Marmara Gölünü de öldürdük!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Manisa’nın Gölmarmara ilçesine arını veren Marmara Gölü hatalı su yönetimi sonucu tamamen kurudu. Kışı gölde geçiren yaklaşık 65 bin su kuşunun yaşamı tehdit altında…

Manisa’nın Gölmarmara ilçesine adın veren Marmara Gölü’nü besleyen Gördes Çayı üzerine yapılan barajda tutulan sular bölgeye hayat veren gölün tamamen kurumasına neden oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve ilgili uzmanlar DSİ’den göle su verilmesini talep ediyor. Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç ise gölün ve göldeki yaşamın hakkı olan suyun verilmesini talep ederek, “Marmara Gölü’nü kurutan ne iklim krizi ne de kuraklık. Devlet Su İşleri’nin gölün suyunu güvence altına almadan Gördes Barajı’nı projelendirmiş ve inşa etmiş olması. DSİ, Ramsar Sözleşmesi yürürlükte olmasına rağmen Önemli Doğa Alanı olan bir gölü kuruttu. DSİ’nin ivedilikle Ahmetli Regülatöründeki pompaları çalıştırarak göle su vermesini talep ediyoruz” diye konuştu.

Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde bulunan Marmara Gölü yaklaşık 6 bin hektarlık büyüklüğe sahip bir alüvyal set gölü. Yer altı su kaynakları, Gördes çayı ve besleme kanalları ile dolması gereken Göl, Ağustos ayı içinde tamamen kurudu. Bölgeye yaşam veren gölün kurumasının başlıca nedeninin ise göle akması gereken Gördes Çayı suyunun barajda tutulması olarak gösteriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, barajdan göle can suyu verilmesi için DSİ’ye yazılı yazılı olarak başvuruda bulundu. Konu hakkında DSİ’den yanıt bekleniyor.

 

KURUYAN GÖLÜN ARAZİLERİ SÜRÜLEREK TARLAYA DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR

Gölün tümüyle eski haline dönebilmesi için sivil toplum kuruluşları ve bölge halkı daha Ahmetli Regülatörü’nde göle derhal su bırakılmasını talep ediyor. Önceki yıllarda da kuruyan göle Gediz nehri üzerindeki Ahmetli Regülatörü’nden özel pompalarla su getirilerek göl kurtarılmıştı. Bir yandan göl kururken, diğer yanda gölün kuruyan alanları sürülerek taban suyunu kullanan tarım ürünleri ekiliyor ve göl tarım alanı olarak kullanılıyor.

KIŞI GÖLDE GEÇİREN 65 BİN SU KUŞUNUN YAŞAMI TEHDİT ALTINDA

Marmara Gölü ayrıca Türkiye’nin uluslararası öneme sahip Önemli Kuş Alanlarından (ÖKA) biri. Kış aylarında gölde yaklaşık 65 bin su kuşu görülebiliyor. Nesli tehlike altına girmeye yakın olan tepeli pelikan türünün dünya nüfusunun yüzde 9’u kış aylarında Marmara Gölü’nde besleniyor ve kışı da burada geçiriyor. Gölün kurutulması tepeli pelikan başta olmak üzere pek çok su kuşunun yaşamını da tehdit ediyor.

MARMARA GÖLÜNÜN KURUTULMASI SÖZLEŞMELERE AYKIRI

Marmara Gölü aynı zamanda doğa korumada öncelikli alanların başında geliyor. Önemli Doğa Alanı (ÖDA) olarak anılan göl, iki endemik balık türüne de ev sahipliği yapıyor. Gölün kurumasıyla birlikte göldeki balık nüfusu da tümüyle tehlike altına girmiş durumda. Ulusal Sulak Alan vasfında olan göl aynı zamanda Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği ile de koruma altına alınmış durumda. Gölün kurutulması ayrıca Türkiye’nin taraf olduğu RAMSAR Sözleşmesi olarak bilinen Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alanlar Hakkında Sözleşme’ye de aykırı.

‘GÖLÜ KURUTAN İKLİM KRİZİ VE KURAKLIK DEĞİL, GÖRDES BARAJI’

Gölün ve göldeki yaşamın hakkı olan suyun verilmesini talep eden Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç “Marmara Gölü’nü kurutan ne iklim krizi ne de kuraklık. Devlet Su İşleri’nin gölün suyunu güvence altına almadan Gördes Barajı’nı projelendirmiş ve inşa etmiş olması. DSİ, Ramsar Sözleşmesi yürürlükte olmasına rağmen Önemli Doğa Alanı olan bir gölü kuruttu. DSİ’nin ivedilikle Ahmetli Regülatöründeki pompaları çalıştırarak göle su vermesini talep ediyoruz” diye konuştu.

 

Önceki haberSosyal medya düzenlemesi: ‘Örgütlülük’ kriteri aranacak
Sonraki haberDünya Barış Günü’nde yükselen militarizm ve askeri harcamalar (İklim krizi militarizm ilişkisi-1)
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

ten + 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.