KIBRIS’TAN… AB-TR Müzakereleri devam mı?

Evvelki gün yapılan AB Dış İşleri Bakanları toplantısında “OY BİRLİĞİ” ile müzakerelere devam kararı çıktı.


Bu karar gerek 6 Aralık AB Dış İşleri Bakanları toplantısında, gerekse de 14 Aralık AB Devlet Başkanları Konseyi toplantısında yapılacak müzakerelere ve alınacak kararlara zemin teşkil edecek.


Kıbrıs Rum Yönetimi Dış İşleri Bakanı Yorgos Lillikas’ın toplantı sonrası yaptığı açıklama tam bir günah çıkarma işlemi. Toplantıda belli ki yalnız kalmış ve “AB’nin kötü çocuğu” gözükmek istemiyor.


Toplantıdan evvel AB üyesi bir devletin temsilcisi olmanın verdiği rahatlıkla neredeyse aslan kesilip, limanlar konusunda atıp tutmuş olan ve limanlar açılmazsa Türkiye ile müzakerelerin kesileceğinden dem vurmuş olan Lillikas, toplantıda yalnız kalınca taktik değiştirdi ve müzakerelerin dondurulmaması ve devam etmesi fikrini dile getirmek zorunda kaldı.


AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Verheugen’in dün Kıbrıs’lı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılamamasından duyduğu üzüntüyü dile getirmesi, Kıbrıs konusunda AB içinde bir takım ciddi görüş değişikliğinin olduğunun işareti. 


Kıbrıs Rum Yönetimi Dış İşleri Bakanı  Lillikas’ı kulvarından çıkaran ve söylemlerinde dönüş yaptıran etkenlerin başında Verheugen’in bu sözleri de var.


Peki sözleri bu denli etkili olan Verheugen kim ve görevi ne.


Annan Planı görüşülürken AB’nin genişlemeden sorumlu Komisyonun başkanı olan Verheugen şimdi AB Komisyonu Başkan yardımcısı. AB Komisyonunun Başkanı ise Jose. M. Barosso.


Bizim günlük yaşantımız ve Devlet yapımızla kıyaslandığında Komisyon kelimesi, bir takım bürokratlardan ve Sivil Toplum Örgütü üyelerinden oluşturulmuş, spesifik bir konu üzerinde araştırma yapıp rapor hazırlayan bir heyet manasında. Ama AB içinde Komisyon kelimesinin manası birazcık değil, bayağı farklı.


AB komisyonu bir yerde Avrupa Birliğinin Hükümeti ve Başkanı da Avrupa Birliği’nin Başbakanı manasında. Barosso’nun Türkiye’de muadili Başbakan Erdoğan, Verheugen’in de Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül.


İşte bu nedenle Verheugen’nin dünkü sözü çok önemli.


Hatırlarsanız Verheugen Annan Referandumu sonrası “Kandırıldım” demişti, şimdi de “Kıbrıs’lı Türkler üzerindeki izolasyonların kaldırılamamasından duyduğu üzüntü”yü dile getiriyor. Bu ilk kez değil tabi. Neredeyse 5 keredir Verheugen üzüntüsünü ve duyduğu utancı dile getiriyor.


AB artık yaptığı hatanın farkında ve sınır sorunu olan Kıbrıs Rum Yönetimini, adada sorunları çözmeden içine almanın pişmanlığını yaşıyor.


Son günlerde yaşananlardan sonra artık AB içinde Kıbrıs Rum Yönetiminin eski ağırlığı ve saygınlığı yok. Daha evvel istediğini yaptıran Kıbrıs Rum Yönetimi artık istenilene baş eğmek ve çoğunluğa uymak zorunluğunda. AB, Kıbrıs’lı Rumların AB üyesi olmalarını kendi siyasi çıkarları için kullanmasından pek hoşnut değil artık.


14 Aralık Müzakerelerin aksamadan devam edeceğini gösteriyor. Şu anda dondurulan başlık sayısı 5. Toplamı 37 adet idi. Bir tanesi açılıp kapandığı için geriye 31 adet başlık kalıyor. Bana göre Ankara Anlaşması Ek protokolü gereğince genişletilmesi istenen Gümrük Birliği konusuna zayıf da olsa 3 tane daha başlığın ilişkisi olabilir. Büyük bir olasılıkla bu 3 başlıkta Kıbrıs Rumları tarafından VETO edilecek ve zaman içinde dondurulmaya bırakılacak. Taki BM zemininde Kıbrıs konusuna bir çözüm bulunana kadar.


Müzakereler 28 başlık altında, 14 Aralıktan sonra devam edecek ve artık Rumların elinde Veto koymak gibi bir ayrıcalıkları da olmayacak.  


____________


* Prof. Dr.

655040cookie-checkKIBRIS’TAN… AB-TR Müzakereleri devam mı?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

13 + fifteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.