Ledra Palas’a dikkat!

Provokasyonlara ve spekülasyonlara açık olan 2 Mart mitingi öncesinde kritik bir yazı daha kaleme almak istiyorum. Daha önce kaleme aldığım Kanas suikast silahı konulu yazıma, sorumsuz siyasi parti temsilcilerinden ibretlik açıklamalar geldi. Bazıları da uykuda olduğu için olayın ciddiyetini hala anlayabilmiş değiller. Bu muhalefet anlayışıyla ülkeyi yönetmenin sonuçlarını tahmin edebiliyor musunuz?

Bazı provokatörlerin Libya’da yaşanan halk isyanı ile bölgenin en demokratik ülkesi olan KKTC’yi benzeştirip isyan çağrısı yapmaları karşısında mitinge katılacak siyasi partilerden tek bir eleştiri gelmedi. Böyle sorumsuz muhalefet olur mu?

Şimdi gelelim miting konusunda karanlık güçlerin planladığı ve yaşama geçirmeye çalışacakları senaryoya.

Mitingde kalabalık dağılmadan, provokatör bir grubun pankartlar açarak halkı Ledra Palas kapısına yürüyüp karşıda bekleyen Rum kardeşleri (!) ile buluşmak için yürüyüşe çağırmaları ve birkaç yüz kişinin bu provokasyona kapılarak Ledra Palas kapısındaki barikatları yıkıp karşıya geçmesi durumunda neler olabileceğini düşündünüz mü?

Senaryoyu çizelim :

• Birkaç yüz kişi, pankartlar açarak Ledra Palas kapısına yürüyor.
• Rum tarafında hazırda bekleyen birkaç yüz Rum, pankartlarla eylem yaparak provokasyona destek veriyor.
• Birkaç yüz kişiyi peşine takan ajan provokatörler, Ledra Palas kapısına yönelip barikatları kırarak Rum tarafına geçiyor ve Rum tarafındaki destekçileri ile birleşip birlikte eyleme devam ediyorlar.
• Provokasyonu yapanlar, “Berlin Duvarı’ndan sonra son bölünmüş Başkentin barikatlarını yıktık” diye sloganlar atarak eylem yapıyorlar.
• Uluslararası basını da Ledra Palas kapısı bölgesine yığan Rumlar, bu olayı çarpıtarak bütün dünyaya servis yapıyor.
• Olay bahane edilerek ‘Kıbrıslı Türkler, barikatları yıkıp Rum tarafına geçti, Kıbrıslı Türkler baskı ve “işgal” altında’ diye başlıklar atılıyor.
• Bunu fırsat bilen Rum-Yunan ikilisi, AB ve BM’yi olaylara müdahaleye çağırıyor.
• Rum-Yunan ikilisinin hazırlıkları ve çabasıyla AB organları bu olaylar konusunda açıklama yapıyor, BM Güvenlik Konseyi’nde bu olaylarla ilgili toplantı yapılması talep ediliyor.

Şimdi kritik sorularımı sormak istiyorum.

1. Bu senaryo gerçekleşirse, kimin işine gelir?
2. Bu kirli senaryoyu önlemek için güvenlik güçleri hazır mıdır? Miting düzenleme kurulunun bu tür provokasyonlar karşısındaki sorumluluğu nedir?
3. Rum tarafında ve içimizdeki bazı işbirlikçilerinde bu yönde bir provokasyon hazırlığı var mıdır?
4. Ledra Palas sınır kapısının Rum tarafındaki hareketlilik, miting öncesinde izlenecek midir?
5. Ledra Palas kapısına miting günü gerekli takviye planları yapılmış mıdır?
6. Demokratik haklarını kullanmak için miting meydanına gelecek insanlarımızı bu tür provokasyonlara uğratmayı planlayan ajan provokatörlerin tespit edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi için gerekli önlemeler alınmış mıdır?
7. Demokratik bir gösteriyi ülkesine karşı kullanmaya çalışacak olanlara verilecek fırsat, her şeyden önce bu mitingi can siperane destekleyen muhalefet partileri CTP, TDP ve DP’ye ait olmayacak mıdır?

Bu önemli konularda bir defa daha uyarımı yapmak istiyorum.

Siyasi partilere ve siyasetçiklere güven azalıyormuş diye feryat edenlere sesleniyorum. Muhalif siyasi partilerin, varlıklarını borçlu oldukları devlete ve siyasal düzene sahip çıkmadığı bir ülkede siyasetçilere ve siyasi partilere olan güven olur mu?

Gün, Rum destekli provokatörlerin oyunlarını boşa çıkarma zamanıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.