Nedir yahu aşk?

Aşkın, olabilmesi için, içinde mutlaka bir tutkuyu barındırması gerekir. Tutku, diğerlerinden ayırdığınız tek bir kişiyi, gündelik yaşamın içinde düşünsel ve fiziksel olarak yakınlık isteği duyurur.O kişinin de size aynı yakınlığı duymazı, olmazsa olmazıdır aşkın. Bunun sağlandığı noktada ,ortak bir yaşamın içinde bulursunuz kendinizi . Gördüğünüz , duyduğunuz, yaşadığınız herşeyi onla paylaşma hissi duyarsınız karşılıklı. Ve pek tabii, sevdiğinizin iyiliğini hoşluğunu karşılıklı amaçlarsınız.Bunun, sonsuza kadar sürmesi arzusu kaplar içinizi.

Bugün , hastanenin bekleme salonunda, bir gazetede okuduğum bir hayat hikayesi bende,oturup böylesi bir konuya değinme ve paylaşma ihtiyacı doğurdu sizlerle.
Bildik hikaye, bir şehrimizde şöyle başlıyor. 12 yıl önce ,genç bir yaşta bir kadın, bir adamla zorla,dini nikahla evlendiriliyor.Bir yıl sonra hamile kalıyor . Çocuk doğmadan resmi nikahla tekrar evleniyorlar ve birlikteliklerini bir çocukla da taçlandırıyorlar.Ardından gelen yıllar içinde iki çocukları daha oluyor.Ancak anlaşılan o ki , kadınımız sürekli olarak dayak yiyor ve buna dayanamıyor. çocuklarını ve bavulunu da alıp baba ocağına dönüyor. Baba,gelen kızını kabul ediyor. Damadımız, çeşitli diyologlara giriyor ama dönmek için eşini ikna edemiyor. Ailesinin başına bir şey gelmesinden korkan kadınımız , bir sığınma evine yerleştiriliyor. Bu damadımızı çileden çıkaran son olay oluyor ve sokak ortasında, dövdüğü kadınını almasına engel olduğunu düşündüğü, eşinin annesini öldürüyor ve babasını yaralıyor.

Bu hikaye böyle de bitmiyor tabii. Damadımız tutuklanıp hapse atılıyor. Kocası hapse atılınca kadınımız üç çocuğu ile kendi babasının evine dönüyor .Babası , annesinin ölümünden kızını sorumlu tutuyor ve ancak kızının da , damadının annesini öldürüp , babasını yaralaması halinde duyduğu acıya su serpileceğini kızına söyleyip duruyor. Teklifini kabul etmeyen kızını da , bunu gerçekleştirmemesi halinde , üç evladını öldüreceğini söylüyerek tehdit ediyor.

Bugün binlerce kişi gibi, kadınımızın sokak ortasında,oğullarını hapiste ziyaret etmek için evden çıkan, eşinin annesini öldürüp, babasını yaraladığı ve yakalandığı haberini,gazeteden okuyorum. Babası da aynı zamanda azmettirici olarak tutuklanmış.

Gazetelerin 3.sayfalarında,böylesi binlerce kadın erkek ilişkilerini içeren haberler var. Şüphesiz, her ilişki böyle yaşanmıyor veya bitmiyor . Ama neden bu tür ilişkilerde olur iki insan arasında?

Cevap çok basit. AŞK

Daha doğrusu AŞK’ın olamama halinin sonucudur bu .

AŞK iki İNSAN arasında yaşanır,biri erkek ,diğeri kadın olan. AŞK’ın varolabilmesi için iki insanında birbirini sevmesi gerekir . Bu basit denklem yoksa o AŞK değildir . Sadece bir insanın kendi kendine yaşadığı bir tür platonik duygu olur . Devrimleşememiş fikir diyelim buna.

Devrim, tek kişi ile olmaz. Yandaşlar bulmak lazımdır . AŞK olgusunda da sevdiğiniz kişinin de sizi sevmesi şarttır devrimi tamamlamak için . Bunu başardığınız an bilirsiniz, kurduğunuz dünyada her iki bireyde bir o kadar önemlidir . Aksi takdirde yapılan yaşamsal dönüşüm bir hiç olur . Bu doğrultu da AŞK’ı oluşturan bireyler birbirlerine,fikirlerine , ortak paydada buluşma durumuna önem verirler.

Böylesi ailelerde yetişen çocuklarda,kadın erkek demeden özgür bireylerdir.

Bunun tam tersi ise yukarda bahsettiğim ve gazetelerde okuduğumuz gibi dramatik sonuçlar yaratır . Kendinden ayrılmak isteyen kadını öldüren erkekler ya da bir başka kadını sevdi diye ayrılmak isteyen kocasını özgürleştirmemek için yıllarca direnen boşanmayan hatta kocasının cinsel organını kesen kadınlar … Sevmeyen , sevmeyi bilemeyen insanların devrimleşememiş duygu karmaşaları ve bunun sonuç semptonları…

Toplumsal olarak bu denli yanlış ilişkilerle kapsanmamak için, NEDİR YAHU AŞK demeden , bu duyguyu gerçek anlamda anlamak ve yaşamak gereklidir . Bittiği noktada da hiçbir çıkar ve kini gözetmeksizin kadın ya da erkek olarak ayrılmanın gerekliliğine inanmak ve zorda olsa uygulamak şarttır.

Ancak böylece , kadın erkek demeden her birey özgürleşir. Çünkü hayat herkes için AŞK ile ve ekinde getirdiği saygı ile devam ederse anlam bulur.

İŞTE O AN
Sen sevmezsin beni zaten,
Demiştin bir gün.
Sevemez senin gibiler.
Farkına varmadın bile,
Seni sevmeye başladığımın.
Yapamayız senle dediğim anda,
Yüreğimin ağladığını.
İşte, o an.
Sevebileceğimi SENİ anladığım an.
Görmedin, içerdeki beni.
Duymadın,duvarlarımın yıkılışını.
Hissetmedin,bendeki diğer korkanı.
Ve korkarken bile sana koşan adımları .
Konuşmaların hala kulaklarımda,
Aklımı çelmeye çalışan.
Şaşırdım, kendim bile
Bana seni sevdiren duyguya.

HÜLYA TULUMBACI

767380cookie-checkNedir yahu aşk?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 + 20 =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.