Mamure Kalesi’nin dibinde jeotermal ruhsatı verdiler!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Mersin’in Anamur ilçesinde bulunan ünlü Mamure Kalesi’nin bulunduğu alanı da kapsayan bölgede jeotermal kaynak arama ruhsatı verildi. 1 Ocak’ta ÇED Gerekli Değildir kararı verilen proje tepkiyle karşılandı…

Türkiye’nin en iyi korunmuş tarihi sahil kalelerinden biri olan Anamur’daki Mamure Kalesi ile Pullu Tabiat Parkı’nın bulunduğu sahili de kapsayan bölgede Jeotermal kaynak arama ruhsatı verildi. Ruhsat sahasında 1. Derece doğal sit alanı da bulunuyor. Bozdoğan Mahallesinde yer alan 1.242,61 ha. Ruhsat sahasında jeotermal amaçlı sondaj yapmak isteyen Alanya merkezli özel şirketin hazırladığı ‘Jeotermal Kaynak Arama Sondaj Projesi’ için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 1 Ocak 2023 tarihinde ÇED Gerekli Değildir Kararı verilirken, konu hakkında bilgilendirilmediklerini söyleyen mahalle halkı girişime tepkili. Yerleşimler, tarım alanları ile orman arazilerini de kapsayan ruhsat sahası içinde hazırlanan proje dosyasında 3 ayrı ÇED poligonuna yer verildi. Ancak sondaj işlemlerinin yapılacağı ÇED poligonlarından biri Mamure Kalesi’nin bitişiğinde yer alırken kurumlardan gelen uyarıların ardından 1 nolu ÇED poligonunun projeden çıkarıldığı öğrenildi.

Mersin’in Anamur ilçesinde bulunan ünlü Mamure Kalesinin bulunduğu sahili de kapsayan bölgede Jeotermal kaynak arama ruhsatı verilmesi tepki çekti. Alanya merkezli ‘Öz Şimşek Jeotermal Enerji Sistemleri İnş. Tarım Turizm Ltd. Şti.’ tarafından yapılmak istenen ‘Jeotermal Kaynak Arama Sondaj Projesi’ faaliyeti için kıyı şeridi ile tarım arazileri ve ormanlık alanı kapsayan 1.242,61 hektar arazide ruhsat verildi.

TARİHİ KALE ROMA, SELÇUKLU VE OSMANLI DÖNEMLERİNİN TANIĞI

Jeotermal sondaj arama ruhsatı verilen alanın sahil kesiminde yer alan Mamure Kalesi, Türkiye’nin bugüne kadar sağlam şekilde ayakta kalabilmiş sahil kalelerinden biri. Tarihi kale, Roma, Selçuklu, Karamanoğulları Beyliği ve Osmanlı dönemlerine tanıklık eden bölgenin önemli anıtsal yapıları arasında. Antik dönemden kalma temeller üzerinde yükselen kalenin içerisinde 14. Yüzyılda Karamanoğulları Beyliği döneminde inşa edilen cami de yer alıyor. Kalenin kuzeyinde ve ruhsat sahası içerisinde yer alan tarihi hamam ise yine aynı dönemin izlerini taşıyor.

SONDAJ YAPILACAK ARAZİ 1. DERECE DOĞAL SİT ALANI ÇIKTI

Kalenin bulunduğu sahil kesiminin de jeotermal kaynak arama ruhsatı içinde yer alması, madencilik ve enerji alanlarındaki merkezi idare tarafından verilen ruhsatların yer seçiminde gösterilen özensizliği de gözler önüne seriyor. ÇED aşamasında ilgili kamu kurumlarından görüş alma sırasında proje için seçilen ve Mamure Kalesinin bitişiğinde yer alan ve 33,76 hektardan oluşan 1 nolu ÇED poligonunun 1. Derece Doğal Sit Alanı içerisinde kaldığı belirlendi. Söz konusu sondaj noktasının aynı zamanda Mersin Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 19.10.2021 tarih ve 250 sayılı kararı ‘Kesin Korunacak Hassas Alan’ olarak önerilen alanda kaldığı belirlendi.

Mamure Kalesi

BAKANLIK 1 OCAK’TA ÇED GEREKLİ DEĞİLDİR KARARI VERDİ

Bunun üzerine proje dosyasından 1 nolu ÇED poligonu çıkarılırken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 1 Ocak 2023 tarihinde projeye ÇED Gerekli Değildir Kararı verdi. Ruhsat sahası ve sondaj alanlarının yer aldığı Bozdoğan Mahallesi halkı ise girişime tepkili. Tarım alanlarının içinde kalan ÇED poligonu ve jeotermal sondaj faaliyeti konusunda ilgili kurumlar tarafından bilgilendirilmediklerini dile getiren mahalle halkı, projenin tarımsal üretim alanları ve yerleşimlere zarar vermesinden endişe ediyor.

‘KAYNAK BULUNMAZSA ÜZERİ KAFES İLE KAPATILACAK’

Proje Tanıtım Dosyası (PTD) yer alan bilgilere göre ruhsat sahası içinde yer alan iki ayrı ÇED poligonunun toplam büyüklüğü 5,73 hektardan oluşurken yapılması planlanan çalışmalar hakkında şu bilgilere yer veriliyor: “Proje kapsamında kullanılması planlanan ÇED Poligon 2 alanı kadastro dışı hazine arazisidir. Kullanılması planlanan ÇED Poligon 3 alanı ise orman arazisidir. Bu kapsamda 27.05.2022 tarih ve 4540160 sayılı Mersin Orman Bölge Müdürlüğü ve 07.11.2022 tarih ve 4924940 sayılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Milli Emlak Dairesi Başkanlığı görüşlerine uyulacağını proje sahibi taahhüt etmektedir. Proje kapsamında jeotermal kaynağın arama amaçlı kullanımı için Anamur Milli Emlak Şefliği, Mersin Orman Bölge Müdürlüğü ve ilgili kurum/kuruluş ve şahıslardan kiralama, satın alma veya diğer iş/işlemleri yapılmadan faaliyete başlanmayacağını proje sahibi taahhüt etmektedir. İlerlemeye karar verilmesi durumunda ölçülen sıcaklık, basınç değerleri ve numunelere göre arama tamamlanır. Aramanın olumsuz çıkması durumunda daha sonra tekrar değerlendirilebilmesi için vana takılarak üzeri çelik kafes ile korunur.”

EVLERİN 30 METRE YAKININDA SONDAJ İZNİ

Proje kapsamında yapılacak arama çalışmasının 2 ay süreceği kaydedilirken, sahadaki yerleşimlerle ilgili ise şu bilgilere yer veriliyor: “ÇED Poligon 2 alanına en yakın ev 30 m kuzeyinde bulunan Bozdoğan Mahallesine ait evdir. ÇED Poligon 2 alanına en yakın ev 50 m güneydoğusunda bulunan Bozdoğan Mahallesine ait evdir. 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planına göre kullanılacak alanlardan 2 nolu ÇED poligonu kırsal yerleşme alanı ve 3 nolu ÇED poligonu orman alanın da yer almaktadır.”

İDARE GÖZÜ KAPALI RUHSAT VERİYOR

Öte yandan ÇED Poligon-2 alanının tamamının ise sulanabilir tarım arazileri ile DSİ tarafından inşa edilen ‘Alaköprü Barajı Sulama Hizmet Alanı’ içerisinde kaldığı tespit edildi. Maden ve enerjiyle ilgili ruhsatların verilmesi aşamasındaki özensizlik işleyişi zorlaştırıyor. Tarihi ve doğal mirasın yanı sıra yerleşim ve tarım alanlarını da kapsayan ruhsatların onaylanmasından sonra ancak ÇED aşamasında ilgili kamu kurumlarına görüş sorulması, ruhsat ve işletme aşamasındaki süreçlerin sağlıklı yürütülmediği gibi kamu zararına yol açtığına da işaret ediyor. Söz konusu proje için ruhsat veren kurum olan Mersin Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı (YİKOB)’nın adeta alanın niteliğini görmeden ruhsat verdiği izlenimi oluşurken, vatandaşların süreç hakkında yeterince bilgilendirilmemesi sosyal sorunları da beraberinde getiriyor.

İL KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ DE BİR SAKINCA GÖRMEDİ

Tarihi kalenin bitişiğindeki alanda açılması planlanan sondaj kuyularını da kapsayan proje için Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün verdiği 12 Nisan 2022 tarihli kurum görüşünde, “Anamur İlçesi, Bozdoğan Mahallesi, 2020/02 (ER: 3399412) adresinde gerçekleştirilmesi planlanan Öz Şimşek Jeotermal Enerji Sistemleri İnş. Tar. Turz. Ltd. Şti. tarafından başvurusu yapılmış ve 25/11/2014 tarih ve 29186 Jeotermal Kaynak Arama Projesi yapılacak taşınmazın bulunduğu alanda, Müze uzmanlarınca yerinde yapılan incelemede uygulama yapılacak alanlarda 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını koruma kanunu kapsamında koruma altına alınmış bir alana rastlanmadığının bildirildiği belirtilmiş olup, kültür varlıkları yönünden sakıncası bulunmadığı, ancak yapılacak inşai ve fiziki müdahaleler esnasında 2863 sayılı kültür ve tabiat varlıklarının koruma kanunu kapsamında kalan kültür varlığına rastlanması halinde en yakın Müze Müdürlüğü ya da Mülki Amirine haber verilmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verilerek sondaj çalışmalarında bir sakınca olmadığının belirtilmesi dikkati çekiyor.

 

 

2659890cookie-checkMamure Kalesi’nin dibinde jeotermal ruhsatı verdiler!
Önceki haberKültür mirası yönetimi özelleşiyor mu?
Sonraki haberSelahattin Demirtaş’tan sahte kanser ilacı skandalına tepki: ‘Hükümet yetkilileri neden bu kadar sessiz?’
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.