İngiltere’de “güvenlik” gerekçesiyle gazetecilere hapis cezası hazırlığı

İngiltere’de önümüzdeki günlerde parlamentoya sunulması beklenen “Devlete Yönelik Tehditlerle Mücadele” yasa tasarısı tartışılıyor.
İngiltere’de “Devlete Yönelik Tehditlerle Mücadele” yasa tasarısı “güvenlik” gerekçesiyle gazetecilere hapis cezası verilmesini içeriyor. Gazetecilik Sendikası (NUJ) ve birçok gazeteci, haber alma hakkı ve ifade özgürlüğüne tehdit olduğu nedeniyle tepki gösterdi.

İktidardaki Muhafazakar Parti’nin “mevcut yasal düzenlemelerin ulusal güvenlik açısından çağın bilgi ve iletişim teknolojileri karşısında yetersiz kaldığı” gerekçesiyle savunduğu yasa tasarısı ile yürürlükteki Devlet Sırları Yasası’nın güncellenmesi hedefleniyor.

“Sızdırılan bilgilerle ulusal güvenliği tehdit eder nitelikte haber” yapan gazetecilere iki yıldan 14 yıla kadar hapis cezasının öngörüldüğü tasarıda ayrıca polis aramalarında gazetecilik faaliyeti kapsamında yer alan materyallere yönelik mevcut yasal korumanın sınırları da daraltılıyor.

‘HABER ALMA HAKKINA ÇOK BÜYÜK TEHDİT’

Bundan birkaç ay önce İngiltere’de gazetecileri kötü muamele ve şiddetten korumak amaçlı ilk ulusal eylem planının yayımlanmış ve gazeteciler hükümetin bu adımından duydukları memnuniyeti dile getirmişlerdi. Son taslak üzerine ise basın meslek örgütleri, bu tasarının basın özgürlüğüne ve dolayısıyla halkın haber alma hakkına yönelik çok büyük bir tehdit olduğunu vurguluyorlar.

İngiltere’nin Ulusal Gazetecilik Sendikasından (NUJ) yapılan açıklamada, yasa tasarısının asıl hedefinin gazeteciler ve gazetecilerin haber kaynakları olduğu ifade ediliyor. Tasarının mevcut haliyle yasalaşması halinde “casusluk, muhbirlik ve gazetecilik” arasındaki ayrımların ortadan kalkacağı belirtiliyor.

‘JOHNSON GAZETECİLERİ HAPSE ATMAK İSTİYOR’

NUJ Genel Sekreteri Michelle Stanistreet yaptığı açıklamada, sendika olarak gazetecilik mesleğini ve gazetecileri korumak için yürüttükleri faaliyetlere hız vereceklerini belirtti ve şöyle dedi: “Devletin ulusal güvenlikle ilgili haber yapmayı zorlaştıracak veya gazeteciler, kaynakları ve muhbirler için daha ağır cezalar getirecek her türlü hamlesine karşı duracağız.”

The Guardian gazetesinin eski editörlerinden Richard Norton-Taylor tasarının “medyaya ve halkın haber alma hakkına karşı çok geniş kapsamlı tehditler” içerdiğine dikkat çekti. The Guardian’dan bir başka isim Nick Cohen de, kendisi de eski bir gazeteci olan Boris Johnson’ın bu yasa ile gazetecileri hapse atmak istediğini yazdı. Cohen ayrıca The Daily Mail ve The Sun gibi muhafazakar hükümetin politikalarını destekleyen gazetelerin de “kamu yararına yapılan gazetecilik faaliyetlerinin suç sayılmasını” ve “gazetecilere yabancı casuslar gibi davranılmasını” içerdiğini belirttikleri tasarı konusunda Johnson hükümetine “olur” vermediğini belirtti.

İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE ÇOK CEPHELİ SALDIRI

Independent gazetesi yazarı Patrick Cockburn hükümetin, ulusal güvenlik adı altında ifade özgürlüğüne yönelik çok cepheli bir saldırı başlattığını belirtti ve tasarının yasalaşması halinde İngiltere’nin de “hükümete zarar veren herhangi bir bilginin ifşa edilmesinin cezalandırılabileceği ülkeler” listesine eklenme yoluna gireceğini söyledi.

Cockburn konuyla ilgili yazısında ayrıca İngiltere’nin otoriter bir sansür geleneğine sahip olmamakla beraber yine de ifade özgürlüğü konusunda göründüğünden daha hassas bir dengeye sahip olduğunu belirtti: “Hindistan hükümeti, Kovid-19 salgınındaki gerçek ölü sayısını ortaya çıkaran herkesi susturmak istiyor; Türkiye, El Kaide tipi örgütlere silah sağladığını yazan gazetecileri hapse attı; Mısır hükümeti bir akademisyenin, sudan kaynaklı bir parazitin yayılması nedeniyle Mısırlı çiftçilerin kör olduğunu ortaya koyan makalesini yayımlamasını engelledi. İngiltere’nin bu tip bir otoriter sansür geleneği yok ancak burada ifade özgürlüğü göründüğünden daha kırılgan…”

2017’DEN BERİ GÜNDEMDE

Yasa tasarısı, 2017 yılında ilk kez gündeme geldiğinde The Daily Telegraph’tan, The Guardian gazetesine varıncaya değin, ülkedeki politik yelpazenin farklı uçlarında yer alan basın kuruluşlarının protestosu ile karşılaşmıştı. Sivil toplum örgütleri ve sendikaların da desteğiyle tepkilerin artması üzerine yasa ile ilgili danışma süresi uzatılmıştı. Parlamentonun hukuk komisyonu geçtiğimiz yıl sonbaharda tasarı ile ilgili görüşlerini ve tavsiyelerini raporlaştırdı. İçişleri Bakanlığı da hukuk komisyonunun raporuna verdiği yanıtı İçişleri Bakanı Priti Patel’in tanıtım yazısı eşliğinde geçtiğimiz hafta yayımladı. Önümüzdeki günlerde parlamentoda görüşülmesi beklenen yasa tasarına karşı bugün başlatılan “Hükümeti Utandırmak Suç Olmamalı” isimli imza kampanyasına ilk gün itibariyle yaklaşık 10 bine yakın kişi imza attı. Özden DİNÇ / EVRENSEL  Londra

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

12 − 10 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.