Kasap Hüseyin Mağusalı

Kasap Hüseyin Mağusalı ile sohbet ederken yan yana gelmiştik, Belediye Çarşısı’nın “buba”sı Mustafa Paşalar, namı-diğer Mustafa Hoca ile. ..

   O an söz vermiştim, “Haftaya senle buluşacağız” diye. O sözü tutuyorum, sabah erkenden kalkarak Belediye Çarşısı’na gidiyorum. Çarşı kapısından girerek sola sapıyorum, sonra hemen sağa sapıyorum, az ilerde Mustafa dedenin tezgahı. Sağa sola bakınıp duruyor, belli ki müşteri bekliyor.


   Hemen gidip elini öpüyorum, şaşırıyor. Boydan bir süzüyor, “Beni tanıdın mı?” diye soruyorum, “hayır” anlamında başını kaldırıyor. Bir hafta önceyi hatırlattığım zaman, “Nerde bizde öyle akıl şimdi” der gibilerden elini sallıyor.


   Sözü fazla uzatmadan konuya giriyorum. Gelip geçenler hep “Mustafa buba” diye hitap ediyor kendisine. Belli ki işinin de ehli. 1930’lu yıllardan itibaren işi manavlık. Sokak sokak, kapı kapı gezerek yıllarca bu işi yapmış. Sonra da belediye çarşısının ortasında bir yer alarak esnaf olmuş. Bir müşteri gelip domates istiyor. “Vur yere patlamaz bu domatesler” diyor ama alıcı o taraflı değil. Aynı müşteriye kabak ve patlıcan satarken, aynı türden laflar ederek işinin ehli olduğunu gösteriyor. Kabak için müşteriye, “Daha tazesini ararsan bahcaya gitmen lazım” diyor.


 


5 yaşında hizmetçi verdi beni bubam


 


   Mustafa dede 1917 yılında Baf’ın İstinco köyünde dünyaya geliyor. “Çok karılı” bir baba sayesinde “çok kardeşi” oluyor. Çocukluğunu anlatmasını istiyorum, arada da bazı sorular soruyorum. O anlattıkça, ben de hızla not tutuyorum.


   “Ben asıl İstincoluyum. Baf’ın Poli kazasına bağlı bir köyüdü. Gavurda galdı şimdi. Bende gardaş ararsan çok. Bubam üç garı aldı, bir birinden eddi, beş birinden eddi, beş-altı da obirinden. Benden büyükleri öldü, üç gardaş galdık şimdi.


   Neçin sık sık evlenirdi diye soracak olursan, onu bilmem. Beş yaşında hizmetçi geldim Lefkoşa’ya. Sinemacı Mustafa Paşa efendi varıdı, onun yanına. Oteli varıdı, şimdi banga oldu polisin garşısında. Altı gahveydi, üsdü da hotel. Temizlik yapardım onda. Evinde temizlik yapardım, baggala, çaggala gider gelirdim işde…”


  


Ufak okulu bitirdik amma…


 


   Mustafa dede hem işliyor, hem okula devam ediyor ama ilkokul sona kadar… Rüşdü yani ortaokulu okuyamıyor ama anlattığına göre ilkokulu bitirmesi bile başarı. Neden mi?:


   “Biz ufak okulu bitirdik. Rüşdüyeye gideceydik ama sahat onbuçukda okul olur??? Musdafa efendi onbuçukda yollardı beni okula. Okul mu sayılır bu? Gide gide o gadar okuyabildik işde ite kaka…


   Ondan soğra aklımız başladı kessin herşeyi. Başladık başga araylım da işleylim. Kebebcı yanına girdik, dogdor yanına girdik, köfde saddık, velhasıl batmadığımız iş galmadı.”


 


1935’lerden bu yana çarşının içinde


 


   “Rahmetlik Kel Paşa varıdı, onun yanına geldik mannav, 1935’lerde geldim çarşıya hala daha bunun içindeyim. Biraz başlarda dışarıda arabalarnan satış yapardık. O zaman Türk- Urum garışığıdı. Alırdık arabaya malları, hep mahalleleri dolaşırdık.


Öylen gelirdik başdan yüklerdik, devam ederdik. O zaman yollar galabalık, hep insan doluydu.”


 


Hanım yabancı değil, deyzemin gızıydı


 


   Mustafa dedeye, evliliğini soruyorum. 1935’lere geldiğine göre, evlilik çağı da yakın demekti.  Bu arada Çetinkaya bölgesinde ev alarak, kardeşleri ve annesi ile yerleştiğini hatırlatıyor. Evlilik için her şey hazırdır:


   ?’de evlendim. Hanım da Poliliydi, yabancı da değil, deyzemin gızıydı. O zamanın hökmünde böyüklerimiz, ‘yabana gitmesin gız’ dediler, aracı girdiler. Anam da gördü beyendi.


   Bayramda anasıynan geldiydi şehere, soğra anası yolladı geni yalnız. Kısmetidi oldu işde… Düğün yabdık, bir günde bitirdik işi.  O zaman hoca eve gelir da nikah gıyardı, şimdiki gibi değilidi. Hannaz zurna çalardı, meşhurudu çok, gaynatam da davulu çalardı.


   O zaman düğünneri onnar yapardı Baf’ta hep. Üç dane çocuk eddik, beş da torun… Harp zamanı gene bunun içindeydik. Üç defa yağma eddi ehali, açlık fakirlik zamanıydı.”


 


Ne arardı eğlence


 


   Mustafa dedeye, eski günlerde nasıl vakit geçirdiğini, ne tür eğlence yerlerine gittiklerini soruyorum, şu cevabı veriyor:


   “Sinemaya giderdik ekseriyetle. Ben değil ama hanımınan çocukları sık sık yollardım. Çağlayan bölgesinde üç dane sinama varıdı o zaman.


   Bayram yerleri gurulurdu. Ben çala, yengi dünya satardım, mevsime göre geçer neyisa işde. Sarayönü’nde gurulurdu, soğra Girne Kapısı’na daşındı. Çağlayana da gurulurdu bayram yeri. Ben da arabacığnan gezer, mevsimine göre onu bunu satardım.


   Bekarıkan eğlence nedir bilmedik. Akşam üsdü girer eve uyurduk, sabah da çıkardık.”


 


Arabisdan’dan beter oldu bunun içi


 


   Mustafa dede ile biraz da havadan, sudan sohbet ediyoruz. Çarşıda Rumlarla birlikte olduğu dönemlerde hiçbir hırsızlık olayı yaşanmadığını anlatan Mustafa dede, son beş yılda üç kez soyulduğunu anlatıyor…


   Mustafa dede, “Türgçe gonuşan da azaldı çarşıda. Arabisdan da beter oldu bunun içi” diyor, sonra başlıyor anlatmaya:


   “Şimdiki gençleri da bilemem oğlum ben. Öyle alışdım akşam üsdü giderim eve, sabah da gelirim bura… Buraşda çarşıda benim hanımın cebinden üç defa para çaldılar. Bir tanesi gelir dutar bizi gonuşmaya, o biri da iki barmağını sokar hanımın cebine, alır parayı gaçar…


   Bir kere ensesinden yakaladık bir taneyi, yalvardı bırakalım gendini… Gavurunan beraberidik esgiden çarşıda, kasaynan bırakırdık aparayı, geldiğimizde da bulurduk.


   Madem işimiz bu evlat, napacayık? Şimdi sosyal suğurtadan biraz para alırık. Buracığını da çocuğa bırakdık. İşler da düşdü. Hani yarım sahat oldu sen da buraşdasın… Ne satan diyen oldu mu? Mal satanların çoğu Türkiyeli… Onnar biri birini desdekler. Bizimkiler da gider onnardan alır. Biz birbirimizi desdeklemeyik. (Bu arada gençlere nasihat etmesini istiyorum) Ne nasihat edeyim oğlum şimdikilere… Herkes aklından hoşnut. Söylesen da diyner mi biri… Esgiden atayı sayarlardı, şimdi evlat bile atayı saymaz. Saygı sevgi galdı mı esgisi gibi. Bizim zamanımızda saygı varıdı yahu…”


 


Ropörtaj: Hüseyin EKMEKÇİ


 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.