İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 65 yaşında

1948 de BM tarafından hazırlanan ve 10 Aralık 1948’de imzalanan İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, dünya üzerinde yaşayan tüm insanları; ırk, din, dil, renk, cinsiyet ayrımı gözetilmeden İNSAN olarak varlık hakkının devletlerce kabulü ve teminat altına alınması anlamına geliyordu.

Her insanın doğuştan gelen ve devredilemez haklara sahip olduğunu ön koşullayıp hazırlanan Evrensel Beyanname, başta savaşlar olmak üzere insanlığa büyük zararlar veren tüm olumsuz şartları iyileştirmek, etkisizleştirmek amaçları ile kaleme alınıyordu.

Başta emperyalist büyük devletler olmak üzere neredeyse tüm dünya devletlerinin imzalayarak, insan hak ve onurunu güvence altına aldıklarını beyan etmelerinin üzerinden geçen bunca zamana karşı “bir arpa boyu yol alınamadığı” ortadadır. İnsanlık 21. yüzyıla da, kan ve göz yaşı içerisinde girdi. Balkanlardan başlayarak Afrika’ya, oradan Afganistan’a ve son olarak Ortadoğu’ya uzanan emperyalist savaşlar ve müdahaleler, geride yüz binlerce ölüm, açlık ve sefalet bıraktı. Çok uluslu tekellerin kar amacıyla dünya üzerinde çevreye ve dolayısıyla insanlığın geleceğine verdikleri zararlar artık hesap edilemiyor. Din adına her gün onlarca kişi bombalı saldırılarda yaşamını yitiriyor. Kadın cinsine yönelik şiddet ise dünya üzerinde ve ülkemizde katlanarak artıyor.

Daha iyi bir gelecek ve yaşam şansı için evlerini terk ederek, farklı ülkelere göç etmeye çalışan göçmenlerin yaşadıkları ise ayrı bir dramdır. Dünya üzerindeki açlığın ve yoksulluğun birinci dereceden sorumluları olan emperyalist devletler -açlığa ve sefalete sürükledikleri bu insanları kendi topraklarına almamak için- göçmenlere karşı her geçen gün yeni bir saldırı dalgasını gündeme taşıyorlar. Son birkaç ay içerisinde Afrika ve Asya’dan Avrupa’ya geçmeye çalışan ve sayıları çoktan binleri bulan göçmen hayatını kaybetti. Ama ne hikmetse, bu faciaların hepsi de çok gelişmiş (!) Avrupa devletlerinin sahillerine birkaç kilometre mesafede yaşandı.

Çok kısa olarak değinmekle kaldığımız ama sıralandığında sayfaları dolduran ihlaller ve hukuksuzluklar, Evrensel Beyannamenin kabul edilişinin 65.yılında böyle devam ediyor. Emperyalist çıkar kavgaları ve kar hırsı, insanlığı ve geleceğini mahvederek kanlı bir tarih yazarak ilerliyor.

Bütün bu olumsuzluklara; savaşlara, din-dil-ırk-cins-sınıf ayrımlarına ve sonuçlarına dur demek elimizdedir. İnsan onuruna ve ahlakına yaraşır bir gelecek elbette mümkündür. Emperyalistlerin kendi kirlenmiş ruhlarını aklamak için vereceği kırıntılar değil, kendi ellerimizle eşit ve kardeşçe, barış içerisinde yaşanacak bir dünya uzak değildir.

________________

GİK-DER
Göçmen İşçiler Kültür Derneği
Londra 08/12/2013

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.