Kadın aklı ve kadın saçı

Kadinin akli ile saçi arasindaki oranti, dogru mu yoksa ters mi, yoksa hiç oranti yok da orantisiz mi? diye traji komik bir soru soruyorum kendime. Bunu ne zaman soruyorum kendime biliyor musunuz, TV ekranlarina tesadüfen bakarken, farkli kadinlarin birbirleriyle konustuklarini sanip, esasinda birbirlerine karsi yüksek ses tonundan konusarak, hakli olduklarini anlatmaya çalistiklari zaman, soruyorum, çünkü bu konuyu biz yillardir düsünüyoruz ve yillardir soruyoruz birbirimize. Bu kadar zor bir soru mu, yillardir cevap veremedik birbirimize. Ve bilmek gerekir ki, bagirarak konusmak, hakli olmak demek degildir.Üstelik, konusulani dinlemeden, sadece kendi söyleyecegini düsünüp, kirik plak gibi tekrar etmek de, insana haklilik saglamaz. Konusmak, karsilikli olmalidir, yani, önce dinleme ve anlama, sonra cevap verme ve kendi düsüncesini anlatma…Kadinlar, kamusal alani, özel alani, kadin haklarini, kadin sorunlarini ( hukuki,siyasi, ekonomik, bedensel, ruhsal, töresel, is ve aile hayatlari ile ilgili, v.b.) konusmalilar ki bilinsin ve fayda saglansin.TV Reklamlar’ inda seyrettigim ve çok gerçekçi buldugum bir reklamda, küçük bir çocugun bile farkinda oldugu söyledigi sözler söyleydi, ”benim annem, hem doktor, hem …, hem…, hem…, hem…, hem ayakkabi baglayici…” Bence de bir kadin, bu hayatta çok is yapiyor ve herkese çok faydali oluyor, bu muhtesem akliyla, bu basina ve saçina bir çözüm bulur, buna inaniyorum.

Öylesine hayat hikayeleri var ki, yasanilan, insani çok düsündürüyor. Insanlik Alemi, ne hazin ki, kendi basina gelmeden pek anlayamiyor fakat, hiç olmazsa, bunlari konusarak paylasmamiza da duyarli olsunlar. Hem kadinlar hem erkekler hem çocuklar birbirine karsi saygiyi ihmal etmesinler. Mesela Yilmaz GÜNEY’ in annesi, Kürtçe agitlar yakarmis, söylerken, O’ nu dinleyenler aglarmis, Yilmaz GÜNEY diyor ki, ” Ben de Anam’in ne dedigini anlamazdim, dilini bilmezdim, ama Anam’ in sesi çok dokunurdu bana, aglardim.” Cem KARACA diyor ki,” Anam Ermeni ve Hristiyan oldugu için, babam evde bana Ermenice ögretilmesini istememisti, zaten küçük yaslardan itibaren, ruhen ve bedenen bir Bektasi olarak yetistirildim,yas kemale erince de, kendi istegimle, Bektasi inancima devam ettim. Babamin 1980 deki vefatindan sonra, annem bir Ermenice Alfabe aldi, bana biraz ögretti, ezberimde kalan sadece bir kaç cümle, ama Anam’ in gözlerindeki savk, hatirimdan hiç silinmeyecek.” Cem KARACA, Yilmaz GÜNEY’ in mahkeme salonundaki durusmasini dinledikten sonra, bir ara firsat bulup, yanina gider, biraz moral vermek için der ki ” ne edek aglayak da gozden mi olak, dögünek de dizden mi olak ” birbirlerini anlayarak gülerler, birbirlerinde teselli bulurlar. Sanat ve sanatçilar hür ve hudutsuzdur. Aziz NESIN’ in söyledigi gibi, ”Ben kendimi, baskalarinin yapmakla yükümlü oldugu seyi yapmakla kendimi yükümlü hissediyorum”. Aziz NESIN, annesinin bir fotografi bile olmadigi için üzüldügünü fakat o yillarda fotograf çektirmenin günah sayildigini söylemektedir. Necip Fazil KISAKÜREK, siir yazmayi, annesine borçlu oldugunu, hasta olan annesine, bir kis günü, hastane odasinda sair olacagina söz verdigini söylemektedir.
Kadin, çocuk doguramadigi için tahttan da indirilmistir. Tahtindan, sevdigi kadin için vazgeçen erkek de olmustur. Erken ve geç dogumlar disinda, kadindir çocugunu 9 ay karninda tasiyan. Her meslegi doguran fedakar kadinlardir. Ölünce gömülen insanlar yalniz analarinin adiyla anilirlar. Sanki bu dünyanin gam yükünü çeken kadinlardir. Törelerden medeniyete uzanip, özel alanda ve toplumsal alanda yasamaya çalisan hep kadinlardir. Toplumda saygiyi en çok hakeden kadinlardir. Hepimizin bir özür ve bir tesekkür borcu hep vardir. Ailede ve toplumda ortadirek olan kadinlar, emek ve üretimlerine zarar veren herseyden ve herkesten çok yaralandilar.

Modern toplum kurumlarinda, toplumun ortak yararini belirlemeye ve gerçeklestirmeye yönelik, ortak toplumsal etkinlik alanini belirtmek için kullanilan bir kavramdir ya KAMUSAL ALAN, hiç kimsenin ÖZEL ALAN’ i degildir ya KAMUSAL ALAN, bunu herkes biliyor, bence. Denizkizi çikip gelse, kamusal alana, yasamasi için su gerekliyse, oraya su tasimaliyiz, üstünü örtmeye çalismamaliyiz, dogasina aykiridir çünkü. Kamusal alanda, aklini, isini, emegini degil, sadece saçini diledigince örtmek isteyen kadinlara , bu isteklerini çok görmemeliyiz. Hatta bence, ilkögretimde isteniyorsa orada da baslayabilirler, hatta anaokulunda bile örtünebilirler. Kadin örtündükçe seffaflasiyor, bu beni rahatsiz etmiyor, benim açik saçlarimin da Onlari rahatsiz etmedigini biliyorum. Ve hepimiz ayni olalim demediklerini de duyuyorum. Havaalanlarinda rastladigim, peçe ile yüzünü, gözlükle gözünü saklayan kadinlar var, Dünyaya öyle bakmak istiyorlarsa, öyle bakarlar yahut bakmazlar, hayat ve tercih herkesin kendi hürriyeti… Cami avlularinda, hava günesli olmasa da, kara gözlük takan erkekler, nedense bana seffaf gelmezler, saklarlar bir seyleri, ürkütürler…Kadin aklimla ve açik, ak saçlarimla böyle düsünüyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.