Memlekette bize en çok sorulanlar

Dostlar bir süredir Çanakkale’deyim. On beş ay gibi uzun bir karantina sonrasında memlekete gelmek bana iyi geldi. Çanakkale Türkiye’nin Avrupalı yüzü. Kadınların eşitliğine sokaktan iş yaşamına her alanda tanık oluyorsunuz. Örneğin demirci kadınları o ağır demirleri taşırken ya da kaynak yaparken görmek sizi mutlu ediyor.

Memlekette eş dost sohbetlerinde en çok “Türkiye’nin dışarıdan nasıl göründüğü” merak ediliyor. Tabii sosyal haklar ve alım gücü karşılaştırması da gelen sorular arasında. Türkiye’de sosyal hakların çok cılız ve göstermelik olmasından dolayı olsa gerek haklın kendi sosyal dayanışması hala varlığını sürdürüyor. Ürünlerin alım gücüne göre kıyaslanmasına gelince beyaz eşya şaşırtıcı bir şekilde Türkiye’de çok pahalı. Aynı Beko buzdolabını İngiltere’de daha ucuza alabiliyorsunuz. Alım gücüne göre hesapladığınızda İngiltere’deki bir işçinin bir haftalığına alabildiği aynı Beko için Türkiye’deki işçi 2.5 ay çalışmak zorunda. Bu rakamlar Türkiye’deki emek sömürüsünün ne kadar katmerli olduğunu da gösteriyor.

İngiltere’de İngilizler Türkiye’de gezilecek görülecek yerleri Türkiye’dekiler de da İngiltere’de çalışma ve yaşam kurabilme yöntemlerini soruyor. Türkiye’de bu soru her sınıftan geliyor. Kurulu düzeni ve iyi bir geliri olan varsıldan, zincirlerinden başka kaybedecekleri olmayan yoksula herkes ülkeden kaçmak istiyor. Çoğunun kaygısı çocuklarına çağdaş bir eğitim ve iyi bir gelecek sağlamak… “Hani günün birinde yurtdışından emekli olup memlekette yaşamak” düşüncesine ise “Aklını peynir ekmekle mi yedin? Burada adalet yok, sağlık yok, eğitim yok. Git dünyayı gez, buraya da turist olarak uğra” görüşü ağır basıyor…

***

Emeklilik demişken İngiltere’de emekli olma yaşı yine yükseltiliyor dostlar.

Ulusal basınına göre, 1970’lerde doğan milyonlarca Britanya vatandaşı emeklilik hakkından yararlanmak için daha fazla bekleyecek. Hükümetin son tasarısına göre, geçen yıl 66’ya çıkarılan emeklilik yaşının 2037 ile 2039 yılları arasında 68’e çıkarılması öngörülüyor. Mevcut yasaya göre 2046’de yürürlüğe girecek bu değişikliğin 8 yıl öne çekilmesiyle, Nisan 1977 ve sonrasında doğanlar, emekli olmak için 68 yaşına kadar bekleyecek.

Emeklilik maaşları, en az 10 yıl ulusal sigortaya pirim ödeyenlere ödenen ve en üst düzeyde haftalık £179.60 olan bir ödenekten oluşuyor. Emekli maaşları, emeklilik primlerinin ödendiği yıl sayısına göre belirleniyor. Hükümetin “hem şimdiki hem gelecek kuşaklar için sağlam, adil ve şeffaf bir emeklilik sistemi”ni gerekçe gösterdiği değişiklik, yaşam süresi ortalamasını baz alacak. Kısaca “Yaşam süresi arttı emeklilik süresi de artmalı” denilecek. Bu bakış açısının hiç de homojen olmayan bir topluma uygulanması adaletsizlikleri de beraberinde getirecektir. Örneğin göçmenlerin yaşam beklentisi daha kısa… Ayrıca Kings Fund’ın geçen Ekim’de yaptığı bir araştırmaya göre; Londra merkez belediyelerinden Westminster’da, bir erkeğin 84.7 yaşına kadar yaşaması beklenirken, kuzey kentlerinden Blackpool’da bu rakam 74.1 olarak saptanmış.

Diğer yandan, son açıklanan enflasyon oranları emeklilerin alım gücünü olumsuz etkileyecek görünüyor. Royal London Müşteri Finans uzmanı Sarah Pennells, %5,1’e varan enflasyona karşın (haftalık fazladan £5.55) %3,1’lik emeklilik maaş artışının enflasyonun gerisinde olduğunu buna rağmen hükümetin kendisini cömert gösterdiğini aktardı.

***

Edmonton’da yapılması planlanan dev çöp yakma fırınına karşı direniş sürüyor dostlar. Bir süre önce Atık Otoritesi Edmonton’da çöp yakma fırınını yıkıp yerine daha büyük (500 bin tondan 700 bin tona çıkaracak) yeni bir fırın inşa etme kararı almıştı. Bunun üzerine bazı milletvekilleri, sendikalar, sivil toplum örgütleri, 7 bölgenin bazı belediye meclis üyeleri, bölge İşçi Partileri, sağlık çalışanları harekete geçerek fırının büyütülmesi projesine karşı bir seri eylem başlattılar. Bu proje karşıtlarının en büyük endişesi tabii ki fırının etrafa saçacağı hava kirliliğinin neden olacağı sağlık sorunları. Ayrıca çöpleri taşıyacak araçların trafiği ve egzoz dumanı da cabası…

Yoksul göçmen nüfusunun ağırlıkta olduğu Edmonton sakinleri omuz omuza verip Enfield Belediyesine bu yıkıcı, tehlikeli projeye izin vermemesi için baskı koymalıdırlar. Karşı kampanya bileşenlerinden DAY MER’in başkanı Aslı Gül de yaptığı çağrıda toplumun duyarlı davranıp tepkisini göstermesini, 16 Ocak’da Edmonton Green’de saat 12’de başlayacak protesto yürüyüşüne katılmasını istedi.

 

2578290cookie-checkMemlekette bize en çok sorulanlar
Önceki haberBirkan Uzun’un ardından
Sonraki haberDünya yazarı Aktaş: 2022’de tek haneyi unutun!
Faruk Eskioğlu, (1958, Akşehir) gazeteci ve yazar. 1985'ten bu yana yaşadığı Londra'dan Türkiye'deki ulusal medyaya yönelik muhabirlik, temsilcilik yaptı. Londra'da yayınlanan Türkçe toplum gazetelerinde çalıştı ve bazı gazetelerin kuruluşunda yer aldı. Halen sosyolojik değeri olan haber ve araştırmalara ağırlık veren yazar, halen 2004'te kurduğu Açık Gazete'yi (acikgazete.com) yönetiyor ve köşe yazarlığını sürdürüyor.Eskioğlu, 13'üncü yüzyılın sonunda Horasan'dan Akşehir Maruf köyüne yerleşerek tekke kuran Hasan Paşa soyundan geliyor. Hasan Paşa'nın oğlu Şeyh Hacı İbrahim Veli Sultan'ın "Mülk Allahındır" felsefesiyle Anadolu'da bir ilk sayılan kendine adına kurduğu yoksullara yardım vakfı ise halen faaliyettetir.Eskioğlu, ilk ve orta öğrenimini Akşehir'de tamamladıktan sonra 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’te Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde "master" yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. Aralık 1985’te kendi deyimiyle "siyasi sürgün" olarak geldiği Londra’da ilk 2 yıl baba mesleği kasaplık yaptı. İngilizce öğrendikten sonra medya okudu. Uzun yıllar Nokta dergisi İngiltere Temsilciliği, Hürriyet Londra bürosunda habercilik yaptı. Gazeteciliğin yanısıra 1986-98 arasında grafiker tasarımcı olarak çalıştı. Ayrıca pek çok siyasi afiş ve logo tasarladı.1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak görev yaptı. “Basında etik ve toplam kalite yönetimi” üzerine araştırmalar yaptı, bu konudaki konferans ve panellere katıldı.Türkiye’deki 2001 ekonomi krizinde Londra’ya dönerek grafiker tasarımcılık ve gazeteciliği sürdürdü. Toplum gazetelerinden Olay’da genel yayın yönetmenliği yaptı. Londra’da ilk Türkçe internet gazetesini çıkardı ve toplum gazetelerine ilk ajans hizmeti sundu. 2004’te dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. İki ayrı toplum gazetesini yayına hazırladı. Türkiye’deki bazı tv kanallarına haber geçti, uzun süre Akşam Londra Temsilciliği’ni üstlendi.Londra'da 2004’te "İçimizden Birisi: Vanunu" başlıklı bir kısa film çekti. Londra'daki toplumu anlatması açısından bir ilk sayılan "Aşkolsun! Adı Aşkolsun" başlıklı belgesel romanı 2007’de Türkiye’de yayımlandı. Türkiye'den 150 ve Kıbrıs'tan 100 yıllık İngiltere'ye göçün anlatıldığı 3 ciltlik "Londra'da Bizim'Kiler" başlıklı araştırması 2019 sonunda çıktı. Eskioğlu’nun Su ve Defne (2004) adlı ikiz kızları bulunuyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

sixteen − seven =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.