KKTC’ye göç ve neden olduğu sorunlar

16 Ekim 2009 Cuma Günü Ankara’da Kuzey Kıbrıs için belki de oldukça önemli önerilerin dile getirildiği bir sempozyum vardı. İç Göç Entegrasyon Projesi (İGEP- Önemli Göç Alan Kentler Olarak İstanbul, İzmir, Ankara ve Bursa’nın Ekonomik ve Sosyal Entegrasyon Problemlerinin Çözümüne Destek Projesi) kapsamında TC Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB), Ankara Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Büyükşehir Belediyesi gibi dev resmi kurumlarla sivil toplum örgütlerinin ortaklaşa düzenlediği sempozyuma ilgi büyüktü.

“Göçmenleri Karşılamak ve Entegre Etmek” adlı ilk panelde, “iç-göçmenler” hakkında “iç-göçmen kimdir?” ve “onu barındıran topluluk tarafından nasıl kabul edilmelidir?” sorularına cevap arayarak tartışma olanağı bulduk. Ben ister, istemez KKTC’yi de dile getirme ihtiyacı duydum. Almanya’da göç ve uyum alanında edindiğimiz deneyimin Türkiye’de İç Göç nedeniyle gündeme gelen sorunlarda “ne derece yararlı olabileceğini ?” konuşurken Türkiye’de İç Göç ile bağlantılı ve “entegrasyonun gerçekleşememesi sonucu” yaşanan sorunların aslında KKTC’de de benzeri şekilde yaşanmakta olduğunu gördüm. Belki de Anadolu’dan KKTC’ye gelen göçmenleri “yabancı bir ülkeye göçenler” olarak görmek yanlış. Türkiye’de “İç Göç” hakkında konuşulanlar aslında KKTC’ye Göç konusuna tamamen uymakta. Türkiye’den KKTC’ye yönelik olarak gündeme gelen “ekonomik” göç tipik bir “iç göç”. Ekonomik nedenlerle İstanbul, Ankara, İzmir ya da Adana’ya değil de KKTC’ye gelen Anadolulu göçmen aslında KKTC’yi de yurtdışı olarak görmemekte. İstanbul ya da Ankara’ya giderken yaşamadığı kadar daha fazla kontrol yaşasa da sonuçta pasaporta ve vizeye ihtiyaç duymadan ve de kendini “evinde hissedebileceği bir ortam olduğu inancına sahip” olarak göçebildiği tek denizaşırı hedef KKTC!

Sempozyum bu açıdan KKTC’de Göç ve Uyum Alanı’nda sorunlarla boğuşan ve çözüm arayanlar için çok değerli bir tartışma platformu oldu. Bu nedenle sempozyumun sonuçları KKTC için de önemli bir kaynak.

Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Türkiye Sorumlusu Maurizio Busatti, İstanbul Şişli’de “göçmen gençler üzerine” araştırmalar yapan Mimar Sinan Üniversitesi’nden Doç. Dr. Emre Aşık, EKOSEP (Göç Alan Kentlerde Ekonomik ve Sosyal Entegrasyon Projesi) Takım Lideri Nejat Kocabay, Mayıs ayında Türkiye’de ilk defa hükümet tarafından organize edilen dünyanın bir çok köşesinden TC kökenli göçmenlerin konuk olduğu Göç Konferansı’nın mimarı Dr. Murat Erdoğan (Hacettepe Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü) ve diğer bu alanda uzman konuşmacılar tarafından dile getirilenler KKTC için de geçerli.
UNDP’nin “Engelleri Aşmak: Göç ve İnsani Gelişme Raporu’nu” sunan BM Kalkınma Programı kıdemli politika danışmanı ve İnsani Gelişme Raporu Ofisi Araştırmalar Başkanı Francisco Rodriguez’i Kuzey Kıbrıslı Göç uzmanlarının da dinlemesini isterdim. Sahi: “Kuzey Kıbrıs’ta Göç ve Entegrasyon Politikaları uzmanı var mı?”

KKTC’de göç ve göçten kaynaklanan sorunların başında “uyum” olduğundan yola çıkacak olursak bu alanda çalışma yapmaya niyetli kurum ve üniversitelerin İGEP ile bağlantı kurmalarında ve İGEP Proje Direktörü Levent Erkan ile İGEP Takım Lideri Dr. Luc V. Zwaenepoel ile görüşmelerinde yarar var bence. Çünkü bu alanda “tekerleği tekrardan icat etmek” için vakit kaybetmek yanlış olacaktır. Türkiye’de başlatılan ve belli bir düzeye gelmiş bulunan çalışmalar ve deneyimler KKTC için model olabilirler. Bunun yanı sıra Almanya ve İngiltere ile olan iyi ilişkileri de değerlendirip oralarda toplanan deneyimlerden de yararlanmak sorunlara çözüm bulmayı kolaylaştıracaktır.

Modern bir Göç ve Entegrasyon Politikası’na acilen ihtiyacı olduğunu her gün bizzat gözlemlediğim ve yaşadığım Kuzey Kıbrıs’ın bu konuda daha fazla gecikme lüksü olmadığına inanıyorum.

1617300cookie-checkKKTC’ye göç ve neden olduğu sorunlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 × two =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.