Kuruyan Burdur Gölü arıtılmış lağım suyu ile kurtarılacak!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, İlbank eliyle Burdur il merkezinde 45 milyon TL yatırım bedelli ileri biyolojik arıtma tesisi inşa edildiğini duyurdu. Bakan Kurum’un açıklamasına göre kentin atık suları bu tesiste arıtıldıktan sonra her geçen gün su kaybı süren Burdur Gölü’ne verilecek.

Son 50 yılda su hacminin yarısına yakınını kaybeden Burdur Gölü Türkiye’nin uluslararası öneme sahip 14 Ramsar alanından biri. Ancak 1994 yılında Ramsar Alanı ilan edilen Burdur Gölü’nün adım adım kurumasının önüne geçilemiyor. Kapalı bir havzada yer alan gölü besleyen derelerin çoğunun üzerine göletler inşa edildi. Kuru tarımın yapıldığı bölgede bol su tüketen silajlık mısır, yonca, pancar ve ayçiçeği gibi tarım ürünleri yaygınlaştırılınca göl havzasında binlerce sondaj kuyusu açıldı. Bu sondaj kuyularının önemli bir kısmı ise kayıt dışı, yani kaçak olarak kullanılıyor. Sayıştay raporuna da yansıyan rakamlar, 2019’da Burdur Gölü çevresindeki kaçak sondaj kuyusu sayısının 722 olduğuna işaret ediyor. Ancak yerel kaynakların verdiği bilgiye göre bu rakamın yaklaşık 5 bin civarında olduğu öne sürülüyor.

Burdur Gölü’nün kurumasının hızlandığı 2000’li yıllardan itibaren hem yerel kamuoyunda hem de ulusal ölçekte gölün kurtarılmasına yönelik farkındalık da arttı. Yerel belediye, sivil toplum örgütleri ve ilgili kamu kurumları çok sayıda etkinlik yaparak Burdur Gölü’nün kurtarılması için girişimde bulundu. Ancak aynı süre içinde göldeki çekilmenin ve su kaybının gözle görülür ölçüde artması da dikkat çekiyor.

GÖLÜ BESLEYEN YÜZEY SULARINA GÖLETLER YAPILDI

Bu süre içinde yeni gölet projeleri hayata geçirilerek bölgede sulu tarım teşvik edilirken bir yandan pahalı bir üretim modeline mahkûm edilen üreticiler mağdur oldu diğer yandan ise Burdur Gölü’nü besleyen su kaynakları göle ulaşamaz hale geldi. Yüzey alanları çoğalan suların daha çok buharlaşmaya maruz kalması da cabası.

KARAKUYU GÖLÜNDEN SU TAKVİYESİ GÜNDEME GELMİŞTİ

Burdur Gölü’nün kurtarılması için daha önce Büyük Menderes nehrinin ana kaynağı olan Dinar ilçesindeki Karakuyu Gölünden su takviyesi gündeme gelmişti. Ancak Büyük Menderes de kuruma riskiyle karşı karşıya olunca bu proje hayata geçirilemedi. Karakuyu Gölü’nün doğal sit alanı ve sulak alan statüleri bulunması da suyun başka bir yere aktarılmasının önüne geçiyor. Uzmanlara Türkiye’de büyük bir hata olarak uygulamaya konulan havzalar arası su transferlerinin ağır sonuçları yakın zamanda daha yakıcı biçimde kendini gösterecek.

SU TAŞINMASI GÖLLERİ ÖLDÜRÜYOR

Bunun çarpıcı örneklerinden biri yakın zamanda yaşandı. Hatalı su politikaları sonucu kuruyan Akşehir Gölü’ne Eber Gölü’nden su takviyesi yapılması, Akşehir Gölü’nü kurtarmaya yetmediği gibi Eber Gölünün de kurumasına yol açtı.

BURDUR’UN ARITMA SULARI GÖLÜN TAKVİYESİNDE KULLANILACAK

Hızla büyük bir kanserojen çukuruna dönme riskiyle karşı karşıya olan Burdur Gölünün tamamen kurumasının önüne geçebilmek için ortaya konulan yeni proje ise gölün kıyısındaki Burdur kentinin atık sularının arıtılarak göle verilmesi. Geçtiğimiz hafta Salda Gölü ve Burdur’u ziyaret eden Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Burdur’un arıtılan sularını Burdur Gölü’nün çekilen suyunun takviyesinde kullanacağız” ifadeleri dikkat çekti.

45 MİLYONLUK ARITMA TESİSİ YAPILIYOR

Bakan Kurum’un paylaşımına göre İlbank eliyle Burdur il merkezinde 45 milyon TL yatırım bedelli ileri biyolojik arıtma tesisi inşa ediliyor. Kentin atık suları bu tesiste arıtıldıktan sonra her geçen gün su kaybı süren Burdur Gölü’ne verilecek. Söz konusu arıtma tesisi projesinde Nisan 2020’de yüklenici firmaya yer teslimi yapılmıştı.

GÖL KIYISINDAKİ KASABA BUGÜN GÖLE 5 KİLOMETRE

Türkiye’nin yedinci büyük gölü olan Burdur Gölü, popülist politikalar, hatalı su ve sulak alan yönetimi ile idari ve toplumsal vurdumduymazlıkla geçen son 30-40 yılda ölüm döşeğine yattı. 1990’ların başında Keçiborlu’ya bağlı Senir kasabası Burdur Gölü kıyısında yer alıyordu. Bugün göl Senir’den 5 kilometre uzaklıkta. Adını aldığı gölün kıyısındaki Gölbaşı köyü ise Burdur Gölünden 20 kilometre uzaklıkta.

KURUYAN GÖLÜ ARITILMIŞ LAĞIM SUYU İLE TAKVİYE ETME AYIBI

Türkiye, belki de son yılların en kurak yazına Göller Bölgesinin kalbinde yer alan, ülkenin en büyük göllerinden birini lağım suyunu arıtarak yaşatmaya hazırlanıyor. İleri biyolojik arıtma tesisi çok önemli bir kazanım ancak gölün kurtuluşu için kendin atık sularına umut bağlanması da bir o kadar trajik. Bu ayıp, en başta son 20 yıldır adı birkaç kez değişen ve son olarak Tarım ve Orman Bakanlığı adını alan bakanlık ile buna bağlı DSİ’nindir. Ancak yerel yönetimler, iş dünyası ve sorumsuzca popülist su politikalarını köpürten milletvekillerini alkışlayan yerel halk da bu ayıbın ortağıdır.

Önceki haberAtilla Peker’in Kutlu Adalı ifadesi: Öldürmek için Korkut Eken’le Kıbrıs’a gittik
Sonraki haberİngiliz varyantı Fransa’da Bordeaux varyantına dönüştü
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × 4 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.