İş cinayetleri savaştan beter!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana 30 binin üzerinde işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği kaydedildi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin hazırladığı rapor, acı ve acımasız tabloyu gözler önüne seriyor…

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi AKP iktidarının 20. yıldönümünde iş cinayetleriyle ilgili bir rapor yayımladı. Rapora göre AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılının son iki ayında 146 işçi yaşamını yitirirken 2022’nin ilk on ayında 1521 işçi iş cinayetleriyle yaşamını yitirdi. Yalnızca bu yılın Ekim ayında iş cinayetleriyle ölen işçi sayısı ise 158. Rapora göre son 20 yılda en fazla işçi kaybı (2170) 2021 yılında yaşanırken AKP iktidarı süresince toplam 30 bin 224 işçi yaşamını yitirdi.

AKP’nin iktidara geldiği 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından 20 yıl geçti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi AKP iktidarının 20. yıldönümünde iş cinayetlerini ele alan kapsamlı bir rapor yayımladı.

‘TÜRKİYE TOPLUMUNUN YÜZDE 80’İ PROLETERLEŞTİRİLDİ’

Türkiye kapitalizminin neo-liberal politikalar paralelinde dünya kapitalizmine entegre olabilmesi için 24 Ocak 1980’de aldığı kararlar, işçi sınıfı muhalefeti karşısında hayata geçememiştir” ifadelerine yer verilen raporda şöyle denildi: “Diğer gelişmekte olan ülkeler gibi ihracata yönelik sanayileşme adı verilen politikaları uygulayarak uluslararası yeni işbölümünde yerini almak isteyen Türkiye kapitalizmi, bu hedefine 12 Eylül askeri darbesi eliyle ulaşmış ve Özal dönemi ile birlikte neo-liberal politikalar hayata geçirilmiştir (Ücretlerin baskılanması, özelleştirme vd.) 1990’lı yılların sonu ve 2000’li yılların başında ise AB süreci çerçevesinde uluslararası yeni işbölümüne katılımın köşe taşları oluşturulmuş ve birçok emek karşıtı yasa çıkarılmıştır. (İş Yasası vd.) Güvencesiz çalıştırma biçimleri olan taşeronlaştırma, göçmen ve kaçak işçilik, kısmi süreli çalışma, esnek istihdam, ev işçiliği, mevsimlik işçilik ve geçici işçilik. Bu süreçte işte bu zeminler üzerinde gerçekleşti. Türkiye toplumunun yüzde 80’i proleterleştirildi.

AKP İKTİDARI BOYUNCA 30 BİNDEN FAZLA İŞ CİNAYETİ YAŞANDI

Bunun bir sonucu olarak 2013 yılında 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası çıkarıldı. Bu yasa esasen neo-liberalizmin işçi sağlığı alanındaki kurallarını simgelemiştir. Devamında 2016 yılında OHAL ilanı sonrasında ise ilk uygulama, zaten son derece zayıf olan emekçilerin iş güvencelerini koruyan yasaları fiilen ortadan kaldırmak oldu. Darbe girişiminde bulunanlarla alakasız olan binlerce emekçi işsiz kaldı, diğer emekçiler de işsizlik tehdidi ile en temel haklarını dahi arayamaz duruma geldi. Birçok emek karşıtı yasa ve uygulama (BES, grev yasakları vd) bu dönemde hayata geçirildi. 2020 yılından itibaren ise emek alanında uygulanan salgın yönetimi (ölümüne çalıştırma ve hak arayan işçilerin Kod-29 ile işten çıkarılması) ile Covid-19 bir işçi sınıfı hastalığı haline getirildi, binlerce işçi hayatını kaybetti, onbinlerce işçi hastalığa maruz kaldı. Tuzla Tersaneleri, Davutpaşa/OSTİM, Soma, Torunlar, Ermenek, Covid, Silikozis, Asbest, Bartın ve niceleri. Sonuç ortada! Güvencesizliği bugünün proleter çalışma ve yaşam disiplini haline getiren AKP’nin iktidar yılları boyunca İş Cinayetlerinde 30 bin 224 işçi hayatını kaybetti.”

İŞ CİNAYETLERİNDE CEZASIZLIK VE ADALETSİZLİK SÜRÜYOR

İş cinayetleri sonrasında ise adaletsizlik ve cezasızlığın sürdüğünün altı çizilen raporda, davalarda asıl sorumluların mahkemeye çıkartılamadığı gibi tali sorumluların da kısa süreli hapis cezalarına çarptırıldığına, söz konusu cezaların ise para cezasına çevrilerek 24 ay taksitlendirildiği kaydedilerek şu görüşlere yer verildi: “İşyerlerinde işçilere karşı bir savaş yaşanıyor. Hangi savaşta bu kadar arkadaşımızı kaybediyoruz? Tehlikeli işlerde çalışanlar -ki ilk akla gelen maden işçileri- ailesiyle vedalaşmadan işe çıkamıyor. Peki, başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidar, bürokrasi, patronlar ve onların aklı ne diyor? Kaza, kader, fıtrat, güvensiz davranış, eğitimsizlik vs. Bizler ise bu anlayışa Hayır diyoruz: Bu cinayetlerin nedeni neoliberal düzenin ucuz ve güvencesiz istihdam politikaları ve sermaye birikim stratejisidir. İşçi sınıfı bu şartlarda çalıştırılırsa ölüm kaçınılmazdır!

EKİM AYINDA 158, 0N AYDA 1521 İŞ CİNAYETİ YAŞANDI

Yüzde 68’ini ulusal basından; yüzde 32’sini ise işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, sendikalar ve yerel basından öğrendiğimiz bilgilere dayanarak tespit ettiğimiz kadarıyla 2022 yılının ilk on ayında en az 1521 işçi hayatını kaybetti… Ekim ayında öne çıkan başlıklara bakarsak: 14 Ekim’de Bartın Amasra’da bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu Amasra TİM’de meydana gelen grizu patlamasında 41 madenci hayatını kaybetti. Karadon, Elbistan, Kozlu, Soma, Ermenek, Şırnak maden katliamlarına bir yenisi daha eklendi.

MADEN MÜHENDİSLERİ ODASINA GÖRE PATLAMA ÖNLENEBİLİRDİ

31 Ekim’de açıklanan bilirkişi raporuna göre ‘-320 Kalın Damar Tavan Yolu’ndaki patlatma çalışması kaynaklı olarak meydana gelmiş, grizu ve kömür tozu patlamasını içeren bir patlamadır’ tespiti Maden Mühendisleri Odası’nın yaptığı ilk açıklamaları teyit ediyor. Havalandırmanın yetersizliği, metan seviyesinin uzun süredir yüksekliği, metan drenajının yapılmadığı, Bakanlıklar tarafından talep ve öneri sunulmadığı ve yaptırım uygulanmadığı, teknik personelin eksikliği ve iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği vurgulanarak ‘patlamanın önlenebilir olduğu’ belirtiliyor.”

KÖMÜR MADENİ CİNAYETİNDE BAKANLIKLAR SORUMLU

Havza madenciliğinden ödün verilerek, -400 kot alındaki kömürün Hattat Holding’e verildiği ve TTK’nın dar bir alanda sıkıştırılarak, gerekli mali ve teknik yatırımlar yapılmayarak katliamın oluşmasına davetiye çıkarıldığı kaydedilen raporda, “2016 yılında TTK Faaliyet Raporu’nda işçi yetersizliği belirtilerek Bakanlıklardan yeni işçi kadrosu açılması talep edilmiştir. Kamu kurumlarındaki üst düzey yönetici atamaları bilimsel ve teknik liyakata göre değil, mensup olduğu cemaate ve AKP üyeliğine göre yapıldığı herkesçe bilinen bir gerçek. Bu durum da iş cinayetlerinin daha da artmasına yol açmaktadır. Havzalardaki iş cinayetleri “kader, fıtrat” denilerek normalleştirilmektedir. Madenciliğin kaderinde ölüm yoktur. -300/-350 kotlarında meydana gelen grizu patlaması, kömür tozu patlamasına dönüşerek zincirleme bir katliama dönüştü. Kömürdeki metan varlığı bilinen ve grizulu ocak diye tabir edilen bir işletme olan Amasra’da Sayıştay ve TTK kendi iç raporlarına rağmen önlem almayan, bütçe ayırmayan Türkiye Taşkömürü Kurumu, Maden Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvelik Bakanlığı katliamın birinci dereceden sorumlusudur” denildi.

EMEKÇİLERE DÖNÜK ŞİDDET YAYGINLAŞIYOR

Sağlık ve eğitim emekçilerine yönelik işyerlerinde yaygın bir şiddet yaşandığının altı çizilen raporda bununla ilgili yapılan eylemlerde çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması taleplerinin öne çıktığına da değinilerek şöyle denildi: “Ancak yaygın şiddet sadece bu iki işkolunda sınırlı değil, hizmet sektörünün farklı alanlarında (eğlence, belediye, taşımacılık, büro, özel güvenlik, basın vd.) ortaklaşan bir sorun. Ekim ayında basına da yansıyan iki iş cinayeti meydana geldi.

MÜZİSYEN ONUR ŞENER CİNAYETİ DE RAPORDA YER ALDI

2 Ekim’de, 45 yaşındaki iki çocuk babası müzisyen Onur Şener, Ankara Çankaya’da sahne aldığı Cassetta Cafe & Pub’da, istek şarkılarını bilmediği gerekçesiyle 3 kişi tarafından dövülerek öldürüldü. Yine başka eğlence mekânlarında çalışan emekçiler de bu olay sonrası başlarına gelen şiddet olaylarını paylaştılar. Bir not ekleyelim: Yukarıda Amasra’daki liyakatsiz kamu atamalarına değinmiştik. Burada da failler Ali Gündüz’ün Çalışma Bakanlığı’nda İş Müfettişi, Semih Soyalp’in Türk Havacılık Uzay Sanayi’nde Elektrik Mühendisi ve İlker Karakaş’ın da Çalışma Bakanlığı İstanbul Grubu İş Müfettişi olarak görevli olduğunu hatırlatalım. 13 Ekim’de, bir haftalık bebek babası olan 34 yaşındaki özel halk otobüsü şoförü Emrah Yıldız, Gaziantep Şahinbey’de otobüsün dolu olduğu gerekçesiyle duraktan almadığı 17 yaşındaki yolcuyla çıkan tartışmada bıçaklanarak öldürüldü.”

MOTO KURYE ÖLÜMLERİ ARTARAK DEVAM EDİYOR

Pandemi ile birlikte giderek genişleyen ve güvencesiz çalışmanın hâkim olduğu ve işçi profilinin çoğunlukla 20’li yaşların başında olduğu belirtilen raporda, sektörde işçi sağlığı açısından en net sonuç ortada olduğu kaydedilerek Ekim ayında beş moto kuryenin hayatını kaybettiğine dikkat çekildi. Raporda, 2022 yılının ilk on ayında ölen moto kurye sayısının ise en az 34 olduğu kaydedildi.

2022’DE EN FAZLA İŞÇİ ÖLÜMÜ HAZİRAN AYINDA YAŞANDI

Rapora göre 2022 yılının ilk on ayında iş cinayetlerinin aylara göre dağılımı şöyle: Ocak ayında 120, Şubat ayında 109, Mart ayında 122, Nisan ayında 129, Mayıs ayında 176, Haziran ayında 189, Temmuz ayında 172, Ağustos ayında 186, Eylül ayında 160 ve Ekim ayında 158 işçi hayatını kaybetti. 2022 yılının ilk on ayında iş cinayetlerinin istihdam biçimlerine göre dağılımına bakıldığında ise 1322 ücretli (işçi ve memur) ve 199 kendi nam ve hesabına çalışan (çiftçi ve esnaf) hayatını kaybetti. Yani ölenlerin yüzde 87’sini ücretliler yüzde 13’ünü ise kendi nam ve hesabına çalışanlar oluşturuyor.

EN FAZLA İŞ CİNAYETİ TARIM-ORMAN İŞ KOLUNDA

2022 yılının ilk on ayında iş cinayetlerinin işkollarına göre dağılımı ise rapora göre şöyle: Tarım, Orman işkolunda 302 emekçi (156 işçi ve 146 çiftçi); İnşaat, Yol işkolunda 300 işçi; Taşımacılık işkolunda 173 işçi; Madencilik işkolunda 97 işçi; Metal işkolunda 83 işçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 82 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 79 emekçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 65 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 56 işçi; Enerji işkolunda 46 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 39 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 30 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 29 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 27 işçi; Ağaç, Kâğıt işkolunda 20 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 16 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 14 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 7 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 3 işçi; İletişim işkolunda 2 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 51 işçi hayatını kaybetti.

GÖÇMEN VE MÜLTECİ İŞÇİLER DE İŞ CİNAYETİ KURBANI

2022 yılının ilk on ayında 80 mülteci/göçmen işçinin hayatını kaybettiği bilgisine yer verilen raporda,  ölen işçilerin sayısı ve ülkeleri şöyle sıralandı: 37 işçi Suriyeli; 17 işçi Afganistanlı; 6 işçi Türkmenistanlı, 4 işçi Özbekistanlı; 3’er işçi İranlı ve Rusyalı; 1’er işçi Azerbaycan, Belaruslu, Endonezyalı, Iraklı, Kuveytli, Nijeryalı, Pakistanlı, Sırbistanlı, Ukraynalı ve Yunanistan kökenli.

ÖLEN İŞÇİLERİN YÜZDE 94’Ü SENDİKASIZDI

Rapora göre 2022 yılının ilk on ayında iş cinayetlerinde ölenlerin 85’i (yüzde 5,58) sendikalı işçi, 1436’sı ise (yüzde 94,42) sendikasız. Sendikalı işçiler madencilik, metal, belediye, kimya, sağlık, enerji, taşımacılık, tarım, iletişim, eğitim, tersane ve güvenlik işkollarında çalışıyordu.

2022’DE EN FAZLA İŞ CİNAYETİ İSTANBUL’DA YAŞANDI

2022 yılının ilk on ayında Türkiye’nin79 şehrinde ve yurtdışında yirmi bir ülkede iş cinayeti gerçekleştiğini tespitine yer verilen raporda, en çok işçi ölümü yaşanan iller de şöyle sıralandı: “212 ölüm İstanbul’da; 66 ölüm İzmir’de; 49 ölüm Muğla’da; 48 ölüm Bursa’da; 47 ölüm Antalya’da; 46’şar ölüm Bartın ve Denizli’de; 44’er ölüm Gaziantep ve Mersin’de; 43 ölüm Kocaeli’nde; 41 ölüm Konya’da; 39 ölüm Samsun’da; 36’şar ölüm Ankara ve Manisa’da; 31’er ölüm Aydın ve Kayseri’de; 30’ar ölüm Balıkesir ve Şanlıurfa’da; 26’şar ölüm Adana ve Sakarya’da; 23 ölüm Zonguldak’ta; 18 ölüm Sivas’ta; 17’şer ölüm Çanakkale, Diyarbakır, Hatay, Kahramanmaraş, Kütahya ve Malatya’da; 15’er ölüm Ordu ve Trabzon’da; 14’er ölüm Adıyaman, Bolu, Kastamonu, Mardin ve Tekirdağ; 12 ölüm Düzce’de; 11’er ölüm Batman, Erzurum ve Şırnak’ta; 10’ar ölüm Afyon, Rize ve Uşak’ta; 9’ar ölüm Çorum, Van ve Yalova’da; 8’er ölüm Ağrı, Bilecik, Eskişehir ve Karabük’te; 7’şer ölüm Burdur, Çankırı, Elazığ, Isparta, Karaman, Kırıkkale, Siirt ve Tokat’ta; 6’şar ölüm Aksaray, Artvin, Kırşehir, Osmaniye ve Sinop’ta; 5’er ölüm Edirne, Giresun, Kars ve Kırklareli’nde; 4’er ölüm Hakkari, Iğdır, Kilis, Nevşehir ve Niğde’de; 3 ölüm Muş’ta; 2’şer ölüm Amasya, Ardahan, Bayburt, Bingöl ve Yozgat’ta; 1’er ölüm Gümüşhane ve Tunceli’de; 32 ölüm Yurtdışında (6 Irak, 4 Kuzey Kıbrıs; 2’şer İsrail, Mısır, Rusya; 1’er Azerbaycan, Bosna Hersek, Brezilya, Çekya, Çin, Dominik, Kazakistan, Kuveyt, Libya, Makedonya, Malta, Özbekistan, S. Arabistan, Tunus, Yunanistan, Yurtdışı) meydana geldi.”

AKP İKTİDARINDA YILLARA GÖRE İŞ CİNAYETLERİ

Raporda 20 yıllık AKP iktidarı boyunca iş cinayetlerinde ölen işçilerin yıllara göre dağılımı da şöyle sıralanıyor: 2002 yılının son iki ayında 146 işçi, 2003 yılında 811 işçi, 2004 yılında 843 işçi, 2005 yılında 1096 işçi, 2006 yılında 1601 işçi, 2007 yılında 1044 işçi, 2008 yılında 866 işçi, 2009 yılında 1171 işçi, 2010 yılında 1454 işçi, 2011 yılında 1710 işçi, 2012 yılında 878 işçi, 2013 yılında 1235 işçi, 2014 yılında 1886 işçi, 2015 yılında 1730 işçi, 2016 yılında 1970 işçi, 2017 yılında 2006 işçi, 2018 yılında 1923 işçi, 2019 yılında 1736 işçi, 2020 yılında 2427 işçi, 2021 yılında 2170 işçi ve 2022 yılının ilk on ayında 1521 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti.

2645590cookie-checkİş cinayetleri savaştan beter!
Önceki haberYÖK SEBEP DEĞİL, SONUÇTUR
Sonraki haber7 ile sarı kod uyarı
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.