Mermer ocağı ocaklarını söndürdü, konteynere mahkûm oldular!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Mermer ocaklarının neden olduğu heyelan tehlikesi yüzünden evleri boşaltılan köylülere konteyner verildi. Afet bölgesi ilan edilmesi gündemde olan 120 kişinin yaşadığı mahallede yapı izni verilmeyecek…

Isparta’da 300’den fazla maden ruhsatı verilen Sütçüler ilçesinde vahşi madenciliğin yerinden ettiği köylüler tepkili. Mermer ocağının döktüğü molozlar yüzünden heyelan riski oluşması nedeniyle evleri boşaltılan Yeşilyurt köylüleri kışı öğrenci yurdu ya da yakınlarının yanında geçirdi. AFAD’ın temin ettiği konteynerlerde yaşamak istemeyen madencilik mağduru köylüler, “Biz evlerimizin yapılması için bir yer seçtik, orası da mermer ocağı ruhsatının içindeymiş. Sağımız solumuz mermer ocağı, geri kalanı orman. Bir yere gidiyoruz, ‘mahalleli sizi istemiyor’ diyorlar. Biz mermer ocağının dibinde kaldık. Bir an önce bizim sorunumuz çözülsün istiyoruz” diye konuştu.

Isparta’nın Sütçüler ilçesine bağlı Yeşilyurt (Sığırlık) köyü, bölgenin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biriydi. Antik çağda Pamfilya ve Pisidya bölgeleri arasında kullanılan ve Akdeniz’in kıyı kentlerini İç Anadolu’ya bağlayan tarihi bir geçit üzerinde kurulu olan Yeşilyurt köyünde geç Roma dönemine tarihlenen kaleler ve inanç yapılarının kalıntıları bulunuyor.

YEŞİLYURT KÖYÜ MERMER OCAKLARIYLA KUŞATILDI

Ancak verimli bir polye ovasının kenarında kurulu olan bu orman köyünde 2006 yılından itibaren mermer ocakları açılmaya başladı. Sütçülerliler Dayanışma Platformu’nun verdiği bilgilere göre Şubat 2021 tarihi itibari ile Yeşilyurt köyünde toplam 9 mermer ocağı faaliyette, 3 yeni mermer ocağı açılmak için bekliyor, 5 yeni ruhsat sahası da ihaleye çıkarılmak için gün sayıyor. Toplam 360 mermer ocağı ruhsatının verildiği kaydedilen Sütçüler ilçesinin önemli bir kısmının madencilik faaliyetlerine kurban edildiği belirtilirken, bu tahribatta en çok etkilenen yerleşimlerin başında ise Yeşilyurt köyü geliyor.

HEYELAN YARATAN ATIK YIĞINI HALKI EVLERİNDEN ETTİ

Köye bağlı Mandallar Mahallesi’nde yıllardır faaliyetini sürdüren mermer ocaklarının denetimsizce döktüğü tonlarca mermer atığı (pasa), köylülerin tarım arazileri ve evlerine zarar vermiş, oluşan basınçtan dolayı zeminde kaymalar yaşanmıştı. Adeta deprem etkisi yaratan sorunun çözülmesi için geçtiğimiz Ocak ayında Sütçüler Kaymakamlığı’na başvuran köylüler, dilekçelerinin ardından başlatılan süreçte evlerinden çıkarılmışlardı.

KIŞ ORTASINDA 28 EV BOŞALTILDI, KÖYLÜLER KYK YURDUNA SIĞINDI

Mermer ocağının pasa dökümü yaptığı bölgede zeminde ve evlerin duvarlarında oluşan çatlakların ardından güvenlik nedeniyle Mandallar Mahallesi’nde yaşayan 28 aileden kış ortasında evlerini boşaltmaları istenmişti. Bunun ardından bazı aileler Sütçüler ilçe merkezindeki öğrenci yurduna yerleşirken, bazıları ise yakınlarının yanına yerleşti.

KÖYLÜLER ‘DOĞAL AFET MAĞDURU’ MUAMELESİ GÖRMEK İSTEMİYOR

Zorlu kış şartlarında mermer ocağının neden olduğu heyelan yüzünden evlerinden edilen mahalle halkı kendilerine “doğal afet” mağduru gibi 20 yıl borçlanarak konut yapılmasını istemiyor. Çünkü köylülere göre yaşanan bu sorun, yıllardır tüm uyarılara rağmen yeterince denetlenmeyen ve önlem alınmayan mermer ocaklarının pasa döküm alanının yarattığı basınçtan kaynaklanıyor.

MAĞDUR KÖYLÜLER SESLERİNİ DUYURMAK İÇİN EYLEM YAPACAK

Aradan yaklaşık 1,5 ay geçmesine karşın halen mağduriyetlerinin giderilmediğini ve belirsizliğin sürdüğünü dile getiren köylüler seslerini duyurmak için eylem yapmaya hazırlanıyor. Yüzden fazla insanın yaşadığı bir mahallenin boşaltılmasına neden olan mermer ocaklarına yönelik hiçbir yaptırımın olmamasını eleştiren köylüler, mahallenin afet bölgesi ilan edileceğini belirterek uğradıkları zararların tazmin edilmesini istiyor.

‘BİZE EVİ BOŞALTIN DİYORLAR, BİZ NEREYE GİDELİM?’

Konuyla ilgili sorularımızı yanıtlayan mağdur köylülerden biri, şunları dile getirdi: “Yeni yapılacak evlerin yeri hala belli olmadı. Konteynerler geleli 40 gün oldu ama halen elektriği bağlanmadı. Biz bir süre öğrenci yurdunda kaldık ama yeniden evimize döndük. Yağmur yağdığı zaman bize ‘evi boşaltın’ diyorlar. Biz nereye gidelim, gidecek bir yerimiz yok. Biz evlerimizin yapılması için bir yer seçtik, orası da mermer ocağı ruhsatının içindeymiş. Sağımız solumuz mermer ocağı, geri kalanı orman. Bir yere gidiyoruz, ‘mahalleli sizi istemiyor’ diyorlar. Biz mermer ocağının dibinde kaldık. Bir an önce bizim sorunumuz çözülsün istiyoruz.”

MERMER OCAKLARINDAN BİRİ KÖY MUHTARINA AİT

Yeşilyurt köyünde vahşi madencilik uygulamalarının mağdur ettiği köylüler, kendilerine yeni ev yapılması için uygun buldukları arazinin de bir başka mermer ocağının ruhsat sahasının içinde kaldığını söylüyor. Söz konusu mermer ocağının sahibi ise Yeşilyurt köyü Muhtarının da yöneticisi olduğu şirket.

‘BURADA MUHTARDAKİ YETKİ KAYMAKAMDA YOK’

Mağdur olan köylülerden biri, yaşananları şu sözlerle özetliyor: “Biz bir yer seçtik orası olmadı. Muhtar, ‘orası benim ruhsat sınırımın içinde kalıyor ama sorun değil’ dedi. Daha sonra çevirdi ‘ben 5-6 yıl sonra mermer keserim buradan’ dedi. Biz de 10 yıl sonra buradan da göçüreceksiniz, ne anlamı kaldı o zaman’ dedik. ‘Olabilir’ dedi. Burada Muhtardaki yetki Kaymakam da yok, biz böyle görüyoruz.”

‘BİR AN ÖNCE SORUNLARIMIZIN ÇÖZÜLMESİNİ İSTİYORUZ’

Isparta Valiliğinden sorunlarını aktarmak için randevu talep ettiklerini ancak olumlu yanıt alamadıklarını da öne süren köylüler, içinde bulundukları belirsizliğin bir an önce sona ermesini ve yaşamlarının düzene konulması için sorunlarının çözülmesini talep ediyor.

BOŞALTILAN MAHALLE HAKKINDAKİ RAPOR CUMHURBAŞKANLIĞINDA

Konuyla ilgili bilgisine başvurduğumuz resmi kaynaklar ise Yeşilyurt köylülerinin mağdur edilmemesi için her türlü tedbirin alındığını belirtiyor. Yetkililerden aldığımız bilgiye göre, Yeşilyurt köyünde zeminde kaymalar, evlerin duvarlarında ise çatlakların oluştuğu Mandalar Mahallesi ile ilgili hazırlanan rapor İç İşleri Bakanlığı aracılığı ile Cumhurbaşkanlığına iletildi. Yapılacak değerlendirmelerin ardından söz konusu mahallenin afet bölgesi ilan edilmesi gündemde. Afet bölgesi ilan edilmesi durumunda ise bu alanda konut ya da iş yeri inşa edilemeyecek ve hiçbir şekilde yerleşime izin verilmeyecek. Uygun görülmesi halinde köylülerin tapulu arazilerinde tarımsal üretim yapmalarına izin verilebilecek.

 

Önceki haberOrta Avrupa ülkeleri AB’nin aşı politikasını neden eleştiriyor?
Sonraki haberLufthansa’dan 6,7 milyar euroluk rekor zarar
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one × 5 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.