Mahallemizde polis görmek istemiyoruz (Eski bir polis memurundan tavsiyeler)

METE METİN – 7 sene City of London Polis teşkilatında polis memurluğu yapmış biri olarak sizlere alternatif bir polis teşkilatından bahsetmek istiyorum.

İngiltere de yaşadığımız sistem de polisin görevi bizi korumak değil, düzeni bize karşı korumaktır. İngiltere’de ilk organize polis teşkilatı 1798’de Londra Limanı’ndaki malları korumak için kurulan Deniz Polisi idi. 1800 yıllarda kölelik vardı, işçilerin insan olarak görülmediği bir dönemde zenginleri korumak için polis teşkilatı genişletildi.

Kapitalist sistemde polis halkı değil şirketleri korur. Mesela bir proje düşünün. Yabancı bir firma geldi altın çıkarmak için siyanür kullandı. Kullanılan siyanürlü su bir havuza da saklanır. En son Romanya da siyanür havuzu hasar gördü. Çernobil’den beri Avrupa da yaşanan ekolojik felaket olarak tarihe geçti. 50 km çapındaki alandaki tüm doğal hayat sona erdi. Bu rakam da resmi açıklamalar. Bu tür felaketler sonrası toprak da 50 sene şey yetişmez ve civar kasabalarda birkaç sene sonra çocuklar sakat doğmaya başlar ve gençler dahi birçok insan kanser olur.

Türkiye dahil, gelişmekte olan ülkelerde yapılan anlaşmalar gereği firmalar altının yüzde 99’unu çıkarıp olası bir doğa felaketinde cüzi bir tazminat verip o ülkeden kaçabiliyor.

Konumuza dönelim. Diyelim ki hükümet böyle bir firmayı yaşadığınız şehrin yanında altın çıkarmasına izin verdi. Polisin görevi insanları korumak olsa halkın yanında olurdu. Maalesef polis altın çıkaracak firmayı korumakla görevlendirilir. Tüm bölge zehirlense de polisin ailesi o bölgede yaşasa da polis halka korumaz tam tersi gerekirse şiddet kullanır.

Amerika da polisler özelikle binlerce silahsız siyah vatandaşlarını vurduğunu biliyoruz. Hırsızlar daha vicdanlı sizin paranızı alıp bırakıyor ama Amerika da polisler en ufak tartışmada vatandaşları vuruyor.

Birde sistem değiştiği zaman yani bir darbe olduğunda genelde Amerika kendine çalışmayan seçilmiş liderleri darbe ile indirip kendi adamını yerleştirir. Yüzden fazla darbenin arkasında Amerika ve Avrupa ülkeleri vardır. Şili ülkesinde darbe sonrası polis, binlerce genci işkence yapıp öldürdü. Dünyanın birçok ülkesinde darbe sonrası bir temizlik yapılır. Polisin görevi darbe sonrası halkı korumak değil muhalefeti ezmektir.

İngiltere de bir dükkan soyulduğunda polisi aradık. Hemen gelseler hırsızı yakalama ihtimalleri vardı. 28 gün sonra geldiler.

Reklam panolarında görürsünüz bu bölgede polis 235 hız yapan şoföre ceza verdik. Tamam güzel de o bölgede kaç tane evlere giren hırsızı ya da bisiklet çalanları yakaladınız. Trafik cezası gelir getirdiği için trafiğe yönelmişler. Bizim istediğimiz bıçak taşıyanları, hırsızları, sapıkları ve dolandırıcıları yakalamaları sonra zaman kalırsa otobanda hız yapanlara bakabilirler. Ama hırsız yakalamak para getirmediği için devletten yardım alamayan belediyeler sizin cebinize göz dikmiş. 1 dakika yanlış yere park edin ceza geliyor. O kadar ceza kesen insan ve kamera bizim güvenliğimiz yerine bize ceza kesmek için kullanılıyor.

Benim önerdiğim yerel polis alternatifi. Her bölgede vatandaşlar oturup kendi polis teşkilatını belirleyecek. Aylık toplantılarda polisler mahalle sakinlerine hesap verecek. Mahalleler kendi devriyelerini başlatabilir, vakıflar ya da kar amacı gütmeyen kuruluşlar, uyuşturucu bağımlılarını veya evsizlikle ilgilenmek için sosyal hizmet görevlileri gönderebilir. Uyuşturucu için hırsızlık yapanlara belediye çalışanları onlara kalacak yer sağlayıp hastanelere yönlendirebilir. Yerel feminist kuruluşlar, aile içi şiddet mağdurları ve saldırganlar için adaleti sağlayacak bir gurup oluşturabilir.

Okulların çevrelerinde uyuşturucu satanlara karşı okul karşısında ve halkın alışveriş yaptığı yerlerde mini polis ofisleri olabilir. Halkın kendi kontrol ettiği yerel polisler yerel sorunları çözebilir. Belediyelerin ortak çabasıyla kurduğu merkezi polis teşkilatı da katiller, ulusal ve uluslararası kaçakçılık gibi yerel polislerin çözemeyeceği sorunlarla ilgilenir.

Şu an İngiltere’de devlete çalışan polisler kraliyeti ve zenginleri korumak için çalışıyor. Polis yemini de ‘I do solemnly and sincerely declare and affirm that I will well and truly serve the Queen’ diyerek başlar. Yani kraliçeyi koruyacağım diye yemin ederler. Fakir halkı değil.

İngiltere de ‘Poll Tax’ yani kelle vergisi çıktığında halk sokaklara çıktı. Fakir bölgede yaşayan her birey çalışıyorsa 500 ile 1000 sterlin ödemek zorunda bırakıldı. Zengin bölgelerde belediyelerin gelirleri yüksek olduğu için zenginler fakirlerden daha az vergi ödediği çarpık bir vergi sistemiyidi. O yürüyüşte atlı polislerin halka nasıl saldırdığı linki ekledim. Seyredin lütfen.

Sonrası Margret Thatcher’in sonu oldu. Yerine John Major geldi ve kelle yerine ‘Council tax’ belediye vergisi getirildi. Ayaklanmak vergiyi durdurdu ve ‘Demir Lady’ denilen Thatcher’i de eritmiş oldu.

Alternatif polis teşkilatı için kafa yorup anlaşıp ilerde birlik olabilirsek bu alternatifin tohumlarını ekmiş oluruz. Genelde benim gördüğüm kimse vakıf, belediye ya da İngiliz Conservative, Labour yada Green gibi partilerinin yerel toplantılarına katılmıyor. Başkalarının sizin yaşadığınız problemleri çözmesini beklemek hayalperestlik olur. Çünkü herkes ‘bir lider gelse’ de ya da ‘birileri bir şey yapmalı’ diyerek katılımcı olmak yerine izleyici olmayı seçiyor. Bu yüzden aptalların seçtiği palyaço tarzında liderler atık başkan ve başbakan olmaya başladı.

Bence polis teşkilatını devletin elinden almalıyız. Zaten polislerin maaşlarını biz vergilerimizle ödüyoruz. Polis teşkilatını sil baştan yerel bazda kursak sizce daha iyi olmaz mı?

Siz hiçbir yürüyüşte polis teşkilatının halkın arasında yürüdüğünü gördünüz mü? Ben gördüm. Sistem bozuk olunca polis de bozuk sistemi korumak için maaşını aldığı yere hizmet ediyor. O maaşı devlet ödüyor ama esas parası bizden çıkmıyor mu?

Polis uyuşturucu kullananları tutuklar. Kafası çalışan bir insan bilir ki dünyada nerdeyse tüm kapitalist ülke gelirinin büyük kısmını uyuşturucu kaçakçılığından yapar. Devlet uyuşturucu satanları tutukluyor gibi gözükür ama işin aslı kendine çalışmayan kaçakçıları tutuklar. Çünkü serbest çalışanlar devletin payını vermez. Bakınız Afganistan da haşhaş ‘poppy’ tarlalarını hangi ülkenin askerleri koruyor.

Kanada da şu an kenevir ‘canabis’ otu kullanmak serbest oldu. Sigaradan daha az zararı var ama bir dönem siyahlar çok kullanıyor diye siyahları tutuklamak için yasaklamışlar. Bir de yağı kansere çare olduğu için yasaklandı. İlaç firmaları kendi ilaçlarını satamazdı yoksa. ‘Cannabis’ otu serbest olsa polis zamanını boşa harcamaz. Kedi yada köpek kaçtıysa neden polis aranır ki? Belediye sırf bu iş için bir grup kuramaz mı? Trafik de kameralarla kontrol altına alınmış zaten. Şu anda topluma faydası olmayan bir polis teşkilatı var. 22 bin polis de işten çıkarıldı. Sokakta yürüyen polis yok nerdeyse. Polis etkisiz kalınca ve gençlerin gidebileceği merkezler kapanınca bıçaklama olayları, yüze asit atma, taciz ve hırsızlık artıyor.

Bundan yaklaşık 9 sene önce Londra da yaşanan ayaklanmaları duyan yada yaşayan var mı? Bir siyah vatandaşı polis silahla öldürünce millet ayaklandı. Polisin etkisiz kaldığını gören gençler birleşip mağazalara daldı. İngiltere de hırsızlar bir mahallede etkili olamadı. O da Türk mahallesiydi. Döner bıçaklarıyla sokağa çıkan kebapçıları gören gençler elleri boş döndü. İngilizler Türklere teşekkür etti. Görüldüğü gibi polis teşkilatını devletin elinden alsak herkes kendi mahallesine sahip çıkabilir.

Başlık mahallemizde polis istemiyoruz dedim ama en son ne zaman mahallenizde yürüyen bir polis gördünüz?

Günelleme: İngiltere’de sapık bir polis Sarah Everard adında kadını öldürdü. Protesto eylemlerine giden kadınlara polis saldırdı. Patsy Stevenson adındaki kızı saçlı kadın ortalama 1.55 boyunda olmasına rağmen 3 polis tarafından yere yatırıldı ve ters kelepçe ile tutuklandı.

Protesto yasak olsa kraliçenin gelini gelip çiçek bırakmazdı. Kadınlar ölmüş kadının anısına toplanmış ve ortada bir sorun yokken polisin tavrı çok ağır oldu.

Minicik kadına gelince gövde gösterisinde bulunan polis çocuk sapıkları zenginse süt dökmüş kediye dönüyor. İngiliz Sağlık Bakanı arkadaşlarına 10 milyar ihale verdiği ortaya çıktı ama tutuklama yok. Yaşlılar bakım evine 25 bin hasta covid testi yapılmadan transfer edildi ve 28 gün içinde bakım evlerinde yaşayan 20 bin yaşlı öldü ama tutuklanan yok. Epostalar Sağlık Bakanın olaydan haberi olduğunu gösteriyor. 20 bin kişinin ölümüne sebep olan ve 10 milyar sterlini yasa dışı dağıtan Sağlık bakanı neden tutuklamıyor?

ŞEREFLİ, ONURLU SAYGI DUYULAN MAHALLE POLİS TEŞKİLATI HALK İÇİN DAHA İYİ OLMAZ MI?
https://www.youtube.com/watch?v=FRj2K0ulD8Q…
https://www.theguardian.com/…/how-the-heroin-trade…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × four =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.