Narlıgöl’deki yıkım projesi yargıya taşındı

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Aksaray Valiliği tarafından Narlıgöl’de inşasına başlanan seyir terası ve çevre düzenlemesi projesi yargıya taşındı…

Türkiye’nin önemli doğal miraslarından biri olan Niğde ve Aksaray sınırlarındaki Narlıgöl (Acıgöl) kıyısında Aksaray Valiliği tarafından inşasına başlanan seyir terası projesi yargıya taşındı. Nar Mahallesi Kalkınma ve Dayanışma Derneği’nin Aksaray Valiliği ve İl Özel İdaresi aleyhinde açtığı davada, Narlıgöl’ün doğal sit alanı statüsünde olduğu anımsatılarak projenin yürütmesinin durdurulması ve iptali talep edildi. Aksaray İdare Mahkemesi’ne iletilmek üzere Niğde Adliyesi’ne sunulan dava dilekçesinde, inşat faaliyetine başlanan alanın Narlıgöl’ün 1. Derece koruma alanı içerisinde kaldığına dikkat çekilerek, “Aksaray İl Özel idaresi açıkça kanuna ve Koruma Bölge Kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak inşai faaliyette bulunmaktadır. Söz konusu bu geri dönüşü olmayan, çevre kirliliğine neden olacak ve çevreye zarar verecek faaliyetin, derhal durdurulması gerekmektedir” denildi.

Niğde ve Aksaray sınırlarında bulunan volkanik bir göl olan Narlıgöl, Türkiye’nin önemli doğal miraslarından biri. Doğal sit alanı olarak koruma altına alınan Narlıgöl’e ziyaretçi çekmek amacıyla Niğde ve Aksaray valilikleri tarafından geçtiğimiz yıl seyir terası ve çevre düzenlemesi projesi yapılması gündeme geldi. Niğde Valiliği’nin projesi büyük tahribat içerdiği ve Aksaray Valiliği’nin yapacağı proje ile bütünlük taşımadığı gerekçesiyle Nevşehir< Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından reddedildi.

VALİ SÖZÜNÜ TUTMADI, KÖYLÜLER PROJEYİ YARGIYA TAŞIDI

Bunun ardından Aksaray Valiliği’nin hazırladığı ve geçtiğimiz Mart ayında komisyonun onayından geçtiği belirtilen seyir terası projesi için Narlıgöl kıyısında metrelerce duvar örülerek inşaat çalışmasına başlandı. Ancak gölün bulunduğu alanda yer alan Niğde’ye bağlı Nar Mahallesi halkı projenin gölün doğal yapısını bozacağı gerekçesiyle karşı çıkmış, geçmişte kendi bölgelerinde arazilerin ise hukuka aykırı biçimde Aksaray ili sınırlarına dâhil edildiğini belirterek bu yanlışın düzeltilmesini talep etmişti. Köy halkının konuyla ilgili basın açıklaması ve eylemi Niğde Valiliği tarafından engellenmiş, Narlıgöl kıyısında başlatılan projenin ise durdurulacağı sözü verilmişti. Nar Mahallesi halkı kendilerine verilen sözler tutulmayınca Aksaray Valiliği’nin projesini yargıya taşıdı.

SEYİR TERASI İNŞAATI GÖLÜN 1. DERECE KORUMA BÖLGESİNDE

Nar Mahallesi Kalkınma ve Dayanışma Derneği’nin Aksaray Valiliği ve İl Özel İdaresi’ne karşı açtığı dava dilekçesinde,  projenin inşa edildiği alanın önemli bir kısmının imar planında jeotermal suyun alınması ve kullanılması ile ilgili yapılar dışında hiçbir sabit yapıya izin verilmeyen  ‘1. Derece Koruma alanı sınırları içinde kaldığı belirtilerek, “Narlıgöl 1. Derece Doğal Sit Alanıdır ve bu alanlar üzerinde 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na aykırı yapılar yapılamaz.  Aksaray İl Özel İdaresi Seyir Terası 1. Zone sınırları içerisinde kalmaktadır. Aksaray İl Özel idaresi açıkça kanuna ve Koruma Bölge Kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak inşai faaliyette bulunmaktadır. Bu geri dönüşü olmayan, çevre kirliliğine neden olacak ve çevreye zarar verecek faaliyetin, derhal durdurulması gerekmektedir” ifadelerine yer verildi.

‘DURDURULMAZSA DOĞAYA VE CANLILARA İHANET OLACAK’

Narlıgöl’ün yüzlerce yıldır doğal güzelliğini koruyan ve birçok canlı türüne ev sahipliği yapan bir alan olduğuna dikkat çekilen dava dilekçesinde, şöyle denildi: “Birçok kuş türünün göç yolu üzerinde bulunan Narlıgöl’e yapılacak en ufak bir işlemin etkilerinin tüm ekosistemi, tüm canlıları etkileyeceği ve bu durumun telafisinin güç ve imkânsız olacağı açıktır. Basit bir düşünce ile dahi gölün kenarına yapılan dolgu işleminin, yapılan kazı çalışmalarının ve dökülen betonların geri dönüşünün olmayacağını her insan akıl edebilmektedir. İş bu dava da Yürütmeyi Durdurma kararı verilmemesi yüzyıllardır süregelen doğal güzelliğe ve burada yaşayan canlılara bir ihanet olacaktır. Bu nedenlerle dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmesi gerekmekte ve talep edilmektedir.”

Önceki haberMuhalefet Türkkan krizinde misillemeye hazırlanıyor
Sonraki haberSelahattin Demirtaş, seçmene işareti verdi
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.