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

twelve − twelve =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.