Müjde Ar: Camide dil koparma tehdidi halkı kışkırtmaktır, özür bekliyorum!

Sezen Aksu’ya İslamcı kesimden bir ‘‘sosyal medya fenomeni’’nin başlattığı linç kampanyası siyasete de sıçradı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Aksu hakkında açıklamalarına ise tepki yağdı.

Türk popunun kraliçesi Sezen Aksu’ya İslamcı kesimden bir ‘‘sosyal medya fenomeni’’nin başlattığı linç kampanyası sosyal medyada büyüdükten sonra önce MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ardından da AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ünlü sanatçıya sert sözlerle yüklendi.

Salı günü TBMM Grup Toplantısı’nda ‘‘Yazdığı ucube bir şarkının sözleri arasında, Hz Adem ve Hz Havva’ya ‘cahil’ diyen sorumsuz ve şuursuz bir sanatçının alamet olarak bindiği sefalet ve rezalet hali dünyevi kıyamet olan cehalet çukurunun açık seçik bir numunesidir. Bu sanatçıya diyorum ki serçe isen serçeliğini bil. Sakın kuzgunluğa heves etme. Bu tiplerin kafaları arızalı, kalpleri taşlı ve dikenlidir’’ diyen MHP liderinden üç gün sonra dün Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma namazını kıldığı Büyük Çamlıca Cami’nin minberinde cemaate yaptığı konuşmada Sezen Aksu hakkında sert sözler söyledi.

Erdoğan, cami cemaatinden bir vatandaşın çektiği vaazında ‘‘Hakaretlerin bini bir para. Bütün bunların karşısında dimdik duracak olanlar sizlersiniz. Hazreti Adem efendimize kimsenin dili uzanamaz. O uzanan dilleri yeri geldiğinde koparmak da bizim görevimizdir. Havva validemize kimsenin dili uzanamaz. Onlara da dil uzatanlara had bildirmek bizim görevimizdir’’ diye konuştu.

Müjde Ar: ‘‘Durum vahim, sıra insanların dilinin koparılmasına mı geliyor?
Cumhur İttifakı’nın iki liderinin hakkındaki açıklamaları karşısında 68 yaşındaki sanatçı sessizliğini korurken yanıt en yakın arkadaşlarından Türk sinemasının unutulmaz aktrisi Müjde Ar’dan geldi.

Dün akşam Halk TV’de yayınlanan Perdenin Önü Arkası programına katılan Müjde Ar, ‘‘Durum vahim. Vahimden de öte bir durumdayız. Genel olarak ben Türkiye’nin içinde bulunduğu durum olarak söylüyorum. Ben siyasetçi değilim. Kültür ve sanat insanıyım. Ama cumhurbaşkanına şunu hatırlatmak isterim ki Anayasa’nın 64. maddesi sanat ve sanatçıların koruması ve desteklenmesini emreder. Anayasa bildiğim kadarıyla dil kopartmak diye bir görev vermiyor, hükümete ve siyaset insanlarına. AKP bu açık hükme rağmen sansür yapıyor, yasaklar uyguluyor. Hatırlarsanız, Kars’taki heykel yıkımı itiraz ettik, gürültü patırtı çıkarttık. Ama ‘ucube’ dediler ve yıktılar. Bundan sonra sıra sanatçıların dilinin kopartılmasına mı geliyor. Böyle bir ifade nasıl kullanılabilir? Nasıl insan bunu benimser?’’ dedi.

Müjde Ar: ‘‘Bu dil koparma meselesinin bizzat camide dile getirilmesi, orada tarikatlara görev olarak verilmesi korkunç bir tehdittir’’
Pazartesi günü Sezen Aksu’nun evinin önünde eylem düzenlendiği sırada da Kanlıca’daki evde olduğu söyleyen Cumhurbaşkanı’nın camide bu ifadeleri kullanmasına da dikkat çekti.

Müjder Ar, ‘‘Ben o akşam Sezen’le birlikte evdeydik. Benim en yakın arkadaşım. O akşam hep beraberdik. O gün ‘kapıya geleceğiz’ dediler. Ben de gündüzden gittim, Bunu haber alınca arkadaşımın evine gittim. Polis ciddi davrandı. Onları Kanlıca Meydanı’na sürükledi. On kişi için izin alınmış. Gördüğünüz insanların yarısı sivil polisti. Bakın, biz korkmuyoruz. Korkan bu işlere teşne olmaz. Bu dil koparma meselesi bunun bizzat camide dile getirilmesi, Orada tarikatlara görev olarak verilmesi korkunç bir tehdittir, tehlikedir. Bu direk olarak halkı sanata sanatçıya karşı kışkırtmaktır. Şu unutulmamalı sanat özgür özerktir. Kimsenin tarifiyle sanat filan yapılmaz’’ dedi.

‘‘Camiler hepimizindir, siyasetçilerin tekelinde dil kopartma yerleri asla değildir , özür dilenmesini bekliyorum’’
Müjde Ar, ‘dil koparma’’ ifadesi nedeniyle cumhurbaşkanından özür beklediklerini de dile getirdi:

‘‘Bunlara şu söyleniyor. Artık ‘içeri girin’ deniyor. Dil kopartmak (bunu) bir eylem, bir talimat olarak algılanıyorum. Hiçbirimizin hiçbir sanatçının hayati güvencesi olmadığını düşünüyorum. Toplu iğne başı kadar bir konuyu dil kopartmaya kadar götürmek hepimizin vicdanını kanattı. Bu açıklama makamdan yapılabilirdi. AKP Genel Merkezi’nden yapılabilirdi, değil mi? Peki neden camiden yapılıyor? Çünkü siyasi kışkırtma için camiyi kullanmak çok işe geliyor. Cami ibadet yeridir. İnsanları tehdit yeri değildir. Camiler hepimizindir, siyasetçilerin tekelinde dil kopartma yerleri asla değildir. Biz bu oy devşirmek, dinden devşirme senaryolarından çok sıkıldık. Bu dilden vazgeçilmeli ve özür dilenmesini bekliyorum’’ dedi.

Sezen Aksu, programı sunan İpek Özbey ve programcılardan İsmail Saymaz’ın ‘‘Korkuyor musunuz, Sezen Aksu ne yapıyor, korkuyor mu? şeklindeki sorusuna ise ‘‘Sezen hanım ne yapacak? Ben konuşuyorum. Ben Sezen Hanım adına konuşmuyorum kendi adıma konuşuyorum. Sanatçı olmak herkesten rahat farklı bir öngörü sahibi olmaktır. Ben ve benim gibi düşünen arkadaşlarım gerçekten vahim, kışkırtıcı, ve bu ülkenin geleceği için de son derece acıklı bir tablo görüyoruz. Olağanüstü destek var. Sosyal medyayı takip ederseniz. Biz bir şeyden korkmayız, bizde korkacak göz yok. Ben kendi adıma konuşuyorum ama bir söz var, ‘bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ derler. Ben korkmuyorum. Bu dilin bu kadar cüretkar hale gelmesi karşı taraf adına gerçekten korkutucu. Hiç merak etmeyin ne Sezen Hanım ne ben ne de sanatçı arkadaşlarımız yaptığımız neyse sözlerimiz neyse duruşumuz neyse aynı duruş kararlılık ve istekle buradayız’’ diye yanıt verdi. GERÇEK GÜNDEM

2579260cookie-checkMüjde Ar: Camide dil koparma tehdidi halkı kışkırtmaktır, özür bekliyorum!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 − 11 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.