Üçüncü Yol: Yeni siyaset anlayışı

Bu makalede kullandığım Üçüncü Yol kavramı, Anthony Giddens’ın “yeni tür sosyal demokrasiyi anlatmak için kullandığı Üçüncü Yol” ya da Anthony Giddens’ın düşüncesinden yola çıkarak liberalleştirilmiş sol politikalarına Üçüncü Yol ismine veren “Tony Blair’in Üçüncü Yol”u değildir.


Giddens ve Blair’in sosyal demokrasiyi sokmaya çalıştıkları dar bir çerçeve olarak “liberalleştirilmiş sosyal demokrasi anlamında Üçüncü Yol”, teorik ve pratik anlamda başarısızlığa uğramış yaklaşımlardır.  


Anthony Giddens’ın kaleme aldığı Üçüncü Yol: Sosyal Demokrasinin Uyanışı (Polity Press, Cambridge, 1998) kitabından önce de Üçüncü Yol kavramının kullanıldığı görülmektedir. Bizzat Giddens, Üçüncü Yol ve Eleştirileri (Phoenix Yayınevi, Ankara, 2001, sy. 1) kitabında, kavramın yeni olmadığını kabul etmiş ve Soğuk Savaş döneminde Amerikan liberalizmi ve Sovyet komünizmine alternatif olarak sosyal demokrasinin üçüncü bir yol olarak kabul edildiğini kabul etmiştir.


Gidddens’ın düşüncelerinden etkilenen Tony Blair, Üçüncü Yol (Fabian Society, Londra, 1998) isimli bir kitap yayınlamış  ve İngiltere’de İşçi Partisi’nin liberalleştirilmiş sosyal demokrasi düşüncesinin savunuculuğunu yapmıştır. Tony Blair’in düşünceleri, Almanya’da Gerhard Schröder tarafından da destek görmüş ve Blair ile Schröder, Üçüncü Yol isimli ortak bir bildiri yayınlamışlardır (A. Giddens, Üçüncü Yol ve Eleştirileri, Phoenix Yayınevi, Ankara, 2001, sy. 5).


“Sağ ve sol siyasetten farklı bir siyaset yapma biçimi” olarak Üçüncü Yol, Giddens, Blair ve Schröder’in kullandığı anlamda liberalleştirilmiş bir sosyal demokrasi düşüncesinden farklı olarak, klasik sağcı ya da klasik solcu politikaları dışlayan, değişen ve dönüşen çağımız toplumlarının gereksinimlerine uygun, insan haklarına dayalı, eşitlikçi, sosyal adaletçi, çevreci ve katılımcı bir siyaseti hedefleyen politikalar demetini ifade eden “yeni siyaset anlayışı”dır.


YENİ SİYASET


Siyaset yapmanın Üçüncü Yolu olarak yeni siyaset anlayışı, soyut ve sloganlardan çok, sağ ve sol siyasetin tıkanıklığını aşacak rasyonel politikalardan oluşmaktadır.


Eski tarz siyasetin egemen olduğu klasik sağ ya da klasik sol siyaset yapma biçimi ile insanların mutlu biçimde yaşadığı demokratik bir refah toplumu yaratılamaz. Eski tarz siyaset, iktidara gelmenin tek amaç olduğu ve “amaca ulaşmak için her aracın kullanılmasını meşru sayıldığı” Makyavelist politikaların egemen olduğu bir siyaset anlayışıdır. Oysa, üçüncü yol olarak yeni siyaset, siyasal vizyona sahip ve günümüz sorunlarını yanıt verebilecek çağdaş bir siyaset yapma anlayışıdır.


Kısır ve halktan kopuk eski siyasetten kurtuluş, yeni siyaset anlayışının benimsenmesidir. Yeni siyaset anlayışı ise yeni politikalar ve yeni siyaset yapma biçimleri ile başarılabilir.


Türkiye’yi eski tarz siyasetten kurtaracak olan yeni siyaset anlayışı ve yeni siyaseti takip eden siyasetçiler olacaktır.


Eski siyaset tarzı, ideolojik, kısır çekişmelere ve belirli kişiliklere dayalı siyaset anlayışını dışlamadıkları sürece, ülkeye ve geleceğimize ışık tutamazlar. Tutamadılar da.


Aydınlık geleceği kuracağımız tek ve akılcı yol olarak yeni siyaset, toplumun her kesimini ve sivil toplum örgütlerini demokratik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline getirmeye dayalı “Halk için Halkla Beraber” yönetim anlayışıdır.


Yeni siyaset anlayışının temel hedef ve ilkeleri şunlardır :


• klasik sağ ve sol siyasetten farklı bir siyaset yapma biçimi,
• insan haklarına dayalı sosyal devlet anlayışının benimsenmesi,
• dünyadaki ve ülkedeki hızlı değişim ve dönüşüm sürecine ayak uydurabilecek reformcu politikalar,
• toplumun her kesiminde faşist, totaliter, anti-demokratik liderlik anlayışlarının dışlanması,
• kolektif eylemi ve demokratik katılımcılığı sağlayacak ekip çalışması,
• kararların alınmasında yetenekten, uzmanlıktan ve bilimsel düşünceden yararlanılması,
• her alanda eleştiri ve özeleştiriye dayalı olarak değişime açık esnek bir örgüt yapısının oluşturulması,
• örgütsel yapılardaki statülerin; yetenek, eğitim, deneyim ve beceriye dayalı olarak fırsat eşitliğini bozmayacak biçimde adilce bölüştürülmesi,
• karar alma ve kararları uygulama süreçlerinde toplumdaki bütün örgütlü kesimlerin ve özellikle sivil toplum örgütlerinin katkılarının alınması, örgütsel yapı içinde eşitlikçi ve çoğulcu bir demokratik yapının oluşturulması.


Siyaset yapmanın Üçüncü Yolu olarak yeni siyaset anlayışı, demokratik bir anlayış temelinde soyut devleti ve kurumları değil, örgütlü ya da örgütsüz olsun bireyi ve bireysel hak ve özgürlükleri önemseyen yeni bir yaklaşımı benimsemektedir. Yeni siyasette devlet ve devlet kurumları, birey ve daha çok da toplumun yararı ve mutluluğu için varlığını sürdüren bir mekanizmadan başka bir şey değildir.


Ülkeyi, örgütlü toplumu ve bireyleri layık olduğu çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmanın yolu, eski ve eski tarz siyaset yapan sağ ve sol siyasetin elinden kurtarmaktır. Bunu başaran siyasi partiler ve liderler, ülkelerinin geleceğinde söz sahibi olacaklardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × 3 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.