Köylüler olmasa Bakanlık Cumhurbaşkanı kararını çiğneyecekti!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Antalya’da Cumhurbaşkanı Kararı ile ‘kesin korunacak hassas alan’ ilan edilen bölgede HES projesi için başlatılan ÇED süreci, köylülerin durumu fark edip Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na itiraz etmelerinin ardından sonlandırıldı…

Antalya’nın Gündoğmuş ilçesine bağlı Kayabükü köyündeki Alara Çayı üzerinde yapılması planlanan Hayat 1-2 Regülatörü ve HES projesiyle ilgili köylülerin yaptığı itirazın ardından projeyle ilgili ÇED süreci sonlandırıldı. HES projesinin bir kısmının, Cumhurbaşkanı Kararı ile Kesin Korunacak Hassas Alan olarak tescil edilen bölgede kaldığını tespit eden köylülerin Bakanlığa yaptığı itirazın ardından alınan durdurma kararı sevinçle karşılandı. Köylüler, Alara Çayı üzerindeki tüm HES projeleri tamamen iptal edilinceye kadar mücadeleye devam edeceklerini dile getirdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, daha önce mahkemenin iptal etmesine rağmen geçtiğimiz Şubat ayında HES projesiyle ilgili yeniden ÇED süreci başlatıldığını duyurdu. ÇED süreci devam eden HES projesinin yapılmak istendiği bölgede bulunan doğal sit niteliğindeki Alara Uçansu Şelalesi ve çevresi ise 5 Haziran 2021’de Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ ilan edildi.

KÖYLÜLER HES’İN KORUNAN ALANDA KALDIĞINI ORTAYA ÇIKARDI

Bunun üzerine HES projesiyle ilgili ÇED dosyasını inceleyen Kayabükü köylüleri, ilgili uzmanların da desteğiyle proje alanının bir kısmının Cumhurbaşkanı Kararı ile Kesin Korunacak Hassas Alan olarak tescil edilen bölgede kaldığını tespit etti. Proje dosyasındaki hatalara dikkat çeken bir rapor hazırlayan köylüler 700’e yakın imza ile birlikte 22 Haziran’da bakanlığa itirazlarını iletti.

BAKANLIK, ÇED SÜRECİNİN SONLANDIRILDIĞINI AÇIKLADI

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ise önce projedeki eksiklikler nedeniyle ÇED sürecinin durdurulduğunu, ardından da 7 Eylül 2021 tarihinde Antalya Valiliği’ne gönderilen resmi yazı ile Hayat 1-2 Regülatörü ve HES projesinin ÇED sürecinin sonlandırılmasına karar verildiğini açıkladı.

HES’İN KORUNAN ALANDA KALDIĞINI BAKANLIK DA KABUL ETTİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’nün Antalya Valiliği ve ilgili kurumların yanı sıra Kayabükü köyü Muhtarlığına gönderdiği kararda, “Antalya ili Gündoğmuş ilçesi Kayabükü Mahallesi civarında Alara Çayı üzerinde Hayatsu Enerji Üretim şirketi tarafından gerçekleştirilmesi planlanan Hayat 1-2 Regülatörü ve HES faaliyet alanının bir kısmının 5 Haziran tarihli Cumhurbaşkanı kararı ile ilan edilen Uçansu Şelalesi Kesin Korunacak Hassas Alan içerisinde kaldığı tespit edildiğinden söz konusu projeye ait ÇED süreci 31 Ağustos 2021 tarihli yazımızla sonlandırılmıştır” ifadelerine yer verildi.

‘ALARA’DAKİ  HES’LER İPTAL EDİLENE KADAR MÜCADELEYE DEVAM’

Alara Çayı üzerindeki HES projelerine karşı yıllardır hukuki ve eylemsel mücadele yürüten köylüler ise Bakanlığın ÇED sürecini durdurmasının ardından yaptıkları açıklamada vadideki bütün HES projeleri iptal edilene kadar mücadeleyi sürdüreceklerini dile getirdi. Alara HES’e Hayır grubunun konuyla ilgili açıklamasında, “Alara Çayı üzerinde yapılmak istenen HES projelerine karşı 12 yıldır sürdürdüğümüz mücadelemizde son olarak Hayat 1 ve 2 HES projelerinin ÇED süreçlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sonlandırılması bizleri sevindirmiştir. Ancak Alara Çayı’nın sonunu getirecek olan diğer HES projeleri de iptal edilmediği sürece mücadelemiz bitmeyecektir” denildi.

BİR YANDA KURAKLIK BİR YANDA SUDAN ENERJİ ÜRETME ISRARI

Alara Çayında projelendirilen HES’ler, Türkiye’nin enerji politikalarındaki öngörüsüz uygulamalarından biri olarak değerlendiriliyor. 2000 binli yıllarda projelendirilen HES’lerin büyük yıkımlara neden olacak şekilde inşa edilmesi üretim alanlarını yok edip vadilerdeki nüfusu göçe zorlarken “HES’ler enerjide dışa bağımlılığı azaltacak” iddiasını da boşa çıkarıyor. Ülkenin dört bir yanında etkili olan kuraklık nedeniyle bir kısmı tamamen kuruyan, bir kısmı ise kuruma noktasına gelen dere ve çayların üzerinde enerji üretim lisansı verilen HES projelerinin inşa edildiği su kaynaklarının birçoğunda enerji üretecek yeterlilikte su yok. Yaz aylarında suyu azalan Alara Çayı da bu yaz adeta kuruma noktasına geldi. Vadideki köyler ve yaban hayatı için yaşam kaynağı olan Alara Çayı’nda toplam 8 ayrı HES için üretim lisansı verilmişti. Yöre halkının hukuksal ve eylemsel mücadelesinin sonucu henüz inşa edilen hiçbir HES projesi bulunmuyor.

BAKANLIĞIN ÇED İLE SINAVI SAYIŞTAY RAPORUNA DA YANSIDI

Alara Çayı’ndaki HES projesinde yerel halkın dikkati sonucu korunan alanda yapılmak istenen HES projesinin ÇED süreci, bizzat bu süreci başlatan bakanlık tarafından durduruldu. Ancak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yatırımların çevre üzerindeki etkilerini denetim altına almayı öngöre ÇED süreçleriyle ilgili hatalı uygulamaları Sayıştay’ın Eylül 2021 tarihli denetim raporuyla da tescillenmiş oldu.

SAYIŞTAY: ‘BAŞVURU YAPILAN ALANIN ÇEVRESİNE İLİŞKİN VERİ YOK’

Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetim Sisteminde, ÇED kararlarına ilişkin bilgilerin entegre bir şekilde yer almadığı tespitine yer verilen Sayıştay raporunda, “Çevrimiçi ÇED Yönetim Sistemine (e-ÇED) girildiğinde, başvuru yapılan alana veya çevresine ilişkin veri alınamadığı görülmüştür. Bu durum, başvuru yapılan alanda daha önceden ÇED kararı verilmişse entegre bir değerlendirme yapılamamasına sebebiyet vermektedir. Aynı zamanda, Bakanlık tarafından yapılan düzenlemelerin İl Müdürlükleri tarafından da bütünleşik bir şekilde görülememesi sonucu değerlendirmelerin eksik ya da hatalı yapılması ihtimalini ortaya çıkarmaktadır. Belirtilen sebeplerle, e-ÇED sisteminde başvuru yapılan alana ilişkin alınan tüm kararların görülebildiği entegre bir sistemin kurulmasının uygulama birliğinin sağlanması ve doğru veri üretilmesi açısından önemli olduğu değerlendirilmektedir” ifadelerine yer veriliyor.

 

Önceki haberTürkiye’de 15 yıldır vergi cennetleri açıklanmadı
Sonraki haberPandora Papers: Türkiye’yi talan eden Cengiz vergi cennetinde
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

20 − thirteen =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.