Mazot üzerine siyaset…

1974 seçimleri öncesi rahmetli Bülent Ecevit seçim meydanlarında “ İktidara geldiğimizden Traktörün fiyatını bin liranın altına çekeceğiz” dediğinde, dönemin başbakanı Süleyman Demirel “Birileri Karaoğlana hatırlatsın, öyle bol keseden atmasın” diyerek tartışmayı körüklemişti.
Ecevit hiç bir zaman tek başına iktidara gelemediği gibi, koalisyonlar döneminde de traktör fiyatları da bir kuruş aşağı çekemedi.
Şimdi siyasi partti liderleri mazot fiyatlarıyla uğraşıyorlar.
Traktörün fiyatından bahseden yok, bu makinayı harekete geçiren mazotun ÖTV’sinin kaldırılacağından dem vuruluyor bu seçim öncesinde.
Önce genç parti genel başkanı Cem Uzan ilk sırayı kaptı:
“Barajı aştık, iktidara gelirsek mazotun fiyatını bir liraya indireceğiz.”
Hani barajı aşacağı bilinmez ama  bundan beş yıl önce yurt dışına tüyen babasının işlettiği barajlara devletin el koyduğunu unutulmuş galiba..
Cem Uzan barajı aşar ya da aşmaz, iktidara gelir ya da gelmez, bu ancak halkın vereceği oylarla ortaya çıkar.
Ama mazot konusu önemli.
Önemli çünkü hangi partiye oy verme konusunda  kararsız çiftcinin oylarını alabilmek için ortaya atılan içi boş vaatlerden biri de mazot.
Hemen bakalım son tabloya:
Türkiye enerji ve petrola yılda 28 milyar, hatta 29 milyar dolar ödüyor.
Petrolun payı yüzde 90’larda.
Peki para nasıl ödeniyor?
Tabii ki Özel Tüketim Vergisi alınarak.
Mazotun neresi özel ve  bu vergi mazota uygulanmalı mı?
Bunun tartışması ayrı ama daha önceki yıllar, devlet mazotu sübvanse (destek verdiği) ettiği için bütçe açığı, dolayısıyla enflasyona etkisi yüzünden iki yakamız bir araya gelemiyordu.
Destek verelim ama “desteksiz” atamayalım.
Mazorttan ÖTV kalktı mı bütçe disiplini nanay.
Mazottan ÖTV kalktı mı İMF kıskacı devam.
Mazorttan ÖTV kalkınca bütçe açığı mebzul.
Peki mazotu bin liraya satmayı vaad eden Cem Uzan hesap bilmiyor diyelim, ya CHP?
CHP de aynı yolda gidiyor.
Buna DP Genel Başkanı Mehmet Ağar da eklendi son günlerde.
Üstelik Ağar daha da “desteksiz” atmış:
“Ben mazotu bin liranın altına çekeceğim.”
İyi de nasıl?
İyi de hangi parayla?
Seçim bölgesi Elazığ’da 100 yıl yetecek petrol buldu da bizim mi haberimiz yok.
Evet eğer Ağar’ın seçim bölgesi değil ama herhangi bir bölgede petrol kuyuları bulunmadıkça mazotun fiyatını aşağı çekecek babayiğit daha anasından doğmadı..
Tek gelir kaynağı vergi olan bu ülkenin vergi oranları aşağı çekilmeden, bütçe dengeleri dikkate alınmadan ÖTV ile oynamak, ateşle oynamaktan farksız.
Hadi diyelim parti genel başkanlarının tümü ekonomiden anlamıyor.
Peki kadrolarında hiç bi ekonomist yok da uyarılmıyorlar.
Biri kulağına fısıldasa “Sayın genel başkanım mazottan ÖTV kaldırma sözü başımızı derde sokar” dese mesele kalmayacak.
Acaba birileri uyarıyor da genel başkanlar mı duymuyor dersiniz.
Ya da işlerine gelmediği için duymak mı istemiyorlar?
Misal: Rahmetli İsmet Paşa gibi.
Malum İsmet Paşa’nun kulakları az işitir ve bu yüzden işitme cihazı takardı.
Bu cihazla herşeyi işitirdi ama bazen sağırlık ayağına yattığı da olurdu.
Mesela yanıt vermek istemediği bir soru sorulduğu zaman gazetecilere ağaçları işaret eder “Bakın bahar gelmeye başladı bile, ağaçlar çiçek açmış” deyip soruyu geçiştirirdi.
Yoksa aynı şeyler mi yaşanıyor siyasette.
Herkes gerçekleri biliyor da bilmemezlik ayağına mı yatıyor ne?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.