Kontak kapatmazsanız, kontak atacak…

Haftada 2 gün benzin harcanmasa eder 50 milyon dolar… yani ayda 200 milyon dolar… yılda eder 2,4 milyar dolar, sadece İstanbul için… Tüm Türkiye içinse toplam 6 milyar dolar desen, çok önemli bir tasarruf… Küresel ısınmaya katkı, ülkene sosyal adalete fayda vesaire vesaire..Bir otomobil çöplüğü deryasında yüzüyoruz… uyanın… “ diyor…

“Öyle” diyor, yok sosyal adalet, yok Ortadoğu’nun ezilen halkları, yok sosyal demokrasi falan kelamları edip de, 400 metre öteye kontak çeviriyorsan hiiiiiç konuşma… Eğer bütün bunlara gerçekten inanıyorsan, haftada en az 3 gün otomobilinden uzak dur… Ki Ortadoğu’da daha az masum insan ölsün, dünya iklimi bir düzene girsin, ülkenin cari açığı azalsın, aile bütçen bi kendine gelsin… “

Ben bunu 2 yıldan fazladır keyifle uyguluyorum… Londra’da, arabayla merkeze girdiğimde ödediğim ayakbastı paraları, üstüne park paraları, benzin, sigorta, vergi vs… hesapladığımda hatırı sayılır bir yekün tutması dışında, bir de üstüne trafikte yaşadığım gerilim, sıkıntı, ızdırap da cabası olunca, “ yahu paramla rezil oluyorum “ deyip, kendime bir elektrikli scooter aldım. İşyerime bunla gidip gelmeye başladım. 4 saatlik şarj ile 4 saat yol yapabiliyor, 20 mil süratle, 50 mil gidiliyordu…

İşyerime daha kısa zamanda ulaşmaya başladım, günlük enerjimin yarısını daha işe varmadan, trafiğe harcadığım gerilim ile heba etmemeye başladım, akşamları eve daha az yorgun ve mutlu dönmeye başladım. Arabamı sadece hafta sonları ailemle kullanmaya başladım… Böylece doğaya somut katkı adına, elimi daha çok taşın altına koymuş oldum… Gelecek nesillere borcumu ödemeye başlamış oldum…

Bu alışkanlığıma şu anda ülkemde de devam ediyorum, hatta bisiklete dönüştürdüm uygulamayı… 40 senede 51 araba değiştirmiş araba hastası biri olarak, artık arabamı sattım, asla araba kullanmıyorum. Böylece üstüme düşen sosyal sorumluluğu bir nebze uygulamak dışında, trafikmiş, parkmış, hır gürmüş, boşa enerjiymiş, gerilimmiş… hepsinden uzak durmuş oluyorum. Bisikletle giderken denizi görebiliyorum, temiz hava alabiliyorum, spor da yapmış oluyorum.

Türkiye’de, en küçük ilde dahi, haftada ortalama 150 araba trafiğe enjekte edilerek, bırakın ekonomik savurganlığı, doğa da tehdit ediliyor. Deformasyonun ve bu toplumsal enayiliğin bir parçası oluyorsunuz. Birkaç sene sonra arabalar teneke kutusu değerine düşecek. Gelin şimdiden alıştırın kendinizi bu fikre… Bakın bir sürü toplu taşıma aracı var köylere bile… Hayrettin Karaca bile şehre minibüsle gidip geliyor bu yaşta…

Ha!, kentte yaşayıp, jip mip sahibi olmayı prestij sanan, doymamış görgüsüz kafaya da bir tavsiyem var; “ fikirler geliştirip, bir şeyler üretip, ya da okuyup, kendini geliştirip, çağı ve Dünya’nın gidişatını bugünden öngörmeye başlayabilirlerse, o zaman daha rahat kavrarlar asli prestijin ne olabileceğini…

Egzos gazlarının havası beni rahatsız ediyor… Ozonumu kakalama, çağı yakala…

767400cookie-checkKontak kapatmazsanız, kontak atacak…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fifteen + twelve =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.