‘Köyünüz Paris olacak’ dediler, kanser olduk!

Mersin’in Gülnar İlçesinde düzenlenen nükleer panelinde, Japonya’nın yaşadığı nükller felaketin sonuçları ve Akkuyu’da yapımına başlanacak olan nükleer santral tartışıldı. Panele, Adana Yumurtalık’taki termik santraliyle ilgili yaşadıklarını anlatan Kemal Özbenli’nin açıklamaları damgasını vurdu. Özbenli, köylerinde termik santral yapımı sırasında yetkililerin, “köyünüzü Paris gibi yapacağız, 5 bin kişiyi işe alacağız” dediklerini belirterek sonrasında yaşananları şu sözlerle anlattı: “5 bin kişi yerine, torpilli 10-15 kişiyi işa aldılar. Hayvanlar sakat doğumlar yapmaya başladı. Ürettiğim iz sütlerde yüzde 150 kurşun çıktı. Santral yapımına karşı çıkmadık, damdan düştük.”

Panelin açılış konuşmasını yapan CHP Gülnar İlçe Sekreteri Ümran Yaldız, bölgenin Ecemiş fay hattının hareketli olduğunun bilim insanları tarafından rapor edildiğini anımsatarak, “Akkuyu nükleer santrali bölgemiz ve dünyamız için bir felaket kaynağı olacaktır. Gülnar’da yaşayanların çoğu Akkuyu Nükleer Santraline karşıdır. Bu santralin yapılmaması için Gülnar’da bundan sonra çok etkin mücadele edeceğiz” dedi.

SÜT’TE YÜZDE 150 KURŞUN ÇIKTI, HAYVANLAR SAKAT DOĞDU

Sugözü Köyü Çevre Koruma Derneği Başkanı Kemal Özbenli de panelde yaptığı konuşmada bölgede santral kurma girişimleri sırasında yetkililerin, “Sugözü ve çevresini Paris gibi geliştireceğiz” dediklerini anlattı. Yetkililerin, yörede bulunan herkesi işe alacağız, 5 bin kişiyi işe alacağız, buraya kurulacak Termik Santralinin size hiçbir zararı olmayacaktır, bölgeniz Türkiyenin en kalkınmış bölgesi haline gelecek” söylemleriyle yöre halkının muhalefetinin engellendiğini dile getiren Özbenli, “O zaman bölgemize gelen çevrecilerin Termik Santral hakkındaki bilgilendirici çalışmalarını da hiç dikkate almadık. Termik santral kurulduktan sonra bize söz verenler maalesef sözlerinde durmadılar. Bölgemizden 5 bin kişi yerine torpilli yaklaşık 15-20 kişiyi işe aldılar. Bölgemizde Paris olmadı. Hayvanlarımız sakat doğumlar yapmaya başladı. Burada üretilen sütün tahlilinin sonuçlarını Adana bölgesi doğru yansıtmadığı için tahlilleri Ankara’da yaptırdık ve çıkan sonuç çok ürkütücü oldu. Tahlillerde yüzde 150 oranında kurşun çıktı. Bizler damdan düştük. Bu santralin yapımına baştan karşı çıkmadık. Lütfen sizler bizim yaşadıklarımızı yaşamayın şimdiden etkili bir mücadele yapı ve buralarda nükleer santrali yaptırmayın” dedi.

SANTRALİN KURULMASINDAN SONRA İŞSİZ KALDIK

Yumurtalık-Haylazlı Köyü Balıkçılar Derneği Üyesi Mustafa İlhan Aksoy da Yumurtalık’ta kurulan termik santralin balıkçılık bakımından çok zengin olan bölgede balıkçılığın bitmesine neden olduğunu söyledi. “Eskiden ben balıkçılık yapıyordum, Termik santral kurulduktan sonra balıkçılığın bitmesiyle ben ve birçok balıkçı arkadaşımız işsiz kaldık ve mağduriyetimizin giderilmesi için davalar açtık” sözleriyle yaşadıkları dönüşümü anlatan Aksoy, “davalarımız hala devam etmektedir. Tarımımızda çok büyük darbe aldı, yetişen ürünlerde mantar vb. hastalıklar çoğaldı, narenciye dalında çürümeye başladı. Bizlerin sağlığı bozuldu, kanser ve birçok hastalıklar çoğaldı. Bizim duruma düşmemeniz için geç olmadan nükleer santralin kurulumunu engelleyin” diye konuştu.

BU YANLIŞTAN DÖNÜLMELİ

Panelin konuşmacıları arasında yer alan Dr. Sadun Bölükbaşı da, dünyanın sonunu getirecek iki unsurun nükleer olaylar ve fosil yakıtlara bağlı küresel ısınma olduğunu söyledi. Günümüzde nükleer ve fosil yakıtların dayatıldığını öne süren Bölükbaşı, “bu yanlıştan hemen dönülmelidir. Nükleer enerji üzücü Japonya örneğinde görüldüğü üzere en iyi teknoloji ile dahi kontrolü mümkün olmayan yok edici zararlara sebep olmaktadır. Hiç bir kaza olmasa dahi santral kaynaklı atıklar yaydıkları radyoaktivite ile en tehlikeli atıklar olup, depolayacak yer bulmak neredeyse imkânsızdır ve çok pahalıdır” diye konuştu.

GELECEĞİMİZİ ZEHİRLEYECEK

Panelde konuşan Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Avukat İsmail Hakkı Atal, Akkuyu’ya yapılacak olan nükleer santralin 3. nesil olduğunu vurgulayarak, “Rusların artık muhafaza etmekte güçlük çektikleri ve 20 bin yıl radyoaktif ışıma saçacak nükleer atıklar bu santralde yakıt olarak kullanılacak ve atıklar topraklarımızı, çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi zehirleyecektir. Bu konuda Ruslar’a yaptırılacak nükleer santral karşılığında AKP hükümetinin, Çalık grubunun yapacağı Samsun –Ceyhan Petrol boru hattına, Ruslar tarafından petrol taşıtma garantisi verilip verilmediği TBMM’de CHP tarafından soru önergesi olarak verilmiş ancak cevap verilmemiştir. AKP’nin iktidar olmasıyla birlikte, yürüttüğümüz çevre mücadelesi ‘yaşam mücadelesi’ haline dönüştü. Japonya’daki nükleer felaket şunu göstermiştir ki; ‘ölümden öte köy yoktur’ ve çocuklarımızın yaşayabilmesi için AKP’ye karşı çıkılmalı ve yakın gelecekte kesin deprem olacak Akkuyu’da nükleer santralin kurulması mutlaka engellenmelidir” diye konuştu.

TÜRKİYE’NİN İHTİYACI YOK

Panelde konuşan Mersin Nükleer Karşıtı Platform Dönem Sözcüsü Sabahat Aslan, Akkuyu nükleer santraline Türkiye’nin hiç ihtiyacı olmadığını vurgulayarak, “hükümetin bu siyasi kararına ve ülkemizin geleceğini ipotek altına alacak olan Akkuyu nükleer santraline hepimiz karşı gelmeliyiz” dedi.

AKKUYU İÇİN MÜCADELE ÇAĞRISI

Mersin Çevre Dostları Derneği Başkanı Suna Kılıççı da gidecek başka bir yerlerinin olmadığını belirterek, “çocuklarımıza güvenli ve sağlıklı bir dünya bırakmak zorundayız. AKP hükümeti dağlarımızı yabancı şirketlere madenlerimizden rant kazanmak için sattı. Derelerimiz hidroelektrik santral adı altında yine yabancı şirketlere satıldı. Artık karşı gelmezsek soluduğumuz havayı da satacaklar. Bu politikalara hep birlikte karşı çıkarsak, birbirimize kenetlenirsek, bizim istemediğimiz bir yatırımı asla yapamazlar. Bu yüzden mücadeleyi bundan sonra hep beraber etkinleştirelim ve Akkuyuya sahip çıkalım” çağrısında bulundu.

1525940cookie-check‘Köyünüz Paris olacak’ dediler, kanser olduk!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 − 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.